banner227
 Çobanın birisi yol kenarında koyunlarını otlattırıyormuş. Yanına bir Jeep yanaşır. İçinden kravatlı bir sürücü aşağı iner ve çobana sorar :
- Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin ? 
Çoban bir adama, bir koyunlara bakmış ve ’tamam’ diye cevap vermiş.
Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış, bir Nasa sitesine girmiş, Gps’ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş ve tam olarak 586 adet koyunun var demiş. 
Çoban son derece soğukkanlı bir şekilde ’doğru’ diye cevap vermiş. 
’İstediğin koyunu alabilirsin’.
Genç adam bir koyununu alır ve jeep’inin arkasına atar. Tam hareket edecekken,bu sefer çoban seslenir. 
- Eğer ben de senin işinin ne olduğunu söylesem, koyunumu ve de arabanı alırım, bilmesem de sana bir kaç koyun daha veririm demiş. 
Adam kendisinden gayet emin, hafif de ukala bir tavırla 
- Evet neden olmasın? diye yanıtlamış.
Bunun üzerine çoban ’sen bir yönetim danışmanısın’ der.
Genç adam şokta, duyduğuna inanamaz bir şekilde ’nasıl oldu da bildin? ’ diye sorar.
Çoban ’çok basit’ diye cevap verir. 
-Buraya çağrılmadan geldin bu bir. İkincisi benim zaten bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir bedel olarak bir koyunumu aldın. Üçüncüsü de aslında yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun. Çünkü koyun diye aldığın, aslında uyuz köpeğimdi.
Çoban eski koyununuda yani uyuz köpeğinide, adamın arabasını da alır gider.Bizim şaşkın da kravatını ısıra ısıra, ensesini de kaşıya kaşıya yol alır o temmuzun sıcağında garibanların diyarında.
     Yukarıda verdiğim fırıldak fıkra biraz mişli olsa da manası çok derin değil mi.!
Tıpkı bizim şuan TFF yönetiminin yaptıkları işleri gibi. Kendilerini tasvip edip beğenen var mı ALLAH aşkına.Bir tek benmi beğenmiyorum yoksa.Bakıyorumda en iyisini onlar biliyor,en iyisini onlar çözüyor; nasıl olsa karşıdakiler birer çoban.
 En başta milli takıma çalıştırıcı, sporcu ve idareci seçeceksen devşirmelerden neden seçiyorsunuz hala.Hiç mi bir gelişme kaydedemediniz geldiğiniz günden beri.Vede devşirmeler başarılı ise neden o koltuğa da (TFF) devşirme başkan getirmediniz,değilsede ne işleri var milli ruhumuzda.
     Devşirme sporculara gelince;onlarda yarışmalarda 20 veya 21. oluyorlar, bizim gençlerde 23 veya 24.oluyorlar en kötü sonuçla.Netice almadıktan sonra Hatice ye mekan çok bulunur.Biraz özümüze dönelim artık.Her yıl devşirmeleri toplayıp hüsranla kapatmaktansa,biraz sabırla temelden milli bir proje ile nice başarılar gelsin artık.İzlanda milli takımını da örnek almasını bilemediniz.Adamlar bi ara sabırla gelenden gidenden beş yediler ama şimdi de meyvesini ceviz kırarak yiyorlar.
     İkinci önemli konu ise saha ve taraftar olayları.Samsundaki süper kupa maçında çıkan olaylarının faili kimdir acaba.? Taraftara sorsan suçlu görevli, görevliye sorsan suçlu torpil, torpile sorsan suçlu protokol, protokole sorsan suçlu oylar, oylara sorsan suçlu sandıklar, sandıklara sorsan suçlu başkan adayları.
     Evet, suçlu bulundu nihayet başkan ve ekibi. Peki, sayın başkan ve ekibi!(Hem kulüp Başkanları hem de TFF Başkanı için geçerli) ;Teknoloji harikası bir âlemde yaşıyoruz. İstedik mi şuan sivrisineğin bile kulak arkasına yaptırdığı dövmeyi çözeriz.Peki o zaman bu maça o kesici vede öldürücü aletler nasıl girdi.?Torpil mi rica etti yoksa oylar mı sizi tehdit etti.? İlla birileri mi ölsün yani.?
Yapamıyorsunuz işte beceremiyorsunuz işte!
Milletinde,kulüplerinde başını yakmadan bırakın gidin lütfen.
         Bu yıl ligler başlamadan İçişler bakanlığı ile Spor Bakanlığı acilen bir araya gelip bu görevi Polis güvenlik kuvvetine vermelidir.Çünkü her olayın suçlusu onlar oluyor ve kabak onların başına patlıyor.Halbuki adamların hiç bir suçu ve günahı yok. Turnike, Gişe ve diğer tüm kapı kontrolleri Polis sorumluluğunda değil çünkü.Polise verdikleri tek görev; bekle ...olay çıkarsa müdahale et ve olayları dindir.Yada git dayak,taş,kurşun ve küfür ye.
Kimsenin ciğeri ve de hiçbir bir kulübün canı yanmadan bu işe acilen bir el atmalı vede yapmalıdır artık bakanlıklarımız. Yoksa eski tasla, eski hamam da, yeşil sabuna daha çok basıp daha çok sırt üstü düşmelere devam edeceğiz.
      Yukarıda verdiğimiz fıkrada ki gibi uyanıklığı bi yere kadar yapabilirsiniz; peki ya ondan sonrası. Jeep’te gider, tripte gider, gol'üde çobanlardan (Musa Sow'un stili gibi)bol bol rövaşatadan yersiniz, ensenizi de kaşıya kaşıya gidersiniz.
Selam,Saygı ve Hürmetlerimle...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
rece 2 ay önce

Eline sağlık

banner195

banner142