banner227

Psikoloğunuzdan önemli açıklama
banner206
Şanlıurfa’da, Fizyo Hayat Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde görev yapan Psikolog Hande Dutar, günümüzde her yedi kişiden birinde görülen sosyal kaygının nasıl kontrol edilebileceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Kaygı, günlük hayatımızda sıklıkla yaşantıladığımız bir duygumuz… Yeni karşılaşılan ortamlar, kişiler herkeste az ya da çok kaygı oluşturabiliyor. Kaygı, kişiye, uyum sağlamaya yönelik performansa geçmesi konusunda yardımcı olur, zorluklar karşısında bireyin zorluğa hazırlanması için motivasyon sağlar, bireyin kararlar alması, alınan kararları uygulaması konusunda istekli olmasını sağlar. Kısaca sosyal kaygı birey için uyumsal ve işlevseldir diyebiliriz.


SOSYAL KAYGIYI AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Psikolog Hande Dutar, bu konuyla ilgili bir araştırma yaparak, kamuoyunun bilgilendirilmesi adına yazılı bir açıklamada bulunarak şunları söyledi;

“Bir uzman rehberliğiyle kişi işlevselliğini yeniden kazanabilir ve kendi duygu, düşünce ve davranışlarının farkındalığı ile yaşamına devam edebilir.

Bir insanla tanışmak, konuşmak, tokalaşmak, düşüncelerini ifade etmek, fikir ayrılığını açıklamak, restoranda sipariş vermek, bir konuşma yapmak, misafir ağırlamak...Sosyal kaygılı kişi, kendince rahatsız edici olay veya durum ile karşı karşıya kalmamak için yapmama, gitmeme, yememe, içmeme, konuşmama...yolunu seçer. Kaçınmalar kişinin sosyal hayatında ve özel hayatında sıkıntılar yaşamasına, hayatında olmak istediği ya da olabileceği durumdan daha geride olmasına sebep olur.


Psikolog Dutar, sosyal kaygılı bireylerin cevabını aradığı ‘’Neleri yaparsam kaygım azalır?’’ sorusunu yanıtlıyor.

Sosyal kaygılı kişi çoğunlukla sonuca odaklanır. Burada düşülen hata, kişinin kendi düşüncelerine ve bedensel belirtilerine odaklanmasıdır. Andan kopuş, sosyal kaygı belirtilerini beraberinde getiriyor. Kişi gerçekte olan bitene değil de düşüncesine yoğunlaştığı için sosyal durumlar karşısında düşüncesini o kadar fazla aklına getiriyor ve düşüncesinin ne anlama geldiği ile ilgili kötü tahminlerini doğrulamaya başlıyor.

Sosyal kaygılı kişi, öncesinde geleceği, olay esnasında kendisini, olay geçtikten sonra da geçmişe odaklanma eğilimindedir. Sürece, yaşantının kendisine ve ana odaklanma, kaygıyı azaltacaktır. Bununla birlikte olasılıklara yer verebilmek, hayattaki tüm olasılıkları kabullenmek! Konuşulacak şeyler unutulabilir, boğazımızın gıcık yapabilir, sunum esnasında veya konuşma esnasında öksürmeye başlayabiliriz, dilimiz sürçebilir, insanların olduğu bir ortamda takılıp düşebiliriz...Önemli olan kalkıp devam edebilmek! Tüm bunların insani yaşantılar olduğunu ve bunları yaşantılama olasılığının da olabileceğini kabul etmek kaygıyı azaltacaktır.

Kendi baş etme gücüne (bilgi ve becerilere) veya bunu kullanabileceğine davranışsal güven!  Bilgi ve becerileri ifade etmeye cesaret edebilmek, deneyimlemek...’’Kötü bir konuşma yapmak sizi kötü bir insan yapar mı? Konuşacağınız şeyi unuttuğunuzda, seyircilerden kaçı bunu fark edecektir? Fark etmeleri durumunda en kötü ne olabilir?’’ bu vb soruları, yaşantıladığınız duruma uyarlayarak kendinize yöneltebilirsiniz.

Kendinizi değil yaptığınızı değerlendirin! Siz değil; belki de davranışınız beğenilmedi veya başarılı olamadı. Bu olasılığa yer verebilmek kaygıyı kontrol edebilmeyi kolaylaştırır. Gerçekçi düşünme pratiği yapın! Çoğunlukla sosyal kaygılı kişinin kendisiyle ve sosyal performansı ile ilgili düşünceleri gerçeği yansıtmaz. Olumsuz olayların hem olasılığı hem kötülük derecesi kişiye olduğundan büyük görünür.  Sosyal kaygılı bireyin dünyaya baktığı gözlüğü; kendisinin yapabildiklerini ve becerilerini küçük gösterirken, dışarının tehlike ve tehditlerini, sosyal onaylanma anlamında olumsuz ve büyük gösterir diyebiliriz.

Psikolojik destek alarak bu sorununu çözme arayışına giren kişiler, kaygı duygularını ve kaygı esnasında oluşan bedensel tepkilerini tanıma, kaygı durumundaki düşüncelerini anlama, kaygıya karşı kaygısını yönetme becerisi geliştirme gibi aşamalardan geçer.”

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142