banner227

Özışık, Urfa’yla ilgili neler yazdı neler...

İnternethaber.com Yazarı Süleyman Özışık, Şanlıurfa’daki belediyelerde yaşanan usulsüzlükleri yazmaya devam ediyor.

İşte Özışık’ın ‘AK Parti'nin zor sınavı, belediyeler!’ adlı yazısı…

AK Parti teşkilatlarında görev alanların, belediyelerle iş yapmaması ve belediyelerde bireysel olarak görev almaması yönünde partinin aldığı bir prensip kararı var.

Bazı teşkilat ve belediyeler zaman zaman bu karara uymuyor, parti teşkilatında çalışanlar, belediyelerin çeşitli kademelerinde görev alabiliyor.

Bunu normal karşılıyorum.

AK Parti'nin kuruluşunda ve büyümesinde büyük emeği olan teşkilat mensupları pek tabi ki hakettiği noktalarda çalışacak ve ekmeğini kazanacak.

Benim itirazım buna değil.

Ben, teşkilatta görevliyken belediyelere taşeron işçi olarak giriş yaptıran, diğer taşeron işçilerden 2-3 kat fazla maaş alan ve işi gitmeden maaş alan kişilerin korunup kollanmasına itiraz ediyorum.

Geçtiğimiz hafta böylesi bir durumun yaşandığı Şanlıurfa'daki bazı belediyeleri yazdım. Doğrusunu isterseniz böyle bir tepki beklemiyordum.

Kimi belediye başkanları, ortada SGK kayıtları ve maaş bordroları olmasına rağmen, "Bunlar aslı astarı olmayan iddialardır" diyerek kendilerini gülünç duruma düşürdü.

Kimi belediye başkanları ise SGK'ya baskın yaptı, kamera görüntülerinden söz konusu belgeleri kimin sızdırdığını araştırdı.

Neyse...

Yazımdan sonra yöre halkının isyan ve itirazı üzerine bazı gelişmeler yaşandı. Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül katıldığı televizyon programında, belediyelerde görev yapan ilçe teşkilat yöneticilerinin istifasının istendiğini duyurdu.

Bu arada gerek İl Başkanı Beyazgül, gerekse bazı ilçe başkanları, belediyelerin kendilerine gizlice tahsis ettiği şoförlü makam araçlarını da ilgili kurumlara iade etti.

Umarım bu kararlar geçici süreliğine alınmamıştır.

Geçtiğimiz hafta yazdığım yazıdan sonra benim açımdan ilginç bir gelişme yaşandı.

Eyyubiye Belediyesi'nde Başkan yardımcısı olduğunu öğrendiğim Necmettin Sağlam isimli şahsın biri, sosyal medya hesabından "Teşkilatlarda görev yapan kardeşlerimize iş anlamında destek olmak bizim boynumuzun borcudur" diye yazdı.

Kendisine eleştiriler gelince önüne gelip hakaret eden bu sivri zeka belediye başkan yardımcısının şunu iyi anlaması gerekiyor.

Belediyeler, beytülmaldır.

Belediyeler, belediye başkan yardımcılarının babasının çiftliği değildir. İsteyenin kendi adamına, kendi akrabasına, kendi partilisine keyfine göre iş vereceği bir kurum hiç değildir.

"Yahu densizlik yapan bir belediye başkan yardımcısını mı kaale alıyorsun?" diyebilirsiniz.

Değil arkadaşlar, değil.

Eleştirdiğim, söylediği sözün ne anlama geldiğini idrak edemeyen bir belediye başkan yardımcısı değil, aksine onun savunduğu zehirli zihniyettir. Ve maalesef bu zihniyet, Türkiye'deki bir çok belediyede hakim durumdadır.

Belediye Başkanları SKG binalarını basacağına, "Bizi Süleyman Özışık'a kim ispiyonladı" diye muhbir arayacağına önce bu zihniyetle mücadele etmelidir.

AK Parti, belediyeler sayesinde iktidara geldi, eğer önlem alınmazsa belediyelere doluşan bu zihniyet sayesinde korkarım ki iktidarı kaybedecek.

Sadece bu değil, bakın size bir örnek vereceğim.

Gülsüm Sobay isimli hanımefendi Gaziantep'te ikamet ediyor, aynı zamanda Gaziantep Belediyesinde çalışıyor. 

Ancak aynı hanımefendi, hem Şanlıurfa'nın Eyübbiye Belediye'sinde hem de Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'nde Meclis üyesi olarak görev yapıyor. Aylarca Şanlıurfa'ya uğramayan biri, nasıl oluyor da Şanlıurfa'daki bu göstermelik görevlerden dolayı kazanç sağlıyor?

Belediyelerde Meclis Üyesi olanların çoğu aylardır toplantılara katılmıyor. Normal şartlarda, 3 toplantıya katılmayan üyenin üyeliğinin düşürülmesi gerekiyor ancak birileri bu isimler adına sahte imza atıp günü kurtarıyor.

Şanlıurfa Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip ilimiz.

Her gün onlarca genç uyuşturucu ve fuhuş batağına sürükleniyor. Genelleme yapmak istemiyorum ama belediye ve teşkilatlarda bununla ilgili alınan önlem yok denecek derecede az...

Belediyelerin birinci önceliği bu gençler ile ilgili projeler üretmek, bu sıkıntıları ortadan kaldıracak çalışmalar yapmak.

Onun bunun altına makam araçları vermekle, birilerini ballı maaşlarla beslemekle bu sorunların üstesinden gelinmiyor.

Son olarak...

Bazı dostlar, ülke gündemini bırakıp belediyelerle ve teşkilatlarla uğraşmamı yadırgıyor. "Yazacak daha mühim, daha önemli meseleler var" diye kızanlar oluyor.

Daha önce de söyledim, tekrar etmekte yarar var.

Küçük akıntılar, büyük akıntıları besler. Küçük akıntıların önünü kesmediğinizde, büyük akıntılar günü gelince sele dönüşüp herşeyi alıp götürüyor.

Ben, arada bir böylesi küçük akıntılarla ilgileniyorum, ilgilenmeye de devam edeceğim.

 

Erdoğan kimlerden bahsediyor?

Bu arada Süleyman Özışık, daha önce de Şanlıurfa’daki belediyelerle ilgili şu yazıyı yazmıştı;

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bize yük olanlar değil, yükümüzü omuzlayan adamlar lazım" diyor.

"Rüşvet, yolsuzluk ve ahlaksızlık batağına saplananlar bizimle yolunu ayırsın" diyor.

 

"Yolunu şaşıranlar, dava anlayışından uzaklaşıp hainlere paçayı kaptıranlarla devam etmeyeceğiz" diyor.

"Bize ne oluyor ki afra tafra yapıp koltuklardan güç alma gayretine giriyoruz" diyor.

Diyor da kime diyor?

Erdoğan'ın yönelttiği bu ağır sözlerin muhatabı olanlara bakıyorum, adamlar üstüne dahi alınmıyor yahu! Herkesten önce ayağa fırlayıp pişkince alkışlayanlar onlar oluyor. 

Ama nasıl bir alkış anlatamam!

"Bravooo", "Helaaal" diye yardıra yardıra ilerlerken önünde sıralanan koltukların arasına düşenler bile var! On dakika sonra kürsüde konuşan Erdoğan ile kendisini aynı karenin içine yerleştirdiği o muhteşem selfisini sosyal medyada görüyorum.

Altına ise şu notu iliştiriyor: "Reis yine tarihi mesajlar veriyor. Tabi anlayana! Helal sana Reis, durmak yok, yola devam!"

 

Bazıları daha uyanık.

Bu sözleri es geçip, "Reis Almanya'ya bir kez daha ayar verdi" diye geçiştiriyor! Kendisine verilen ayardan bahsetmiyor bile...

Gördükçe, izledikçe, kafamı asfalta sürtesim geliyor yeminle...

Yazarlık hayatım boyunca Erdoğan adına "Racon" kesmedim. Ama Erdoğan'ın söylediği sözlerin altında yatan mesajın ne olduğunu da iyi bilirim.

Özetle:

"Ya kendiniz bırakın, ya da ben gerekeni yapacağım. Siz bırakırsanız, en azından saygınlığınızı korursunuz. Ben yaparsam, toplum içine çıkacak yüzünüz olmaz" diyor.

"Metal yorgunluk" derken, "Heavy Metalcileri" değil, değil, seni kastediyor. Anlaman için adını soyadını TC kimlik numaranı falan söylemesini mi bekliyorsun?

 

******

 

Erdoğan'ın isyanının sebebini hepimiz aslında çok iyi biliyoruz. AK Partililik kimliğini kaybetmiş, "halka hizmet, hakka hizmettir" anlayışından sapmış, kibir batağına saplanmış, tek davası rant ve rüşvet olan bedbahtların partide kalmasını istemiyor.

Halkın geniş bir kesimi, sırf Erdoğan'a olan sevgisinden ve inancından dolayı yaşanan bu kepazelikleri görmezden geldi.

Açıkça ve dürüstçe söylemek gerekirse...

Bu teşkilatçılık ve bu belediyecilik anlayışı ile, 2019 yılında yapılacak seçimlerde başarıya ulaşmanın imkanı yok!

Teşkilat ve belediyelerin tamamı berbat durumda demiyorum. Böyle bir hadsizlik ve vicdansızlık yapamam. Ülkesi, milleti ve davası için ölümüne mücadele eden teşkilatların sayısı hala çok, ama çok fazla...

Ancak berbat olan belediye ve teşkilatlar, sütün içine düşen birkaç damla katran görevi görüyor. Bu durum koca partinin ülke genelinde kötü anılmasına neden oluyor.

Konferanslar döneminde şahit olduğum birkaç sıkıntıdan bahsedersem, sanırım meramımı daha iyi anlatmış olacağım.

Balıkesir Gençlik Kolları Başkanı, geçmişte nikah şahitliğini yaptığım iyi bir delikanlıdır. Adı Cihan Atabey olan bu delikanlı nerede oturuyor biliyor musunuz?

Balıkesir'e 284 kilometre uzaklıktaki Denizli'de ikamet ediyor!

Koskoca Balıkesir'de başka genç kalmamış olmalı ki İl Başkanı Cihan Atabey'in Gençlik kolları Başkanı olmasına karar veriyor.

Sadece bu mu?

Aynı İl Başkanı, bundan aylar önce Kadın Kolları Başkanlığı'na bir kadın aday getiriyor.

Bir süre sonra bu kadının, sosyal medya hesaplarında Erdoğan'a yönelik ağır küfür ve hakaretler yazdığı, oğlunun ise Erdoğan'a kağıda kaleme gelmez küfürlerle saldırdığı ortaya çıkıyor.

Rezalet ortaya çıktıktan 4 saat sonra kadın görevinden alınıyor. Alınıyor ama onu göreve getirenler bu kepazeliğin üstünü örtüp, koltukta oturmaya devam ediyor.

Bir örnek de Şanlıurfa'dan...

Şanlıurfa İl Gençlik Kolları Başkanı Sedat Ertürk, kendisini Acemoğlu Sosyal Hizmetler Limited Şirketi'nin personeli olarak gösterip, Eyyübiye Belediyesi'nde taşeron işçi olarak işbaşı yapıyor.

İşbaşı dediğime bakmayın, o iş göstermelik!

Ve bizim taşeron işçi olan AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı'na belediyeden her ay 4 bin 443 TL maaş ödeniyor!

İl Gençlik kolları Başkan Yardımcısı Suat Baytak ise aynı belediyeden, 3 bin 555 lira maaş alıyor.

Haliliye İlçe Gençlik Kolları Başkanı Abdulhamid Karageçili ise Lider İnşaat personeliymiş gibi görünüp Haliliye Belediyesi'ne taşeron işçi olarak giriyor. Yani göstermelik işçi!Belediyeden aldığı maaş yukarıdaki rakamlarla aynı civarda...

Ancak arada bir fark var!

Bu arkadaşımız vakti zamanında sosyal medya üzerinden HDP'nin hendek siyasetini savunan biri...

"Çocuklar ölüyor, insanlar bölgede susuzluktan kırılıyor" diye algı operasyonları yürüten, "Gönlüm AK Parti ile HDP koalisyonundan yana" diyen, 7 Haziran'da AK Parti'nin çöküşünden çok, oylarını artıran HDP için sevindiğini söyleyen bir dava adamı kardeşimiz!

Hangisini sayayım...

Adana'da mal varlıklarına el konulan Fetö'cülerin 15 Temmuz darbesinden bir gün sonra İl Başkanlığı'nda baş köşede ağırlanmasını mı?

İstanbul'da Fetö ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle hapiste yatan bir iş adamıyla halen 3 şirket üzerinden ortaklığını yürüten Belediye Başkan Yardımcısı'nı mı?

Marina inşaatlarını hile hurda yoluyla kurdurduğu şirketlere yaptırıp, bu şirket üzerinden akrabalarına trilyonları aktaran belediye başkanlarını mı?

Bu dev komplekste bir anda trilyonluk dükkan sahibi olan belediye başkanının basın halkla ilişkiler müdiresini mi?

Bel altı hikayelerini yazmamaları için Sözcü gibi, Yurt Gazetesi gibi gazetelere trilyonlar aktaran belediye başkanlarını mı?

AVM'lerdeki dükkanlara oğlu, kızı, gelini gibi akrabaları üzerinden ortak olan belediye başkanlarını mı?

 

Yoksa Fetö'cü yerel gazeteleri 15 Temmuz darbe girişimi gününe kadar belediye bütçesinden topluca aldırıp Fetö'ye para aktarımını sürdüren belediyeleri mi?

Yazmakla bitmez!

Onları da önümüzdeki günlere bırakalım...

 

KİMDİR O RACON KESENLER?

14 yıllık AK Parti iktidarı döneminde Erdoğan'ı bir iki kez uzaktan görmüşlüğüm oldu. Erdoğan'ı görmek için özel bir mücadelem olmadı ama, karşılaşmamak için üstün bir gayretim oldu. Bunun nedenini daha önce sizlerle paylaşmıştım.

Hiç bir yazımda da "Erdoğan'a yakınım" falan demedim, kimseye ayar çekmeye çalışmadım. 

Ve yazarlık hayatım boyunca, "Erdoğan konuşsun, ben de ona göre bir yazı döşenirim" diye beklemedim. Görüşlerimi daha çok Erdoğan'dan önce okurlarla paylaşmayı tercih ettim.

Erdoğan, "Benim adıma racon kesenler" derken, hangi yazarlardan bahsetti bilmiyorum.

Cidden bilmiyorum ve merak da etmiyorum.

banner191
banner217
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Cem 4 hafta önce

Adam doğru diyor

Misafir Avatar
baran 4 hafta önce

bu kadar yolsuzluğu maalesef bütün Urfalılar biliyor ve susuyorlar bu urfa belediyelerinin hepsinde yolsuzluk var hepsinin bulunup işten atılmasını ve verilen makamlarının geri alınmassını istiyoruz

Misafir Avatar
Az yazmış 4 hafta önce

Belediye şirketlerinide kontrol edin bakın Beltaş ya Nihat çiftçinin kardeşinin hanımı çalışıyor görünüyor ama hiç işe gitmeden maaş alıyor Belsanda Müdürcük Nusretin aldığı adamlara bakın hangisi işe geliyor ama yine maaş alıyorlar

Misafir Avatar
Casım karataş 4 hafta önce

Sayın Özışık öncelikle sizi bu cesaretinizden dolayı tebrik ederim keşke Urfa'daki bütün medya kuruluşları sizin kadar cesaretli olupta gerçekleri yazabilseydi aslında bu işin cesaretle alakası yok bazı medya kuruluşları da bu belediyelerden nemalanıyor ama bu yaptıkları vurgunlar onlara kar kalmaz Allah'ında bi hesabı var bir gün görür ben bir vatandaş olarak Hakkı'mı helal etmiyorum yedikleri her kuruş Boğaz'ların da kalır inşAllah

Misafir Avatar
Kenan 4 hafta önce

Şahin tepesi de yapılan yapi yolsuzluk abidesi halen eyyubiye belediyesi nin memlekete en önemli eseri onlarca trilyon yolsuzluk tan bahsediliyor o bina şimdilerde metruk halde

banner195

banner142