banner196
banner186

Beyazgül: “Kazanan halkımız olmuştur”
banner206

AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, 15 Temmuz ‘Darbe Girişimi’nin halka yönelik yapıldığını belirterek, “Bu olayda kazanan milletimiz olmuştur” dedi.

 

RÖPORTAJ:REŞAT UZUN

Bu haftaki röportajımızın konuğu AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül oldu. Beyazgül ile; 15 Temmuz’da TSK içerisindeki bir grup FETÖ’cü asker tarafından düzenlenen ‘Darbe Girişimi’ni konuştuk. Bu girişimin halka yönelik olduğuna vurgu yapan Beyazgül, “Darbede ne yapılır,  kendi siyasi hedefine yönelmesi lazım değil mi? Ama halk bombalanıyor, halkın üzerinden alçak uçuşlar yapılıyor, halk korkutuluyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir darbe yok, bu halka karşı yapılmıştır ama bunun galibi halk olmuştur” dedi.

Türkiye’de darbe gerektirecek bir durumun olmadığına da dikkat çeken Beyazgül, “Darbenin gerekçesini okuduğumuz zaman darbenin gerekçesinde; Halkı inandırıcı hiçbir cümle geçmiyor, hiçbir inandırıcı gerekçe yok” diye ifade etti.

 

İşte AK Parti İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile yaptığımız röportaj…

15 Temmuz’da Türkiye tarihi bir günü yaşadı. Bir grup FETÖ’cü asker tarafından yapılan darbe söz konusuydu. 15 Temmuz gecesi siz neredeydiniz, ne yaşadınız, o anki durumu anlatır mısınız?

15 Temmuz akşamı ben Ankara’daydım, AK Parti Genel Merkezindeydim. Burayla koordinasyon çalışmalarımızı yürüttük. Darbe Ankara’da çok fazla hissedildi. Orada bulunduğum zaman oğlumu da yanıma çağırdım, hanım ile 2 oğlumu da Urfa’daki partinin önüne gönderdim, böylelikle aile olarak tam kadroyla ‘Darbe Girişimi’ne karşı koyduk. Tabi ki tüm halkımız karşı koydu.

 

Siz ne zaman darbe girişiminin gerçekleştiğini öğrendiniz?

Darbe Girişimini 10.30 civarlarında öğrendim. Benim oğlum, “Baba Boğaziçi Köprüsü’nde tanklar var” dedi. Bunun ardından olayları takip ederken, darbe girişimi olduğunu öğrendim.

 

O an AK Parti Genel Merkezinde neler oldu?

Bir Skorsky helikopter alçak uçuş yaptı, AK Parti önünde tarama yaptı, ses bombaları atıldı. Uçaklar sürekli taciz etti, Külliyeyi bombaladılar. AK Parti Genel Merkezi binası yanındaki apartmanların camları kırıldı. AK Parti’ye gidiş yolları da kesilmişti, o esnada 2 bin, 3 bin kişi vardı. Sabaha kadar zamanı burada geçirdik, gelişmeleri takip ettik.

 

İlk darbeyi duyunca aklınıza ne geldi?

İlk darbe aklıma geldiği zaman bir tek Cumhurbaşkanımız aklıma geldi. Eğer Cumhurbaşkanımıza bir şey olmazsa bu darbe tutmaz dedim. Daha sonra genel merkezden bize mesaj geldi; İl ve ilçe binalarında toplanın diye. Bizde il başkanlığındaki arkadaşlarımızı aradık, ilçe başkanlarımızı aradık, belediye başkanlarımızı aradık ve Tweet attık, Halkın il ve ilçe binalarında toplanmalarını istedik. Sizin de bu konuda mesajınız oldu. Bu şekilde bir koordinasyon içerisine girdik. Urfa, gerçekten çok duyarlı hareket etti ama Ankara ve İstanbul’da da durum çok farklı değildi. Mesela uçaklar alçak uçuş yapıyor, helikopterler tarıyorlar, halk dağılmıyordu, bulundukları yerlerde ayrılmıyorlardı. Bu bence hiçbir millete has bir davranış biçimi değil.

 

Türkiye’de darbeyi gerçekleştirecek bir durum var mıydı? Siz 1980 darbesini de yaşadınız, o günkü darbe ile bugünkü darbeyi nasıl kıyarlarsınız?

Bana bunu söylüyorlar; “Sabah 3’te darbe olsaydı, bu darbe yerleşirdi.” Ben buna inanmıyorum. Darbe saat 03.00’te de olsaydı, sokağa çıkma yasağı konulsaydı biz ertesi gün sokaklarda olurduk. Neden? Çünkü bu darbenin bir gerekçesi yok. Nedir bu darbenin gerekçesi? Türkiye’nin ekonomide bir müddet önce büyümesi 4,8’di. Hak arama yolları kapalı değil, özgürlükler kapalı değil, insanlar maaşlarını alıyorlar, iç savaş ortamı yok. Neden darbe yapılıyor? Darbenin gerekçesini okuduğumuz zaman darbenin gerekçesinde; Halkı inandırıcı hiçbir cümle geçmiyor, hiçbir inandırıcı gerekçe yok. Bizim dünya devletleri ile ilişkimiz iyi, Avrupa, Amerika ile ilişkilerimiz iyi, Rusya ile iyi ilişkiler içine giriyoruz, Suriye’de olaylara müdahil oluyoruz. Askeriyeye baktığımız zaman siz önemli görevleri elde etmişsiniz, neden darbe yapıyorsunuz? Fethullah Terör Örgütüne baktığımız zaman insanları bugün en iyi yerlere gelmişlerdi. Herkes biliyor soruları çalmışlardı, ticari manada acayip bir ağ kurmuşlar. Milletimiz bunları görüyordu, sesini çıkarmıyordu. Ama bu darbe olduktan sonra halkımız dejarz olmuştu, bütün bu haksızlıklara, zulümlere karşı koydu. Fethullah Gülen, Türkiye’de kurmuş olduğu bu ağ ile bir sınıf oluşturmuştu, insanlar a sınıfa düşmüştü ama tüm bunlara rağmen neden darbe yapıyorsun?

 

Türkiye, 17-25 Aralık süreci de yaşadı. Bürokrasi ve polis teşkilatının büyük bir kısmında temizlik olmuştu ama Cumhurbaşkanımız özellikle Fethullah Gülen’in silahlı bir güç olduğunu çok dillendiriyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerinde bu saate kadar herhangi bir temizlik yapılması öngörülemez miydi?

Benim okudum kitaplarda şöyle diyor; Bundan bir müddet önce Cumhurbaşkanımız Necdet Özel zamanında 2 Bin kişilik bir liste Genelkurmay Başkanlığına veriliyor. Bu Genelkurmay Başkanı da diyor ki; Bunları belgelendirmem lazım. Tabi ki Fethullahçı Terör Örgütünü belgelendirmek çok mümkün değildir. Çünkü bunlarda her türlü takiye var. Bu takiye nedeniyle bunları anlamak mümkün değil ama bu istihbaratın elde etmiş olduğu bir rapor, uygulamıyorlar. Böyle bir darbe söylemi olabilir miydi? Zaman zaman bende endişe ediyordum. Diyorlardı ki; Bunlar çok üst makamlarda değiller, albay seviyesindeler, darbe yapacak yeteneğe henüz ulaşmamışlar. Halbuki 15 Temmuz akşamı böyle olmadığını bütün halkımız gördü.

 

15 Temmuz sonrası Şanlıurfa’da meydanlar dolu. Belediyelerimiz bir koordinasyon içerisinde, halkımız öyle, her renkten, her dilden Türküyle, Kürtüyle , Arapıyla meydanlardalar, sizlerde sabahlıyorsunuz. Şanlıurfa halkını nasıl yorumluyorsunuz?

Şanlıurfa halkı duyarlı, siyaseti iyi biliyor. Özellikle kadınlarımızı hassasiyeti de takdire şayan bir durumdadır. Elbette ki Şanlıurfa her türlü hizmete layık bir şehir. Cumhurbaşkanımızın, 5 şehirden canlı yayına bağlandığı şehirlerden birisi biz olduk. Şanlıurfa, bu süreçte hep televizyon kanallarında yayınladı. Şanlıurfa’nın bu coşkusu ve darbeye karşı direnişi, gerçekten destansı bir direniş diyebilirim. Zaten biz her akşam halkımıza orada teşekkür ediyoruz. Dikkat ediyorum! 15. Geceye geldik, katılımlar bir önceki geceleri aratmayacak şekilde artan bir seviyede devam ediyor. Bir kez daha bütün halkımıza teşekkür ediyorum.

 

Türkiye genelinde iki tane tutuklanan Urfa eski valisi söz konusu, yine buranın Tugay Komutanı tutuklandı. Anlaşılıyor ki; Fethullah Gülen Şanlıurfa’yı bir üst olarak kullanmış. Şanlıurfa’da Valilik koordinesinde gözaltılar devam ediyor. Fethullah Gülen’in Urfa’daki ağı konusunda halkı endişelendirebilecek bir yapı söz konusu mu acaba?

Biz bunları çok iyi bilemiyoruz. Çünkü biri istihbaratın görevi, biri de yargının görevi ama bugün yakalananlara baktığımız zaman Urfa’nın iki eski valisi tutuklandı. Tugay Komutanının bu işin içerisinde olduğu gözleniyor. Bir kısım bürokraside görevden alınmalar var. Gerçekten Türkiye’nin her tarafında güçlü bir ağ oluşturdukları gibi Urfa’da da güçlü bir ağ oluşturduklarını görüyoruz. Bu nedenle de bu tutuklamaların, çalışmaların hukuk çerçevesi içerisinde olduğunu biliyorum. Yargı tamamen kendi tarafsız görevini yaparak sürdürüyor. Biz bunları sizin gibi basından takip ediyoruz. Biz siyaset olarak yaptığımız şu oluyor; Meydanlar halkımızla bir arada olmak ve halkımızı daha fazla aydınlatmak görevi oluyor. Halkımızın da çok aydınlatılmaya ihtiyacının olmadığını görüyorum. Çünkü ben konuştuğum zaman konuları, dünyayı bizden daha hassas bir şekilde biliyorlar, mesela neye sahip çıkacaklarını biliyorlar. Bu dönemde bayrak çok önemli, biz genel merkezden 30 Bin tane bayrak getirdik yetmedi, 100 Bin tane istesek yetmeyecek. Neden bayrak? Tek bir bayrak, milletin bütünlüğünü ifade ediyor. Vatandaşlarımız, saatlerde bayrağını ellerinde tutup “ben bu vatanı böldürmek istemiyorum” diyor.

 

Bir taraftan da Urfa’da Suriyelilerin varlığı Şanlıurfa halkının vatanına, milletine, bayrağına biraz daha sadık olması etkili olabilir mi? Çünkü Suriyelilerin vatansız yaşadıklarını, vatansız bir toplum olarak görmeleri onların meydanlara inmesine yol açmış olabilir mi?

Çadır kentler elbette ki ibretlik bir mesajdır. Urfa halkı bunu çok yakından görüyor. Yani kendinin, eşinin, dostunun, çocuğunun bir çadır kentte yaşamayacağı bir ortam oluşturuyor. Şimdi Urfalılar, bunu öteden beri söylüyor; “Suriye’nin bir Türkiye’si var, Türkiye’nin neresi var?” diyorlar. Biliyoruz ki; Bu darbe başarılı olsaydı Türkiye, 3’e, 4’e bölünecekti. Artık Avrupa, Amerika neyse bu otoriter güçler veya Birleşmiş Milletler bölgemiz kararıyla kaos devletleri oluşturuyorlar artık bölmüyorlar da. Bir kaos devam ediyor, kimin bomba attığı, kimin bombalandığı, kimin çete kurduğu bilinmiyor. Birleşmiş Milletler neden oluştu? Birleşmiş Milletler, Dünya’da milletler arasında barışı, sulhu sağlamak için oluştu, o toplumlar içinde kaosu önlemek için oluştu. Birleşmiş Milletler neredesin, 5 yıldır Suriye’de yoksun, Irak’ta yoksun, Mısır’da yoksun, Cezayir’de yoksun. Şimdi Türkiye’ye sıra geldiğinde halkımız gördü. İşte Bosna’da on binlerce insan şehit edildi, halen toplu mezarlar bulunuyor, Türkiye’nin bunlardan daha beter bir hale getirileceğini halkımız biliyor. Buna alet olan insanlar gördünüz işte ilk gün gözleri kararmış bir şekilde halkı bombaladılar. Dünya tarihinde böyle bir darbe yok, halkın ne suçu var. Darbede ne yapılır,  kendi siyasi hedefine yönelmesi lazım değil mi? Ama halk bombalanıyor, halkın üzerinden alçak uçuşlar yapılıyor, halk korkutuluyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir darbe yok, bu halka karşı yapılmıştır.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

15 Temmuz bir milat. Bu meydana çıkan insanlarımız, bayrağı elinde tutan insanlarımız, kenetlenmiş bir arada meydanlarda bulunan insanlarımız15 Temmuz gecesi darbeye karşı oyan insanlarımız bugğn ne yaptıklarını biliyorlar. Türkiye’nin bölünmesini istemediğimizi biliyoruz, bayrağın aşağı inmemesini istediğini biliyoruz, mazlum milletlerin bir öncüsü, koruyucusu olduğunu biliyoruz ve bu nedenle nöbete devam ediyorlar. Demokrasi nöbetleri devam ediyor, halkımızı daha çoğunlukla bu meydanlar bekliyoruz. Aradan yıllar geçtiği zaman bugün tutulan nöbetlerin önemini anlayacaklar, tarihi nasıl değiştireceklerini görmüş olacaklar ve onlar bir gün çocuklarına ve torunlarına şunu anlatacaklar; O tarih, o milat değiştiğinde orada bende vardım, bende bayrağı elimde tuttum diyecekler. Çünkü  Urfa’da, Türkiye’de ve Dünyada bundan sonra çok değişik olacak ve eski Dünya, eski Türkiye olmayacak. Dünya Amerika’nın, Batı’nın artık süper devlet olmasını kabul etmiyor. Çünkü onlar gözyaşı yaptılar, onlar çocukları öksüz, yetim bıraktılar, kadınları dul bıraktılar, hiçbir barış içerisinde olmadılar. Dünyada yeni bir lider çıkıyor bunun ismi Recep Tayyip Erdoğan, dünyada yeni bir millet, süper bir millet ortaya çıkıyor bunun ismi De bizim milletimiz.

 

Zamanınızı ayırdığınızdan dolayı çok teşekkür ederiz.

Ben sizlere teşekkür ederim.

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142