banner196
banner186

Urfalı öğretmen olay anını anlattı...
banner206

 Şanlıurfa'da öğretmenlik yapan İzzettin Çevik, eşi Hatice ve kız kardeşi Nilgün'le birlikte geldi Ankara'ya. Her şeye rağmen 'barış' demek, yanan yüreklere bir damla su serpebilmek için... Çevik'in kızı Başak Sidar, Ankara'da üniversite öğrencisiydi. O da anne ve babası gibi 'barış' diye haykıracaktı var gücüyle o gün. Anne Hatice, baba İzzettin ve biricik kızları Başak Sidar, Ankara Garı önünde buluştular. Sarıldılar... Birkaç kelâm, biraz sohbet... Daha hasretlerini bile gideremeden kulakları sağır eden o gümbürtü koptu hemen yanı başlarında. Ölüm saçan patlamaya en yakın noktadaki Başak Sidar'la halası Nilgün, oracıkta hayatını kaybetti. Gözünden yaralanan eşi Hatice'ye öyle bir sarıldı ki yol arkadaşı İzzettin Çevik, işte o an çekilen fotoğraf karesi, dehşetin görüntüsü olarak hafızalara kazındı. Çevik, dün kızı Başak Sidar ve kız kardeşi Nilgün'ü toprağa vermek için Ankara'dan Suruç'a doğru yola çıktı. Ve o anları, Hürriyet'e anlattı...

Şanlıurfa’da öğretmen olarak görev yapan İzzettin Çevik ise patlamadan sonra kanlar içinde eşine sarıldığı fotoğrafla birçok gazetenin birinci sayfasındaydı.

Ankara’daki mitinge eşi Hatice Çevik ve kızkardeşi Nilgün Çevik’le birlikte gitmişti. Lise ve ortakokulda okuyan iki çocuğu ise Şanlıurfa’da kalmıştı. Atılım Üniversitesi İnşaat Fakültesi son sınıfta okuyan kızı Başak Sidar Çevik’in de yanlarına gelmesiyle birlikte Ankara Garı önündeki beklemeye başlamışlardı. Şiddetli patlama hemen yanlarında meydana geldi. Patlamaya en yakın noktada kızı Başak Sidar ile kızkardeşi Nilgün Çevik vardı. Her ikisi de hayatını kaybetti. Yanındaki eşi Hatice Çevik gözünden yaralandı. Kendisi canlı bomba saldırısından ufak tefek yaralarla kurtuldu.

İlk olarak eşi Hatice Çevik’e sarıldı. İşte o an çekilen fotoğraf karesi, dehşetin görüntüsü olarak hafızalara kazındı.

İzzettin Çevik, dün kızı Başak Sidar ve kız kardeşi Nilgün’ü toprağa vermek için Ankara’dan yola çıkarken Suruç yolunda Hürriyet’e o anları anlattı. Üzüntüden konuşmakta zorlanan öğretmen İzzettin Çevik’in ağzından şu cümleler çıkabildi:

“Kızım Atılım Üniversitesi 4. sınıfta okuyordu. Buluşma noktasında beklerken kızım yanımıza geldi. Sonra alana girdik. Birilerine güveniyorduk. Barış diyorduk, başka bir şey demiyorduk. Sadece barış... Onlar da Ankara’nın göbeğinde bizlere bunları yaptılar. Acımız çok büyük. Tek istediğim şey şimdi canlarımızı toprağa vermek. Eşim şu an hastanede tedavi altında, başka bir şey söylemek istemiyorum.”

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142