banner196
banner186

Yavuz Donat, Urfa'da kime övgü yağdırdı?
banner206
Sabah Gazetesi Yazarı Yavuz Donat, Şanlıurfa izlennimlerini köşe yazısına taşıdı. Bölümler halinde Urfa izlenimlerini kaleme alan Yavuz Donat, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük’e övgüler yağdırdı.

 

İşte Yavuz Donat’ın Sabah Gazetesinde yayınlanan köşe yazısı…

Ankara'da patlama oldu... Patlamanın sesi 843 kilometre uzaklıktaki Şanlıurfa'da yankılanmış.

"Sıcağı sıcağına" Şanlıurfa'ya gelişimizin nedeni var:

Şanlıurfa'nın Suriye ile sınırı 227 kilometre.

Ve sınırın karşısı... Tamamen PYD'nin kontrolünde.

Burası... Çok hassas bir bölge.

Gelir gelmez ilk gözlem:

İnsanlar üzgün... Ve sessiz... "Şehir matemde."

Havaalanında bizi Reşat Uzun karşıladı... Gazeteci.

"Nasılsın" sorumuza verdiği yanıt... Sanki sözleşmişler gibi... Şanlıurfa'da herkesten duyduğumuz söz:

- İyiyiz demek adet olmuş... Ama hiç de iyi değiliz.

 

Elhamdülillah.

Semir Hebbup... Halepli... Berber... 35 yaşında.

Eşi, iki oğlu ve 1 kızıyla Suriye'den kaçmışlar... Şanlıurfa'ya sığınmışlar.

Kirada oturuyorlar... Kira 650 lira.

Semir, berber dükkânı açmış... Dükkân kirası 900 lira.

Sakal tıraşı 5, saç tıraşı 10 lira.

- Semir... İşler nasıl?

- 1 gün zayıf, bir gün iyi... Elhamdülillah.

- Sen nasılsın?.. Eşin çocukların nasıl?

- Biz iyiyiz... Yeter ki Türkiye iyi olsun... Elhamdülillah.

- Savaş bitince Halep'e dönecek misin?

- Vallah burada huzur var Elhamdülillah... Ama Ankara'da bomba patladı... Bütün huzurumuz kaçtı... Türkiye'ye dua ediyoruz... Elhamdülillah.

Şanlıurfa'da hangi Suriyeli ile konuşsanız... Fotokopi misali... "Aynı şeyleri" dinlersiniz.

Onların hepsi "Semir."

 

"Türkiye ve diğerleri."

Sadece bir kişiden "Bu sözleri" dinlesek neyse... Şanlıurfa'da o kadar insandan duyduk ki...

"Terör... Bomba... Yabancı ülkelerin tavırları" gibi konular konuşulurken...

Herkesin söylediği şu:

"Türkiye ve diğerleri."

İyi de "Diğerleri" arasında müttefiklerimiz de var.

Biz böyle deyince... Şanlıurfalı kaşını kaldırıyor.

"Hayır" dercesine.

"Müttefiklerimizin" halkın gözündeki itibarı... "Yerlerde sürünüyor."

 

Arka mahallede yoksan… Hiçbir yerde yoksun

Hayır hayır... Bu sözlerin sahibi bir siyasetçi değil.

Öğleden önce makamında ziyaret ettiğimiz... Akşam da birlikte yemek yediğimiz Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük.

Vali Bey... Şanlıurfalı'nın gözünde "Baba... Ağabey."

Makamına kapanıp kalmıyor. Çarşı pazar dolaşıyor... Halkın arasına giriyor.

Özellikle de "Arka mahallelere" gidiyor.

Gelir düzeyinin düşük olduğu... Garibanların yaşadığı yerlere.

Fakire fukaraya... Sığınmacıya... Öksüze yetime... "Yanınızdayım" diyor.

"Arka mahallelere" kendi söylemiyle "Devlet yanınızda" mesajını veriyor.

 

Alkışlıyoruz

Şehrin merkezindeki eski vilayet binası yıkılmıştı... Şimdi orası "Meydan."

Yeni vilayet binasının yanında "Barakalar vardı... Dükkânlar."

Hepsi yıkıldı... "Meydan" yapıldı.

Şanlıurfa'ya yakışır "33 bin seyirci kapasiteli" yeni stadyum açılınca... Şehrin ortasındaki eski stadyum yıkıldı... "Meydan oluyor."

Doğrusu da bu... Alkışlıyoruz.

Kent yönetiminde felsefe "Rant yaratmaktan" ziyade... Yeşil alan yaratmak... Büyük meydanlar açmak.

Bu konuda Sezar'ın hakkı Sezar'a... "Faruk Çelik'in rolü büyük."

Bakan Faruk Çelik Şanlıurfa'da "Partiler üstü" bir kimlik... "Marka."

 

Medya

Biliyor muydunuz?.. Şanlıurfa'da "Arapça gazete" çıkıyor.

Hem de bir değil... Üç gazete.

Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük anlattı.

Arapça gazeteleri çıkaranlar... "Suriye'den kaçıp gelen sığınmacı gazeteciler."

Gazetelerin "Alıcısı" var mı derseniz... Elbette. Unutmadan... Bu gazeteler "Sınırın ötesine" de gidiyor... Suriye'ye.

Akşam... Balıklıgöl'de... "Ayn Zeliha Çay Bahçesi'nde" dostlarla sohbet ediyorduk.

Söz "Arapça gazetelerden" açılınca... Reşat Uzun dedi ki:

- Arapça yayın yapan radyo bile var.

 

Tespih, isot ve güvercin

Çarşıda dikkatimizi çekti... "Tespih satılan dükkân" çok.

Tespih çeşit çeşit... Bir liraya da tespih var... Bin liraya da... Beş bin liraya da.

"Tabelalara" göz gezdirirseniz... Yüzlerce "İsot" tabelası görürsünüz.

İsot da öyle... Çeşit çeşit... Ucuzu da mevcut, pahalısı da.

İsot... Şanlıurfalı'nın "Olmazsa olmazı... Vazgeçilmezi."

Ancak... Şanlıurfa'nın yerlisi "İsot'u çarşıdan almıyor... Evde, kendisi yapıyor."

Unutmamak için... Defterimize... "Tesbih ve İsot" notunu düşerken...

Şanlıurfalı arkadaşlardan biri dedi ki:

- Güvercini unutmayın... Bizim için güvercin de en az tespih ve İsot kadar önemli.

Şanlıurfa'da "Güvercin pazarı" kuruluyor... Açık artırma ile güvercin satılıyor.

Güvercin... Kaç lira diye soracak olursanız...

50 liraya da var... 10 bin liraya da.

Şanlıurfa'dayız... Birkaç gün yazacağız.

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142