Köşe Yazarımız Bosna'yı keşfetti

Şanlıurfa’nın en güncel haber sitelerinden birisi olan urfastar.com yazarlarından Ramazan Gürdal, çıkmış olduğu Bosna Hersek turunda, bölgenin tarihi mekanları görüp keşfederek tanımaya ve anlatmaya çalıştı.

Bir hafta süren Bosna Hersek gezisinde Osmanlı döneminde inşa edilmiş tarihi mekanların halen dimdik ayakta durduğu görülüyor. Camiler, köprüler, hamamlar gibi birçok tarihi eser mekanlar ilk gün ki canlılığını koruyor. Osmanlı mimarları tarafından inşa edilen tarihi zenginlikler ö günden bu günümüze kadar ulaşan miraslarımızdan.

Urfastar.com yazarı Ramazan Gürdal, Borsa Hersek’in Başkenti Saray Bosna’dan gezi turuna başlayarak tarihi güzellikleri yerinde görme imkanı buldu.

Köşe yazarımız Ramazan Gürdal’ın Bosna Hersek turundan aklında kalanları kaleme döktü.

İşte o önemli akılda kalanlar…

“Bosna-Hersek,  51.197 km²'lik yüz ölçümü ve 3,531,159 nüfusa sahip bir ülkesidir. Boşnaklar ülkenin %50,11'ini, Sırplar %30,78'ini, Hırvatlar ise %15,43'ünü oluşturur. Üç farklı etnik kökene sahip olan Bosna-Hersek tam anlamıyla heterojen bir yapıya sahiptir. Bosna-Hersek de, inanmış Müslümanlara Boşnak adı verilmektedir. Bunun asıl sebebi ise üç farklı inancın bir arada yaşayıp farklı atıflar ile ayırt edilmesinden kaynaklanmaktadır. Ülkeyi dolaşırken üç farklı inancın göstermek hiçte zor değil, bir yanda Ortodosk ve Katolik kiliseleri diğer yanda Müslümanlık dinini temsil eden cami ve medreseler bulunmaktadır. Bosna-Hersek’in başkenti olan Saray Bosna tam bir Müslüman şehridir adeta. Başkentin gözbebeği konumunda olan ve ''Baş çarşı'' adıyla anılan Saray Bosna şehrinin ise merkezi konumunda bulunan bu geniş çarşı Osmanlı çarşılarının tıpa tıp aynısıdır. Bir tarafta İstanbul çarşılarını andıran dükkanlar diğer yandan ihtişamı ile göz kamaştıran cami ve çeşmeler mevcuttur. ‘’Baş çarşının’’ sembolü haline gelmiş olan ‘’Su sebili’’ ise Saray Bosna’nın simgeleri haline gelmiş birkaç örnekten sadece bir tanesidir.

15. yüzyılda Sultan Fatihin dil öğrenip fethini gönül yoluyla gerçekleştirdiği bu topraklar 700 yıla aşkın bir süredir Müslüman kimliğini ve Osmanlı hüviyetini korumaktadır. Hırvat ve Sırplarında bir arada yaşadığı bu ülkede Katolik katedrali bile bulunmaktadır. ‘‘Sacred Heart Cathedral’’ diğer adıyla İsa’nın Kalbi manası taşıyan bu katedral Bosna-Hersek de bulunan Katolik inancına mensup bireyler için önemli bir dini yapıttır. Saray Bosna şehrinin tam ortasından akan ve şehre adeta güzellikler saçan ‘‘Miljacka Nehri’’ ise tarihi olayların öz çocugu konumundadır. Birinci dünya savaşının filizlenmesine olanak sağlayan Avusturya İmparatorluğunun Prensi ‘‘Arşidük Franz Ferdinand '' Sırplı ‘‘Gavrilo Princip’’ tarafından ‘’Miljacja Nehri’nin’’ üzerindeki geçiş köprüsün de öldürülmesine bu nehir şahit olmuştur. Bu suikast aynı zamanda ulus devlet bilincine kapı aralamıştır.

Bosna-Hersek kültürel yapısının yanı sıra tarihi olaylarıyla da balkanlarda kendi nevi şahsına münhasır bir yapıya sahip olan nadide ülkelerden biridir. Bosna’nın diğer önemli simgesi ise ‘‘Neretva Nehri’’ dir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ‘‘Mostar Köprüsü’’ ile bir bütün oluşturan bu nehir Bosna’nın birçok şehrine yarenlik yapmaktadır.Bosna’nın diğer incisi ise Blagaj (Blagay) dır.

Burası Bosna-Hersek'in Hersek-Nevetra Kondonumda, Mostar havzasının güneydoğu bölgesinde yer alan bir kasabadır. Bu bölgede aynı zamanda ‘‘Buna Nehri’’ bulunmaktadır. ‘‘Buna Nehri’nin’’ kaynağının bulunduğu yerde ise ‘‘Blagay Tekkesi’’ diğer adıyla Alperenler Tekkesi bulunmaktadır. Bu tekke tasavvufi gelenekler doğrultusunda inşa edilmiş ve bir çok ilim ve gönül adamının barınmasına olanak sağlamıştır.

1520 yıllarda inşa edilen ‘‘Alperenler Tekkesi’’ Bosna halkı tarafından milli anıt olarak günümüzde kabul görmektedir. Gerek Boşnaklar yani Müslüman Bosnalı halk tarafından gerekse farklı inanç mensupları tarafından ziyaret edilen bu tekke bulunduğu konum ve yer itibariyle gözleri kamaştırıcı güzelliktedir. Otantik dokusunu günümüze kadar korumuş olan bu tekke‘‘Buna Nehri’nin’’ de baş ucundadır. Nehrin ve tekkenin büyülü güzelliği durak noktası olmasına da referans sağlamaktadır.

Poçitel Kalesi ise Bosna’nın bir diğer önemli yapı taşıdır. Neretva nehrinin Bosna-Hersek sınırlarını terkettiği yerin çok yakınında, Mostar’ın 27 km. kadar güneyinde ve Adriyatik denizine 32 km. mesafede ülkenin en güzel ve en romantik tarihî kasabalarından biridir. Poçitel (Počitelj) Osmanlı şehircilik anlayışının en mükemmel temsilcisidir. Kasaba, Adriyatik denizinden Balkanlar’ın içlerine doğru giden ana yola yüksekten bakan, zemini kayalık bir kütlenin üzerinde küçük bir kalenin eteklerinde kurulmuştur. Kale sadece bir kuleden ve etrafı duvarla çevrelenmiş bir avludan oluşmaktadır.[1] Kale ve Türk köyü Bosna-Sırp savaşında ne kadarda Sırplar tarafından hasara uğratılmış olsa da ‘TİKA’ tarafından belli aralıklarla restorasyon çalışmaları ile eski haline uygun şekilde dizayn edilmiştir. Bosna-Hersek nehirleriyle kültürel yapısıyla ve inşa edilmiş tarihi dokusuyla balkan diyarının göz bebeği konumundadır. Bir çok ırkın ve meşrebin bir arada yaşadığı bu diyar adeta açık hava müze statüsündedir. Sırpların özgürlük sembolü olan sönmeyen ateşinden tutunda Müslüman Boşnakların ‘‘Umut Tüneli’’ adı verdikleri savaş dönemindeki umut saçtığı yer bile halen aynı önemi ile yerini korumaktadır. Hülasa bu diyar her olay ve koşulda temeddünün koruya bilmiş bir diyardır.”


[1] KIEL MACHIEL , İslam Ansiklopedisi, TDV, 3. Basım- Ek.3 ,2019

URFASTAR/ÖZEL

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2021, 15:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142