Ağar, Amerika'nın gerçek yüzünü yazdı...

Ağar, Amerika'nın gerçek yüzünü yazdı...
banner206

Askeri Uzman, Yazar Abdullah Ağar, Amerika'nın gerçek yüzünü yazdı.

Yazar Ağar yazısında şu ifadelere yer verdi:

Anlaşılan o ki; ABD, ‘müttefiki bile olsa, şimdi lehine bile olsa’ Türkiye’nin elinde F-35/S-400’lere dair böyle bir bilgi birikimi-tecrübe ve pratiğin olmasını istemiyor.

Kim bilir?

Belki de istemeyen bir başkasıdır!

Analizim

Okumanız dileğiyle.

ABD metinlerinde F-35’lerle S-400’ler yer değiştirilse!

ABD’li eski Sav. Bak.lığı yetkilisi Jed Babbin dün The Washington Post’ta; “F-35’ler ve S-400’ler Türkiye’ye teslim edilirse Türkler -RUSLARIN yardımıyla- her ikisini de birbirine karşı test edebilecek, böylelikle F-35’lerin kabiliyetlerini -en önemlisi de- S-400’lerin radarına nasıl yakalanmadığını saptayabilecek. Bu bilgi, S-400’lerin F-35’leri tespit edip düşürmek üzere nasıl yeniden yapılandırılabileceğinin anlaşılmasına neden olabilir” demiş.

Şimdi metnin omurgasına hiç dokunmadan birkaç minik yer değiştirmesi yapalım.

Ve duruma bir de bu açıdan bakalım.

RUS eski Sav. Bak.lığı yetkilisi Jedi Jeday Sputnik’te; “F-35’ler ve S-400’ler Türkiye’ye teslim edilirse Türkler -AMERİKALILARIN yardımıyla- her ikisini de birbirine karşı test edebilecek, böylelikle S-400’lerin kabiliyetlerini -en önemlisi de- F-35’lerin S-400 radarlarını nasıl DELEBİLDİĞİNİ saptayabilecek. Bu bilgi, F-35’lerin S-400’leri alt etmesinin, S-400’leri ETKİSİZLEŞTİRMEK üzere nasıl yeniden yapılandırılabileceğinin anlaşılmasına neden olabilir.”

Bu olabilir mi?

Neden olmasın?

Jed Babbin’in benzer iddia ve kaygılarını Ruslar da kendi açılarından pekala kurulabilir.

Hatta çok daha güçlü kurabilir.

Sonuçta biz bir NATO ülkesiyiz.

Hele hele bununla ilgili bir başka ispat varken:

İsrail’in Yunanistan’ın elindeki S-300’leri bu amaçla kullandığı biliniyor. İsrail Yunanistan’la yaptığı ortak tatbikatlarda uzun zamandan beri başta F-35’ler olmak üzere elindeki uçaklarla S-300’leri nasıl alt edebileceğini çalışıyor.

Belki de bu çalışmalar neticesinde (17 Eylül 2018) Akdeniz üzerinde uçan bir RUS  İL-20’sini Myemmim’den ateşlenen ‘İsrail uçaklarına angaje’ bir RUS S-200’le vurulmasını sağladı.

Belki de Suriye’deki İran ve Hizbullah hedeflerini minimize edilmiş/ortadan kaldırılmış risklerle elde ettiği bu veriler neticesinde vuruyor.

Anlaşılan o ki; ABD, ‘müttefiki bile olsa, kendi lehine bile olsa’ Türkiye’nin elinde böyle bir tecrübe-pratik-bilgi birikiminin olmasını istemiyor.

Kim bilir?

Belki de istemeyen bir başkasıdır!

Peki Ruslar bu noktada kendilerine neden bu kadar güveniyor?

Onlar durumu okuyamıyorlar mı?

Kendileri adına ortaya çıkan teknolojik riskler!

Okumaz olurlar mı?

Peki bu güvençlerinin nedeni nedir?

Tek dertleri para kazanmak mı?

Yoksa işin içinde çok daha büyük bir hesaplar mı var?

Konunun;

Olası F-35’ler yerine alınacak olası Rus jetleriyle,

Rus ort irt HSS’leri Pantsir-Tor ve PUK’larla,

Diğer siyasi-askeri-ekonomik ve eksen ilişkileriyle,

Rusya’nın Ortadoğu, Akdeniz etkisiyle,

Asya’nın istikrarı, güvenliği ve yükselişiyle,

Soğuk savaş paktları yerine kurulacak olası Asya paktlarıyla,

Kuşak-Yol’la,

Değişen, dönüşen ve gelişen enerji kaynakları ve güzergahlarıyla,

Küresel hakimiyet teorileri, dünya jeopolitiği ve stratejileriyle…

doğrudan ilişkisi olduğunu düşünüyorum.

Peki bu denklemde ABD, Suriye ve Irak’ta PKK devleti kurmaya, Türkiye’yi ötekileştirmeye, yalnızlaştırmaya, cezalandırmaya, zayıflatmaya, marjinalleştirmeye devam mı edecek?

Ya da bir başka açıdan; yeni dünya jeopolitiğinde İsrail güdümündeki ABD’mi yoksa ABD güdümündeki İsrail mi etkili olacak?

S-400/F-35 meselesini bir de buralardan okumak gerek.

Dengelerin ve jeopolitiğinin değiştiği bir türbülansın tam ortasındayız.

Hem de resmen!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142