Urfa'dan ABD'ye ve İsrail'e sert tepki!

Urfa'dan ABD'ye ve İsrail'e sert tepki!
banner206
Müslüman aleminin ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa ve bulunduğu şehir Kudüs'e yönelik yapılan menfaat dolu çıkar planları tepki görmeye devam ediyor. 

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yine Kudüs ile sert tepki gören açıklamalarda bulundu. Siyonist israil Başbakanı Netanyahu ile birlikte sırt sırta veren Trump, sözde barış adı altında Ortadoğu üzerinde planlar yaptı. 

Yapılan bu çirkin planlara karşı Müslüman topluluklar tekrar sesini yükseltmeye başladı. 

Şanlıurfa'da, aynı şekilde eylem, protesto ve tepki mesajları yağdı. Birçok sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek, ABD başta olmak üzere İsrail'in Filistin üzerindeki baskılarını protesto ettiler. 

Malla Bube Seyidleri ilim irfan Derneği, Anadolu Araplar Derneği,  Öğ-der, Dinbir-der, Saadet partisi Eyyübiye ilçe başkanlığı, Modanlılar Derneği ve Yeniden refah partisi Eyyübiye ilçe başkanlığı yetkilileri bir araya gelerek Filistin için birlik mesajı verdiler. 

STK temsilcileri adına açıklama yapan Anadolu Gençlik Derneği Eyyübiye ilçe temsilcisi Abdulkadir Yakışık şunları söyledi;

"Basınımızın güzide mensupları, öncelikle Anadolu Gençlik Derneği Eyyübiye Temsilciliğimizin Filistin ile ilgili basın açıklamasına gösterdiğiniz hassasiyet için hepinize teşekkür eder, geçtiğimiz günlerde Elazığ ve Malatya’da meydana gelen depremde yaşamını yitiren tüm kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Biz, bugün burada, Filistin Halkını yalnız bırakamamak için, Kudüs’e sahip çıkmak için, Türkiye’nin ve tüm Dünya’nın olup biten haksızlığa dikkatlerini çekmek için toplandık.
Müslümanlar, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, Filistin meselesinde, Kudüs meselesinde ve Mescidi Aksa hakkında asla duyarsız kalamazlar.
Müslümanların Filistin topraklarındaki işgali, Kudüs ve Mescidi Aksa’da işgali kabul etmeleri mümkün değildir.
ABD’nin belki de gelmiş geçmiş en dengesiz başkanı olan Trump, sözde barış anlaşması adı altında, Filistin meselesine dair, küstah açıklamalarda bulundu.
Trump’ın "Yüzyılın Anlaşması" diye nitelendirdiği sözde barış planı, tamamen işgalci İsrail’den yanadır ve Filistin halkını aleyhinedir.
Trump yaptığı açıklamada, “Hiçbir zaman için tarihin karanlık günleri İsrail halkı için geri gelmeyecektir.” diyor. Siz, işgal edilmiş Filistin topraklarını Müslümanlar için cehenneme çevirerek asla İsrail için bir cennet oluşturamazsınız. Öncelikle bunun farkında olun.
İşgal ebediyen süremez. Zulüm ebediyen süremez.
İsrail, işgal ettiği topraklardan çekilmeden barış olamaz, olmayacaktır.
Kudüs’ü İsrail’in bölünmemiş tek ve ebedi başkenti olarak ilan etmek, barış değil savaş sebebidir.
Trump’ın önerdiği, ordusu olmayacak, hava sahası ve sınır kontrolü İsrail’de olacak, diğer ülkelerle ikili anlaşma yapamayacak ve aldığı yardımlar İsrail tarafından denetlenecek bir Filistin devletidir.
Filistinlilere, İsrail işgali altındaki, egemen olamadıkları topraklarda, hiçbir yaptırım gücü olmayan, sembolik bir takım haklar vermek barış çabası değil, işgali meşrulaştırma gayretidir.
Kudüs’le ilgili böyle hadsiz ve hukuksuz bir tasarruf ABD’yi de İsrail’i de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakacaktır.
Tüm Dünya biliyor ki ABD, Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Libya’ya İslam coğrafyasını kana boyayan seri bir katildir.
Elindeki kirli propaganda gücü ile İslam’ı ve Müslümanları terörle özdeşleştirmeye çalışan ABD’nin gerçekte kendisi tüm Dünyadaki terör olaylarının müsebbibidir.
Bir yerde masum sivillerin hedef alındığı saldırılar varsa, tetiği çeken hangi örgüt olursa olsun, arkasındaki azmettiriciler ABD ve İsrail’dir.
Biz Anadolu Gençlik Derneği olarak her zaman söyledik ve söylemeye devam edeceğiz:
ABD’nin ipi ile kuyuya inilmez ve Siyonist İsrail ancak güçten anlar.
İslam coğrafyasında kim kendi halkına rağmen ABD ve İsrail ile iş tutmuşsa sonu hüsran olmuştur.
ABD ve İsrail, İslam Ülkelerinin yöneticilerinden kendilerine dost edinmezler, sadece kullanırlar ve vakti gelince de çöpe atarlar.
Kadim bir İslam şehri olan Kudüs’ü, ilk kıblemiz olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak nitelendirmek ABD’nin bu coğrafyadaki tüm varlığının ve ilişkilerinin ciddi bir biçimde sorgulanacağı yeni bir süreci başlatacaktır.
Biz bu coğrafyada Amerikan üssü görmek istemiyoruz.
Biz bu coğrafyada Amerikan askeri görmek istemiyoruz.
Biz bu coğrafyada Amerikan bayrağı görmek istemiyoruz.
ABD’nin dengesiz başkanı Trump, kısa sürede nasıl bir yanlışın içinde olduğunun farkına varacaktır.
Tüm İslam ülkeleri, ABD ve İsrail’le bir şekilde ilişkide bulunan tüm hükümetler izledikleri politikaları gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.
Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir.
Böyle hadsiz ve hukuksuz bir sürece kimse reel politik söylemiyle izahat getiremeyecektir.
Her Müslüman’ın Kudüs’e olan bağlılığının ve sadakatinin, hükümetlerin ABD ve İsrail’le olan ilişkilerinden daha kuvvetli olduğunu herkes görecektir.
Şimdi biz İslam Ülkelerinden, İslam ülkelerinin hükümetlerinden, içi boş kınamalar ya da lanet okumalar değil, sahici yaptırımlar bekliyoruz.
Biz Amerika’ya mecbur ya da mahkûm değiliz.
Yapmamız gereken tüm İslam ülkeleri ve tüm mazlum halklar olarak birlikte hareket etmektir.
Yapmamız gereken İslam Birliği bir an evvel kurmaktır.
Yapmamız gereken D-8’i aslına ve amacına uygun olarak canlandırmaktır.
Yapmamız gereken bölge başkentleriyle ve bölgenin Müslüman halklarıyla kucaklaşmaktır.
Yapmamız gereken bu coğrafyanın Müslüman ya da gayrimüslim tüm unsurlarıyla adil bir birliktelik kurmaktır.
Kudüs’ü Siyonist İsrail’e terk eden kendisini de terk edilmiş bulacaktır.
Kudüs için adım atan kendi onurunu, iffetini, izzetini koruyacaktır.
Kudüs, İslam’ındır ve ebediyen Müslümanların kalacaktır.
Siyonist İsrail, Tel Aviv’de dahil işgal ettiği her karış topraktan sökülüp atılacaktır.
Bu coğrafyada barışın iki şartı vardır:
Bir; Amerika mutlaka evine geri dönecektir. İki; İsrail mutlaka işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacaktır.
Bunlar hamaset değildir. Biz Allah’a ve ahiret gününe inanıyoruz.
Roma ve Bizans’ın akıbeti ne olduysa Amerika ve İsrail’in akıbeti de o olacaktır.
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.
Katılımlarınızdan dolayı hepinize tekrar teşekkür eder, Filistin’in, Kudüs’ün özgür günlerinde tekrar görüşmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz."
Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2020, 15:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142