banner227
      Bulutların Raksından sonra dökülen Yağmur damlacıklarının melodisini, bir tabancanın mekanizma (Şak Şak,Tak Tak) sesi bozuyor o perizade geceyi. O gece herkes işine bakıyordu aslında. Yağmur bir canı yaşatmaya çiselerken, Tabanca o canı almaya, Mezarcıda o canın cansız bedenini götürmeye yeminliydi.

       O an kazanan belki  Mezarcı olmuştu . Mezarcının oyunu tutmuştu. O yerde yatan hareketsiz gizemli bedenin yanına gitti. American marka paketten bir cigarasını çıkarttı, derince koklayıp içmeden tekrar yerine koydu. Hafif bir sırıtmadan sonra ‘’Aptal’’ dedi  o yerde yatan hareketsiz bedene.Çünkü tanıyordu onu.Güya tüm zamanlarının biricik Aşkıydı o.Eğildi.!Cansız bedenin elindeki  Su şişesini aldı ve ‘’Aşkımıza’’diyerek şerefe kaldırdı.O gizemli beden, mezarcının  sinsi bağlılığını  sevmişti,mezarcı ise onun güzelim  VATAN’ının hürriyetine göz dikmişti.Mezarcı Su şişesinin son damlasını yudumlamaya çalışırken ağzına bir şey kaçmıştı.Hemen yere tükürdü.Sonra yerdeki o parçayı alıp inceledi.Bir kağıt parçasıydı.Kağıdı alıp açtı.O sinsi gülence sıfatın yerini ağlayan gözyaşı nehri yerini almıştı.

        Kâğıtta şöyle yazıyordu’’ Ruhumu Şeytana Ruhi etmedikçe, Şeytan Ruhuma Rehindir.’’diye yazıyordu.

        O cesetleşen beden birden o an sırıtmaya başlar. Aniden ayağa kalkar. O ayağa kalkınca, diz bağları boşalan mezarcı, hidi hidi diz çökmeye başlar. Titriyordu Annesini bekleyen yavru serçe kuşu gibi. Titredikçe şeytanlaşıyordu. Renkten renge kılıktan kılığa giriyordu. Ve son şeytani bakışlarını o an yağan yağmurun şıp, şıp, şıp, şıp melodisi ile tamamladı. Bir mermiyi bile Ruhu kabul etmemişti.

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk cellâdından ne çıkar mademki yar vardır

Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır…

 

     Sezai abimizin bir dizesini sindire sindire hatırlattırır ona vede onun arkasından giden Vatan haini mezarcılara. Boynundaki tasmasından tutarak, sürükleye sürükleye götürdü birkaç metre uzaklıktaki mezarlığa. Yağmur mazgalını kaldırdı ve fosseptik çukuruna o firavunlaşan cesedini’’Nankör Aptal’’diyerek bırakır ait olduğu yere. Tütün tabakasını çıkarır, Çelikhan tütününden kalınca bir cıgarasını sarar, kurusıkı tabancanın ateşleme mekanizmasıyla tüttürür. Bir nefes çeker, Bin nefes bırakır. Çünkü binlerce nefesin (Şehitlerin) Ruhu şad olmuştur o an…

     Bu asırlık film bitmeyecektir. Sen, Vatan kapma oyunu oynarken, karşınızdaki oyuncuda Laşkoo (Çocuk oyunu)oynayacak değil ya.Tek sıkıntı figüranların rolleri. Filmin başlangıcında ‘’Kimin kalleş kimin kardeş’’ olduğunu çözemiyorsun.Ama şuda bir gerçek ki, filmin sonunda hep iyiler kazanır,Kötülerde çok kötü ölür.

Selam,Saygı ve Hürmetlerimle.

 


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142