banner196
banner186

banner206

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin,  Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla gündem dışı söz alarak bir konuşma yaptı. Türkiye'nin göçmen ve sığınmacılara yönelik çalışmalarını anlatan Yılmaztekin, Türkiye'nin Suriyeli sığınmacıların yanında yer almaya devam edeceğini söyledi.

Milletvekili Yılmaztekin, "Sizlerinde malumunuz olduğu üzere, günümüz dünyasının en önemli sorunlarından birisi göç ve mülteci sorunudur. Birinci ve İkinci dünya savaşlarının yıkıcı etkileri ile başlayarak, son yüzyılda yaşanan her sosyal ve politik hadise göç ve mülteci sorununun katlanarak küresel bir sorun halini almasına neden olmuştur. Özellikle de;dünyanın son 25 yıl boyunca içerisinde bulunduğu toplumsal ve siyasal bunalım, belli bazı coğrafyaların dışında dünyayı yaşanılmaz bir hale getirmiştir. Körfez savaşı, Bosna katliamı, Afganistan ve Irak müdahalesi, Arap Baharı, Suriye iç savaşı, Afrika'da ki yoksulluk ve açlık derken, kendi kaderlerine terk edilen insanlar, bulundukları bölgeleri terk etmeye mecbur kalmışlardır. Suriye özelinde, Ortadoğu genelinde yaşanan trajedi ise, insanlık tarihin en büyük felaketlerinden biri olarak dünyaya çok ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Gerek stratejik konumumuz, gerek tarihi ve kültürel bağlarımız itibariyle bu sorumluluktan en büyük pay tarih boyunca her medeniyete beşiklik etmiş olan bu vatana ve onun evlatlarına nasip olmuştur. Ancak ne yazık ki dünyanın gözünü kapadığı kulağını tıkadığı sırtını döndüğü bu trajediye en gür sesle karşılık veren Türkiye bile kendi içerisinde konuya siyasi bir bütünlük içerisinde yaklaşamamaktadır." Dedi.

Yılmaztekin, ""Öyle ki, Suriyeli Mülteciler konusu Türkiye siyaseti içerisinde, Ak Parti iktidarının mahiyetinde bir sorun olarak kabul edilmeye başlanmış ve 7 Haziran öncesi hepimizin malumu olduğu üzere, iktidarın el değiştirmesi durumunda sığınmacıların Suriye'ye geri gönderileceği TALİHSİZ propagandası defalarca yapılmıştır. Meseleye ulus devlet kafasıyla yaklaşanların tarihi 1923 itibariyle okuyanların, biz sırtımızı döndükten sonra Ortadoğu'nun nasıl talan edildiğini ve bir damla kanın bir damla petrolden daha değersiz telakki edilerek insanların namuslarına nasıl girildiğini göremeyenlerin, bizi anlamalarını ve arkamızda durmalarını elbette beklemiyoruz. Emniyet teşkilatı 171 yıllık, Yargıtay ve Danıştay'ı 148 yıllık olan bir devletin, 93 yıllık bir tarihten ibaret olduğunu zannedenlerle ortak bir paydamızın olacağını zaten düşünmüyoruz. Ancak; biz yinede telkin etmekle, anlatmakla ve anlaşılmayı beklemekle mükellefiz. Biz Suriye'de varız, bundan sonra da olacağız. Biz Irak'ta, Mısır'da, Filistin'de, Tunus,Libya,Cezayir'de, Balkanlar'da, hatta Somali'de ve Afrika'da vardık, yine olacağız.  ''Efendim Suriye'de ne işiniz var'' , ''Ortadoğu bataklığından çekilin'' gibi yaklaşımlar, öteki kulağımızdan çıkmak için bir kulağımıza giremeyecek kadar niteliksiz, derinliksiz ve değersiz yaklaşımlardır. Ortadoğu insanının canı, malı, namusu gasp edilirken kundaktaki bebekler, okuldaki çocuklar, hastanelerdeki insanlar katledilirken dünyanın içerisine düştüğü acziyet, gün gelecek bizim bu kararlılığımız ve bu inancımız karşısında diz çökecektir." Diye söyledi.

Ak Parti Şanlıurfa milletvekili Yılmaztekin, "Artık kendimizi olduğumuz gibi görmenin, son 15 yılda kazandığımız özgüvenin bilincinde olarak tarihsel birikimimize sahip çıkmanın ve yola böyle devam etmenin vakti gelmiştir. Bakınız;Osmanlı'nın çökmesi ile dünyada ki denge mekanizması dağılmış ve insanlık tarihinin en büyük zulümlerine giden yollar 1900'lü yıllardan itibaren açılmaya başlamıştır.  Çünkü;tarihboyunca Osmanlı, gücünü zulmetmek için değil, adaleti sağlamak için kullanmıştır. Bugün;dünya üzerinde gücünü, adalet ve merhamet için kullanacak yegane topluluk yine bu coğrafyadadır ve bu topraklardadır. Suriye'li Muhacir kardeşlerimize karşı sergilediğimiz ev sahipliği bunun bir göstergesi değil midir? Harran'da 31 BİN, Akçakale'de 75 BİN olmak üzere, vekili olduğum Şanlıurfa genelinde 700 BİN Sığınmacıya ev sahipliği yapmak iddia ettiğimiz değerlerin bir  tezahürü değil midir? Vatanlarından koparılan türlü işkencelere maruz kalan ve sırtını bize dayamaktan başka alternatifi olmayan muhacirlerin ve nice mazlumların bizlerden bu kadim medeniyetten beklentisi; sinekleri öldürmemiz değil, bataklığı kurutarak yaşanılır bir hale getirmemizdir. Ben inanıyorum ki, bu Muhacir-Ensar bilinci var oldukça, Türkiye olarak bu sıkıntıların üstesinden gelecek; mazlumun yanında ve zalimin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.  Temennimiz o dur ki, bir daha ki Dünya Mülteciler Gününde dünya daha yaşanılır ve daha adil bir hale gelir." Şeklinde konuştu.

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142