banner227
             Deniz,Ay,Yıldızlar ve Yakamozlar altında bir Mecnun’i keyfiyet  sarıyor içimi.Bir tek Ay bana sıcak ve arkadaş o gece.Dökmek istediğim gözyaşlarıma o cevap olurmuydu acaba.?  Tabi ki olmayacaktı. Başka şeyler olmalıydı. İçimdekilerini boşaltacak başka şeyler. Ancak o zaman ben ben olacaktım. Dalgalarla boğuşan rüzgâr bir anda o gri ve berduş olan ortamı zifiri ve beyhude ortama çevirmişti. Belli ki oda sarhoştu ve serseriydi o gece. Yâda oda benim gibi dileniyordu belki arsızca. Ben aradığımı nihayet bulmuştum. Meğer canı saklambaç oynamak istiyormuş sevdiğimin. Sobelemiştim onu. Yanıma geldi. Geldiyse de gelmemişti sanki. Çünkü kırılmıştı bana. Sözüm vardı ona yerine getirmemiştim. Bir kaç gün önce ‘’Ay’ın huzurunda, Yıldızların altında, yakamozlarla karışık bir ortamda benimle sevişirmisin ‘’demişti. Evet diyememiştim o zaman. Ama hayırda dememiştim. Lakin kızmış bizimkisi. Bu meşk-ü âlemde herkes haklı nasıl olsa. Kızan kızana. Ah felek ah. Niye ben ulan.?

     Ve kırmadım teklifini kabul ettim bu sefer. Ayın huzurunda, Yıldızların altında Yakamozların içinde sevişmeyi kabul ettim. Çünkü onunla sevişmek nasıl bir şey bende merak etmiştim. Belki saçma gelecekti bana ama artık yeter be dedim ve sevişmeye başladık.

 

Seni sevmek istiyorum,

Seni öpmek istiyorum,

Seni koklamak istiyorum,

Seni çok çok çok istiyorum Aşk’ım.....diyerek başladım Şiir’imle sevişmeye. Hoşuna gitmiş olmalı ki oda benden daha çok istiyordu o anki şehvetli orftamda arz olmaya. Ve serseri mısralar döküyordum ardı sıra kendisine.

 

Denizde sana sarılıp ağlamak istiyorum,

Ağladıkça sana bağlanmak ve kokuna esir olmak.

Ay, Deniz, Yakamoz ve Yıldızlara inat,

Bir sarılmayla onları kıskandırmak…

 

Deniz kenarına açılmış çukura düşen kurbağa gibiyim,

Ne ölüyüm ne de diri…

Her dem seni ansam’da,

Denizin gözyaşlarına sevinecek bir serseriyim …….derken o nesih ve şehvetli  ortamı bir kadının ağlamaklı sesi bozuyor.Ve kendimizi toparlıyoruz .Şiirim suskun ben durgun.Meğerse gerçek aşkımın ruhu gelmişti ruhiler diyarından.Oda çok kıskanç canım.Hemen atlayıp gelmiş.Yakamozların  kucağına oturmuş tir tir titriyordu.Göz yaşları denizden dileniyordu.Bi çare arıyordu.O dökülen gözyaşlarından ‘’gel beni götür buralardan.Ben yaşama inanmıyorum  artık‘’diyordu.Tam benlik olmuştu oda.Yakamozlardan izin alarak  kucağıma aldım.Yıldızlar havai fişek misali sevinçlerini sağa sola kayarak kutladılar o anı.Lakin yakamozlar bizi bırakmadılar.Çok ısrarcılardı.İlla geleceksiniz dediler.Kucak açtılar tekrar.Hadi gelin diye.

-Gidelim mi dedim aşkım.?

-Gidelim aşkım dedi.

        Bir kadını üzmüş ve ağlatmıştım o sıralar. Çünkü Aşk’ına gerillaydım. Çok özgündüm. Tek çare kadının döktüğü gözyaşı deniziydi. Ve o zifiri karanlıktan masmavi bir yolculuğa adım adım sonsuza dek denize doğru yürüdük beraber… Yürüdük, yürüdük, yürüdük.

 

         Giderlerken Mesut ve Bahtiyar’dılar. Çünkü Aşk-i memnunun haykırış sahnesinin piyano melodisini mırıldıyorlardı… ‘’Ve kadın yoksa erkek hiç yoktur ‘’demişti o adam.Bir gün sormuştum ona’’Kadın mı, Şiir mi diye. O kadın demişti’’bana.Kıskanma sırası bende idi. Ah Kadınlar ah. Ben kim miyim? Benim adım Şiir.
Selam,Saygı ve Hürmetle.

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195