Kurallara uyarsak ayda...

Kurallara uyarsak ayda...

Vatandaşların koronavirüs salgınını ciddiye alması ve maske, temizlik ve fiziksel mesafe kurallarına uyması gerektiğine dikkat çeken Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi olan Gazi üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “83 milyon söz verirsek vakalar 1 ayda 500’ün altına düşer” diyor...

Koronavirüs salgını ne zaman bitecek? Okullar ne zaman açılacak? Tam normale ne zaman geçebileceğiz?

Herkes bu soruları soruyor ama tedbirlere gelince bir boş vermişlik hâkim.  Bana bir şey olmaz dendiği için de rakamlar yine yükselişte.

Milliyet yazarı Abdullah Karakuş, son gelişmeleri bilim kurulu üyesi Gazi üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan  görüştü. 

İşte o görüşme...

Son bayram görüntülerinin çok endişe verici olduğunu belirten İlhan, “Eğer biz Eylül ayına düşük rakamlarla girmezsek işimiz zor. Hem tıbbi nedenlerle hem de günlük hayat nedeniyle zor. Eylül ayı dünyada zaten gribin yoğunlaştığı bir dönem. Normalde gribe yakalanınca 2-3 gün kendimize gelemiyoruz. Bir de koronavirüs binse vücut bununla mücadele edemez. En çok korktuğumuz durum hasta sayımız çok artsa yoğun bakım sayımız çok artsa yoğun bakım yataklarımızda yer kalmasa durumumuz çok zora girer” dedi.

Her tanı alan 20 kişiden 1’inin yoğun bakıma gittiğini ve ağır geçirdiğini belirten İlhan, “Bakın 18 yaşında 20 yaşında yoğun bakımda olan gençler var. 30 yaşında hekim arkadaşımız hayatını kaybetti. Virüsün mutasyona uğradığına dairde bir bilgi yok elimizde. Aşı bulunsa da herkese bir anda aşı yapmak zor. O yüzden herkesin kurallara daha hassasiyetle uyması ve eylül ayına çok iyi hazırlanmamız gerekir” dedi.

Kurallara uyulursa vakalar 1 ayda 500’ün altına düşer

İlhan Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

GÖRÜNTÜLER ENDİŞE VERİCİ

- Bayramdaki ve sahillerdeki görüntüleri görünce ilk ne hissettiniz? Nereye gidiyoruz?

Sahilleri gördüğümüzde çok endişe ettim. Rakamlarda son günlerde yükseliş var. Ve bini geçti. 1 günde yüzde 9’luk artış yaşadık. Görünen o ki bayram öncesi izne gidenler ve sahillere gidenlerin etkileri haftaya karşımıza çıkacak. Bizi en çok endişeye sevk edenler tatil beldeleri, deniz kenarları. Kurban kesim yerlerinde bazı vatandaşlar çok aceleci davrandı. 3 gün vardı kurban kesmek için. Ama acele edildi. Kesim ve parçalama sırasında bazı vatandaşlar kurallara uymadılar, bu da risk oluşturdu. Bayramlaşma sırasında o kadar uyarmamıza rağmen, aynı evde az sayıda kişi olsun, birden fazla aile bulunmasın, denmesine rağmen maalesef bazı vatandaşlar buna uymadı ve sarılma, el öpme geleneğini yaşatmak istedi. Bu sürecin etkisi 10 gün içerisinde çıkacak gibi gözüküyor.

- İnsanlar bunaldı mı ruh sağlığı nasıl?

Çocuklar evde kalmaktan çok sıkıldı. Okulların açılıp açılmayacağı belli değil. Belirsizlik en önemli şey. Bir insanı ruhsal olarak en çok örseleyen şey belirsizliktir. Büyüklerimiz de hala kısıtlama var. Bu hafta bu konuşulacaktı bilim kurullarında ama son rakamlar nedeniyle biraz ertelendi. Rakamların gidişatına göre gelecek hafta gündeme gelebilir. İşine gidemeyenler oldu. Evden yapanlar verim alamadı ya da iş kaybına uğrayanlar oldu. Devlet çok ciddi sosyal destek sistemi kullandı. Yeni normale geçiş zamanında oldu. Ama insanlar kurallara uymadı. Uzun süre evde kalmak, belirsizlik olması, insanların bundan sonraki süreçte ne yapacağının kesin olmaması insanları etkiliyor.

- Koronayı önemsememe mi arttı?

Nedense insanların bir bölümünde bir boş vermişlik, bir önemsememe, koronayı yok sayma, bana bir şey olmaz düşüncesi maalesef söz konusu. Bu da bizi çok üzüyor. Siz o kadar çalışıyorsunuz ama aynı şeyi basit kurallara uymada göremiyorsunuz. 30’a yakın hekim arkadaşımız hayatını kaybetti. Hemşiremiz, idari personelimiz, güvenlik görevlimiz hastalığa yakalanan var, hayatını kaybedenler var. İnsanlar cansiperane çalışıyor. Çocuklarından uzak kalıyor. Bunları görmek lazım. Her gün Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız uyarı yapıyor. Medya sürekli uyarıyor. Ama bir şekilde uyulmuyor.

- Devletin tedbirleri iyi ama vatandaş neden tam uymuyor?

Genelde salgınlar 90 günde azalma eğiliminde oluyor. Fakat 90 gün sonunda İtalya, Fransa’nın çok çok altında vakalarla giderken ama 90 gün bittikten sonra aynı performansı gösteremedik. Diğer ülkelerde normal hayata dönünce kurallara daha çok uyuldu bize göre. Biz daha iyi mücadele etti. Devlet yerinde ve iyi kararlar aldı. Başarılıydı virüsle mücadelede. Sağlık sistemimizde iyi. Ama vatandaşların kurallara uyması konusunda sorun yaşıyoruz. 90 gün sonrasında gelinen yeni normal günlerde vatandaşın desteğine daha çok ihtiyacımız var. Vatandaş kesinlikle ve kesinlikle fiziksel mesafeye uymalı. Maskesini takmalı. Bunlar hayatımızın ana unsurlarından biri olmalı. Otobüse mi bineceğiz, otobüs çok kalabalık binmemeliyiz. Sahile gittik çok kalabalık daha tenha bir yerde gitmemiz lazım. Ya da sabah 6’da akşam 9’da gidelim boşken.

EYLÜL UYARISI

- Kış geliyor, tablo nasıl olur?

Eğer biz Eylül ayına düşük rakamlarla girmezsek işimiz zor. Hem tıbbi nedenlerle hem de günlük hayat nedeniyle zor. Eylül ayı dünyada zaten gribin yoğunlaştığı bir dönem. Biz çok hazırlıklıyız. Şu anda da yoğun bakımda yüzde 66’lık kabaca 3’te 2 doluluk var. Bunu çok rahatça daha aşağı rakamlara çekeriz. Bu yüzden kurallara uymak zorundayız.

Kurallara uyulursa vakalar 1 ayda 500’ün altına düşer

RAKAMLAR 1 AYDA NASIL DÜŞER?

- Vatandaşa son uyarılarınız ne olur?

Vatandaşlarımız kurallara uysunlar da biz şimdiden seneyi yazı bir garantileyelim. Eylül ayının başlamasına 20 günümüz var. Şuan tatilde olan vatandaşlarımız var. Şu yaz dönemini iyi geçirelim. Bugün 83 milyon söz verse kurallara uyacağız dese hepimiz bu kuralları yerine getirsek inanın 1 ay içinde 500’ün altında rakamları rahat görürüz. Ama hepimizin söz vermesi gerekiyor. İş kolay aslında. Ama vatandaşımızın buna inanması gerekiyor.

‘Dünyaya bakarsak çok iyi durumdayız’

- Koronavirüs rakamları nasıl?

Dünyada baktığımızda vefatlar yüzde 3,7 iken Türkiye’de yüzde 2,4. Yani dünyada bize göre en az yüzde 50 daha fazla vefat söz konusu. Türkiye’deki tüm koronavirüs vakalarının yüzde 95,4’ü iyileşmiş vaziyette. Dünyaya bakarsak çok iyi durumdayız bu açıdan. Bizdeki vakaların yüzde 5’i ağır. Yani Türkiye’deki koronavirüs tanısı alan her 20 kişiden biri ağır hasta oluyor demek genelleme yaparsak. Şu an ağır hastalara baktığımızda 65 yaş üstü daha çoğunlukta. Ama 35 yaşında bir meslektaşımız vefat etti. Hiçbir kronik hastalığı yok. Bu adam doktor. Önlemlerini aldı. Nasıl oluyor bu diye düşünmeli herkes.

18 YAŞINDAKİ GENÇ YOĞUN BAKIMDA

- Vatandaş ne yapmalı?

Vatandaş artık bana bir şey olmaz diye düşünmemeli. Bu yaşlıların hastalığı, onlar hasta olup ölüyor diyorlar. Bakın 18 yaşında 20 yaşında hiçbir hastalığı olmadığı halde yoğun bakımda yatan gençler var. GSağlık çalışanlarının iş yükü çok ağır. Çok yükleri olduğu için sağlık çalışanlarını anlamak ve kurallara daha hassasiyet göstermek gerekiyor. Eylül ayına bizim çok iyi hazırlanmamız gerekiyor.

HERKESE AŞI YAPMAK ZOR

- Aşı süreci nasıl olur?

Şuan geldiğimiz noktada aşı bulunana kadar maske, mesafe ve hijyenin hayatımızın bir parçası olduğunu bilmemiz gerekiyor. Yani bunlarsız biz hareket edemeyiz. Nereden baksanız bu süreç seneye yaz ayına girdiğimizde çok düşük rakamlara gelebilirsek iyi diyeceğimiz süreç. Çünkü sadece bizim sıfırlamamızda yetmiyor. Dünyada sıfır olmadan biz korunaklı oluruz diyemeyiz. Sağ duyumuzla kendi değerlerimizle beraber kurallara uyarak yaşarsak bunun üstesinden sadece böyle geliriz. Çünkü aşı olsa bir anda 8 milyar insana ya da bizde 83 milyona bir anda yapılacak diye bir şey yok. Önce risk gruplarına yapılır aşı.

MUTASYONA UĞRAMADI

- Virüs mutasyona uğradı mı?

Virüsün mutasyona uğramasına baktığımızda virüsün şuan bulaştırıcılığının azalması ya da bulaştığı kişide hastalık yapıcılık gücünün azaldığına dair bir bilgi yok elimizde. Mutasyon bunun iyi olacağı anlamına da gelmez. Mutasyon bir baktınız bulaştırıcılığı artırır. Bu açıdan riskli. Ayrıca sıcaklığın da virüs açısından etkisi yok. Şuan aşı olmadığına göre tek yol fiziksel mesafe, maske ve hijyen. Ama vatandaş bu yöntemleri çok basit görüyor. Asıl sorun orada. ‘Maske ile mi geçecek bu, el yıkamak ile geçiyor’ deyip hiç ciddiye almıyor. Bu küresel sorunun çözümü bu. Biri bana Osmanlı’daki salgınla mücadelede olan yöntemi uyguluyorsunuz dedi. Evet dedim. Doğru bilgi, değişen bir şey yok şu anda.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142