Ceza amelin cinsindendir



Ceza amelin cinsindendir


Kur’an-ı Kerim’de helak olan ya da cezalandırılan kavimlerle ilgili anlatılan kıssalarda en detaylandırılan; olaylar ve şahsiyetlerdir. Aslında İslam insana olgusal bir dil ile hitap eder; ama konu mağrurlanmak, kendinde bir keramet vehmetmek ya da kendisini Allah’ın ortağı olarak görmek olunca bizzat olay ve kişinin detayı verilerek konu tasvir edilir.

Hangi konuda hangi şahsiyetin nasıl bir karakteri temsil ettiği ya da edebileceği anlatılır. Olayın örgüsünden kişilere kadar son derece işlevsel detaylar verilir ki, bizim için de bunlar birer yol işaretidir.

Kim Rabbü’l-Alemin’e, yüce yaratana hangi enstrüman veya aktörle kafa tutmaya kalkışmışsa, neyi kendisi için “ilah” edinerek varlığın referansını değiştirmek istemişse bizzat onunla helak olmuştur, edilmiştir.

Doğanın kanunlarının sahibi olduğunu iddia eden Firavun doğayla denizde boğularak öldü. Elinin altında bulunan askerlerine güvenerek Allah’a savaş açan Ebrehe de dünyanın en küçük varlığının/askerinin saldırısıyla…

Nemrut, insanlar ile hakikatin arasını putlarla açtı, putların yapımı için icat edilen çekiçle kafası dövülerek öldürüldü. Karun, kendisine bahşedilen hazinelerin sahibi olma duygusundan hareketle her şeyin “maliki” olduğunu iddia etmeye başladı, Allah onu malı ve mülküyle birlikte helak etti. Yerin dibine batırdı.

Toplum katında rezil olmadan önce Gülenciler de siyasete, insanlara ve topluma “din” üzerinden oluşturdukları bir referansla kafa tutmaya başlamışlardı. Kendilerini sahih olan dinin tek temsilcisi olarak görmeye başladılar, biat etmeyenleri anında itibarsızlaştırdılar. Nerede dini bir topluluk varsa hemen operasyon yaptılar.

Bakmayın siz şimdilerde “Bizim dinle imanla bir işimiz yok, biz demokratik bir sivil toplum kuruluşuyuz” dediklerine.

Bütün kurgularını din üzerinden yaptılar. Din üzerinden oluşturdukları bir algı ile kainat krallığını kuracaklardı ve Allah onları din üzerinden rezil etti.

Gülencileri rezil eden esas konu, sahip oldukları iddialarıydı. Bir başka ifadeyle kendi iddialarından vuruldular. Hem de kendi kendilerini vurdular. Hiçbirimiz ve hiç kimse onların bu kadar alçak olduklarını ve bu kadar kötülüklerle dolu bir mizansen içinde olduğunu gösteremezdik. Bizzat kendileri iç yüzlerini bize gösterdiler.

Kendileri ile ilgili toplumda oluşturdukları “ömrümde bir karıncayı bile incitmedim” imajını hiçbir çalışma bu kadar kolay ve hızlı bir şekilde yıkamazdı.

Tıpayı çekince fark ettik ki, bunca yıldır o sahte gülümsemenin altında tonlarca pislik biriktirmişler.

Egemenliklerini kurmak için düzenledikleri tezgahın arkasına öylesine büyük bir “dini” perde çekmişlerdi ki, her şeyi savuracağına kati surette inanmışlardı. Beddua bunun tipik yansımasıydı. Hz. Peygamberi (haşa) bir kamyon kasasına bindirip sufli emellerine alet etmek için hain kumpaslar içeren dizinin setine getirmiş olmaları da bundandır.

Rezil olmalarına giden yol dinden geçti; çünkü din üzerinden “mağrur” olmuşlardı.

YORUM EKLE

banner195

banner142