Baro Başkanı Tüysüz'den dikkat çeken açıklama!

.

Baro Başkanı Tüysüz'den dikkat çeken açıklama!
banner206
Şanlıurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, kentte özellikle son zamanlarda yaşanan silahlı olaylara ilişkin olarak, “Kesinlikle silaha erişimin biraz daha zorlaştırılması gerekiyor. Ama sadece suçlar ruhsatlı silahla işlenmiyor aynı şekilde ruhsatsız silahlara erişimin de zorlaştırılması gerekiyor.” dedi. Tüysüz, cezaların caydırıcı olması gerektiğini de belirtti.

Şanlıurfa’da son zamanlarda yaşanan silahlı olaylarda onlarca vatandaş hayatını kaybederken, onlarcası da yaralandı. Özellikle Ramazan Ayının başından Ramazan Bayramının sonuna kadar yaşanan silahlı olaylarda 14 kişi hayatını kaybetti, 60’ın üzerinde kişi de yaralandı. Meydana gelen silahlı olaylar toplumda da büyük tepki ile karşılanırken, Şanlıurfa Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, Gazete İpekyol’a yaptığı açıklamada konu ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

 

‘CEZALAR CAYDIRICI OLMALI’

Vatandaşların cep telefonuna ulaşır rahatlıkta silaha ulaşamaması gerektiğini ifade eden Tüysüz, “Kesinlikle silaha erişimin biraz daha zorlaştırılması gerekiyor. Ama sadece suçlar ruhsatlı silahla işlenmiyor aynı şekilde ruhsatsız silahlara erişiminde zorlaştırılması gerekiyor. Bir kişi cep telefonu rahat bir şekilde alabiliyorsa, aynı şekilde silah da alamamalı. Cezalar biraz daha ağırlaştırılmalı, ağırlaştırılırsa bunun caydırıcılığının çok yüksek olacağı da açık. Bir silah yakalandığı zaman cezası 1 yıldan 3 yıla kadar ama mahkemeler daha çok 10 ay hapis cezası ve 500 liradan 5 bin liraya kadar hapis cezası veriyor. Tutuklama veremiyor. Sonrasın da tekrar aynı silahtan edinmeye devam ediyor” dedi.

 

‘SONUÇ NE OLURSA OLSUN İNSAN KANINI AKITMAYA DEĞMEZ’

Özellikle Ramazan Ayında Şanlıurfa’nın cinayetlerle anıldığını belirten Tüysüz, sorunların şiddetle değil konuşarak çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Hiçbir başarının, hiçbir makamın, hiçbir mülkün insan yaşamından daha değerli olmadığını aktaran Baro Başkanı, “Şiddetin yaşamın her alanından soyutlanması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle Ramazan ayı içerisinde neredeyse Şanlıurfa cinayet haberleri ile anıldı. Ramazan sabrın sınandığı, insanların birbirlerine karşı çok daha esnek olmasının gerektiği, küskünlerin barıştırıldığı bir dönemdir. Maneviyatı yüksek bir ay. Biz insan yaşamının her şeyin üstünde olduğunu düşünüyoruz. Şiddet hiçbir alanda olmamalı. Konuşularak çözülemeyecek hiçbir problemin olmadığını düşünüyoruz. Silah taşımanın, silahla bir suç işlemenin cezalarını artırarak bunu önleyemeyeceğimizi düşünüyorum. Hayatın her alanında yeterince problem var ama insanların özellikle ikili, ticari ilişkilerinde biraz daha esnek olması gerekir ve hiç olmuyorsa işi mahkemelere havale etmek gerekir. Şiddet hiçbir şekilde sorunu çözmüyor. Hiçbir başarı, hiçbir makam, hiçbir mülkü insan yaşamından daha değerli değildir. Hiçbir şey sonucu ne olursa olsun insanların kanını akıtmaya değmez” sözlerini kullandı.

 

‘SORUN EĞİTİMSİZLİK’

Yaşanan silahlı olayların temelinde eğitimsizlik olduğunu dile getiren Tüysüz, “Her bir olayın kendi şartları içerisinde değerlendirmek gerekse de, ben eğitimsizliğin olduğunu düşünüyorum. Problem ne ise ortadan kaldırmak için şiddete başvurmadan bir çözüm olduğunun insanların bilmesi lazım. İnsanlar bir araya gelip konuşarak, helalleşecek olursa bu ondan sonraki yaşam ve ilişkilerini bozmuyor. Mahkemeye gitme, şikayet anlamında söylemiyorum bunu. Gerekirse o yollara da başvurmalı ve yargılama makamlarının verecekleri karara saygı duyularak o kararın uygulanması sağlanmalı. Bazen mahkeme bir kararı verir ama o karar daha çok insanlar arasında yeni çatışmalara sebebiyet verir. Bütün yollar tükendikten sonra istediğimiz sonucu alamıyorsak, şiddete başvuralım sonucu asla çıkmamalı. Her problemin konuşularak çözülecek bir yanının olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

‘EN ÖNEMLİ GÖREV SİYASİLERİN’

Bu tür konularda özellikle siyasilere, toplumu yönetenlere büyük görevler düştüğünü söyleyen Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, siyaset dilinin kutuplaştırıcı, kırdırıcı olmaması gerektiğinin altını çizdi. Tüysüz, konuşmasının devamında, “En önemli görevin toplumu yönetenlere düştüğünü düşünüyorum. Siyaset dilinin tamamen kutuplaştırıcı, kırdırıcı bir dil olmaktan çıkması gerekiyor. Daha barışçıl bir dil, daha esnek ilişkiler oluşturabildiğimiz sürece bunun yansımasını tabanda da görmüş oluruz. Aynı şekilde tabanın da, tavanı buna zorlaması lazım.  Bazıları bu gerginlikten, çatışmadan, şiddete başvurmadan kişisel bir rant da elde ediyor olabilir ama buna da meydan vermemek yine tabanın elindedir” dedi.

 

‘HİÇBİR ŞEYİN CEZASINI KENDİMİZ VERMEMELİYİZ’

İnsanların tamamen eğitimsizlikten bireysel silaha ihtiyaç duyduğunu, ‘kendi işimizi kendimiz halledelim’ mantığında olduğunu vurgulayan Tüysüz, “İnsanların bireysel silaha ihtiyaç duymasının tamamen eğitimsizliğe bağlıyorum. İşi yapması gereken makamlara bırakmıyor ve ‘kendi işimizi kendimiz halledelim, haksız bir hareket yapılmışsa onun cezasını biz verelim’ mantığını sonucu olduğunu düşünüyorum. Bir suça, kaba harekete maruz kalmışsak bununla ilgili başvuru yapacağımız makamlar bellidir. Hiçbir şeyin cezasını kendimiz vermemeliyiz ve bu ceza yasasında bir suç olarak belirlenmiş. Haklı olsak dahi bunun cezasının kendimiz vermeye kalkarsak bu dahi suçtur” diye konuştu.

 

‘ŞİDDETE ŞİDDETLE HAYIR DİYORUZ’

Toplumda sorunların çözülmesi için hukukun yeterli olduğunu aktaran Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, “Son olarak topluma vermek istediğimiz mesaj şudur ki hukuk kurumları bütün problemleri çözmek için yeterlidir. Şiddete başvurmadan, her problem konuşarak çözülebilir. Şiddete şiddetle ‘hayır’ diyoruz” ifadeleri ile sözlerini noktaladı. (Mustafa PAYIK-Adil HİLAL/AJANS URFA)

Güncelleme Tarihi: 22 Haziran 2018, 12:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner278

banner142