banner196
banner186

Ekrem Gerginci ile özel röportaj
banner206

19 Yıl boyunca hakemlik yaptıktan sonra geçtiğimiz mayıs ayında görevi bırakan ve şuanda Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü olarak görev yapan Ekrem Gerginci’nin anlattığı bir anı, 1990’lı yıllardaki hakemlik görevinin ne kadar zor şartlar altında yürütüldüğünü gösteriyor.1998 Yılında orta hakem olarak ilk kez 3. Lig maçında Cizrespor-Batman Belediyespor maçına çıktığını belirten Gerginci, “O maçta Cizrespor ilk yarıda 1-0 yenik durumdayken, mafya babası gibi bir görüntüsü olan Cizrespor Kulüp Başkanı sahaya geldi ve belindeki silahını bana göstererek, ‘Seni buradan sağ göndermem’ şeklinde tehditler savurdu. Ancak buna rağmen bu başkanı saha dışına çıkarttırarak, karşılaşmayı yönettim” dedi. 

 

RÖPORTAJ: UĞUR BUDAK
Bu haftaki röportajımızın konuğu 2 ay önce Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü olarak atanan Ekrem Gerginci oldu. Daha önceleri hakemlik ve GAP Arena Stadyumu Müdürü olarak görev yaptığı dönemden tanıdığımız genç ve çalışkan kimliğiyle bilinen Ekrem Gerginci ile; özgeçmişini, spora olan merakını, hakemlik yaptığı dönemi, hedeflerini ve benzeri konuları konuştuk.

 

“Hedefim; Urfa’da spor kültürünü oluşturmak”

Merkez Hakem Kurulunun getirmiş olduğu 38 yaş sınırlamasından dolayı geçtiğimiz mayıs ayında

hakemliği bırakan Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Ekrem Gerginci, bundan sonraki hedefinin Şanlıurfa’da spor kültürü oluşturmak olduğunu söyledi. Bu konuda spor adamlarının fikirlerine de başvuracağını vurgulayan Gerginci, “En büyük hedefim; Urfa’daki spor kültürünü oluşturabilmektir, buna gücümüz ne kadar yeter şimdilik bilemiyorum ama çok olumlu adımlarla, spora hizmet etmiş insanları da aramıza alarak onların da desteğiyle Şanlıurfa’ya katkı sağlamak amacındayız” dedi.

 

“Şanlıurfa çok sıkıntılı bir süreçte”

Şanlıurfa’nın hakem camiası olarak çok sıkıntılı bir süreçte olduğunu da belirten Gerginci, “Biran önce Urfa’nın kabuğunu kırıp, mantalitesini değiştirip, fikirlerini, düşünce yapılarını değiştirip bölgeye de, Türkiye’ye de, çağa da ayak uydurulması gerekiyor. Hep kısır bir çekişme var, hep birbirlerinin arkasında konuşma, dedikodu var, ‘Ben olmuyorsam o da olmasın’ fikri var. Bunlar sürekli başarısızlığı getirecektir” dedi.

 

İşte Ekrem Gerginci ile gerçekleştirdiğimiz o röportaj;

Hakemliğe nasıl başladınız, hakemlik merakınız nereden geliyor?

1996 Yılında üniversitede Beden Eğitim ve Spor Öğretmenliği Bölümünde okurken, üniversite bünyesinde açılan bir hakem kursuna katıldım. Bir haftalık kurstan sonra başarılı olduk ve hakemliğe başladım. Daha önce de burada birkaç amatör kulüpte futbol oynuyordum, hakemliğe başladıktan sonra da futbolu bıraktım.

 

Spora merakınız nereden geliyor?

Biliyorsunuz; Futbolu seven insanların hastalığı futbol oynamaktır, benim de öyle bir hastalığım vardı. 10 Yaşında Şanlıurfaspor’un alt yapısında, yaz okullarında sürekli futbol oynuyordum. Daha sonra hakemlik ve üniversite kariyerimi birlikte götürmeye başladım. 1996 Yılı sonunda hakemliğe başladım, 1997 yılında il hakemliğine geçtim, 1998 yılında da klasman hakemliğine terfi ettim. 1998 Yılında birkaç klasman maçına gittikten sonra Süper Lig maçlarında da yardımcı olarak görev aldım. Benim çıkışım çok hızlı oldu. 2998-2003 yılları arasında Süper Lig yardımcı hakemliği kadrosunda görev yaptım, 4 büyükler de dahil olmak üzere birçok Süper Lig maçında görev yaptım. Daha sonra Merkez Hakem Kurulunun bize verdiği böyle bir hak vardı; Süper Lig yardımcı hakemleri isterlerse orta hakem olarak da 2. Lig’den devam edebilirler. Bundan dolayı ben de 2. Lig maçlarında görev alabilmek için müracaat ettim. Üç defa 2. Lig maçına çıktım ve bu maçlarda başarılı olunca B Klasman hakemi olarak 2. Lig maçlarına devam etmeye başladım. Bu süre zarfında 2. Lig’de, PTT 1. Lig’de ve ara ara da Süper Lig’de maçlara gitmeye başladım. Yaklaşık 19 yıl hakemlik yaptım, bunun 18 yılı klasman hakemliğinde geçti.

 

Geçtiğimiz yıl biranda hakemliği bırakma kararı aldınız. Bu neden kaynaklandı?

Geçtiğimiz dönemde Merkez Hakem Kurulu, Ulusal Hakemlikte 38 yaş sınırı getirdi, bu nedenle 38 yaşında hakemliği bırakmak zorunda kaldım. Bu Merkez Hakem Kurulu daha sonra gitti ve başka bir Merkez Hakem Kurulu geldi. Bu kurul da, yaş sınırını 45’e yükselttiler ama ben görevi bırakmıştım, geri dönmedim.

 

Hakemlik nasıl bir meslek, hakem olmak isteyen gençlere ne tür önerileriniz var?

Hakemlik meslek değildir aslında hobi olarak başlanılan bir görevdir, tabi ki maddi getirisi de olan bir uğraştır. Ancak Futbol Federasyonunun bir uygulaması var, 10 tane profesyonel hakem var, bunlar da FIFA hakemlerinden oluşuyor; Sadece bunlar hakemlikten başka bir iş yapmıyorlar, bütün mesailerine bu görevlerine harcıyorlar, diğer geri kalan herkesin bir mesleği var. Hakemlik insana çok büyük değerler katabilen bir uğraştır, ben hiçbir zaman meslek olarak görmedim, mesleğimi her zaman ön planda tuttum. Eğer bu görevi olumlu yönde kullanırsanız hakemlik hayatınız boyunca karşılaştığımız birçok olumsuz durumlar da oldu, bu olumsuz durumlarda başı dik sıyrılabilirseniz, bu sizi çok önemli yerlere getirir. Hakemliğin yaşadığınız şehirde insana çok etkisi vardır, caddelerde, sokaklarda gezerken insanlar bizi hakemliğimizden dolayı tanıyor. Tabi ki iş hayatımızda da Allah’a şükür belli bir noktaya geldik.  Benim hedefim daha üst yerlere gelip bu memlekete spor anlamında kendi branşımda çok önemli katkılar sunabilmek. Her zaman kendimi düşünmedim; İnsanlara spor geçmişimle, tecrübemle bunu Urfa için kullanmayı da düşündüm. Şimdi eski bir hakem olarak, yeni hakem olacak kişilere fayda sağlamayı da düşünüyorum ama burada o konuda pek olumlu bir ortam yok. Bu ortam ne zaman düzelirse, bu ortamın içerisinde yer alır ve yeni yetişecek hakem arkadaşlarımıza destek sağlarım. Şuanda bazı televizyon programlarında da yorumculuk yapıyorum, orada da elimden geldiğince bu çocuklara faydalı olmaya çalışacağım. Şanlıurfa, özellikle hakem camiası ile ilgili çok sıkıntılı bir süreçte, biran önce Urfa’nın kabuğunu kırıp, mantalitesini değiştirip, fikirlerini, düşünce yapılarını değiştirip bölgeye de, Türkiye’ye de, çağa da ayak uydurulması gerekiyor. Hep kısır bir çekişme var, hep birbirlerinin arkasında konuşma, dedikodu var, ‘Ben olmuyorsam o da olmasın’ fikri var. Bunlar sürekli başarısızlığı getirecektir. Ne yazık ki Ekrem Gerginci’den sonra sırada bu adam da hakem olabilecek 2. bir adam yok, buda beni derinden üzüyor.

Ben burada bir birikim sağlamışsam bu birikimi benden sonra gelecek gençlere aktarmam lazımdı ama maalesef burada şartlar bunun için şuanda uygun değil, bundan dolayı da yeni yetişecek gençlere yazık oluyor. Benim şuanda onlara elimden geldiğince yardımcı olabilmektir.

 

Hakemlik görevinizi yürütürken, unutamadığını anlar var mı?

Benim orta hakem olarak çıktığım ilk maç 27.09. 1998 tarihinde Cizrespor-Batman Belediyespor maçıydı.  Cizrespor’un o zaman mafya babası gibi bir başkanı vardı. Batman Belediyespor lider, Cizrespor ise  3. Sıradaydı. O maçta Cizrespor ilk yarıda 1-0 yenik durumdayken o Kulüp Başkanı sahaya geldi ve belindeki silahını bana göstererek; ‘Seni buradan sağ göndermem’ şeklinde tehditler savurdu.  Biz o zamandan beri dirayetli durduk. Ben o adamı ikinci yarıda sahaya almadım. Cizre gibi bir yerde; “Biz bunu yapamayız, onu zapt demiyiz” dediler fakat ben de “O girerse ikinci yarı sahaya çıkmam” dedim. O adamı ikinci yarıda sahaya almadım, 86. Dakikada Cizrespor 1 gol atarak beraberliği yakaladı. O adam bir baktım ki tel örgünün bir tarafını keserek, saha içerisinde girmiş, son 4-5 dakikada onu bir daha dışarıya çıkarttım ve maçı öyle yönettik. Bu unutamadığım anılarımdan birisiydi. Ayrıca 2. Lig’de ilk benim canlı yayın maçım yine 1998 yılında Vanspor-Çaykur Rizespor karşılaşmasıydı. Maçın hakemine 89. Dakikada Vanspor’da Mevlüt’ün sarı kartı vardı, ikinci sarı karttan oyundan atılması gerekiyordu ama orta hakem bunu unuttu. Bende yardımcı hakemdim, tabi o zaman bizim kulaklarımız falan yoktu, ful seyirci vardı, sesim de hakeme gitmiyordu; Sahaya doğru koşarak hakemin yanına gidip, o oyuncunun ikinci sarı kartı gördüğünü ve kırmızı kartla oyun dışına atılması gerektiğini söyledim. Bunun üzerine hem kendimi o maçta kurtardım hem de hakemi kurtardım. Eğer biz o oyuncuyu ihraç etmiş olmasaydık o maç kural hatasından dolayı tekrar edilirdi. Böyle bir anım da var.

 

Bir süre önce Kasımpaşa- Çaykur Rizespor karşılaşmasında verdiği hatalı karar nedeniyle canlı yayında özür dileyen Deniz Çoban, daha sonra gözyaşları içinde görevinden istifa etmişti. Siz bunu nasıl karşılıyorsunuz?

Hakemlerin artık kabuğunu yırtması gerektiğini düşünüyorum. Bana göre Deniz Çoban çok güzel bir davranış sergiledi. Bir takım için hata yapsaydı ve özür dilemiş olsaydı belki bir ihtimal derdik ki; Bunu yapmamış olması lazımdı ama iki takım için de yapmış olduğu hatalardan dolayı çıkıp özür dilemesi bence çok olumlu bir davranıştı. Türk futbolunun da artık bu tarz şeylere de prim tanıması lazım.

 

GAP Arena Stadyumu Müdürlüğü görevinde bulundunuz, bu görevdeyken yaptığınız başarılı çalışmalarla Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü görevine getirildiniz. Bundan sonra ne yapmayı amaçlıyorsunuz?

GAP Arena Stadyumu bizim görev aldığımız dönemde kapalıydı, stadın inşaatı bitmesine rağmen atıl bir durumdaydı. 7 Yıl içerisinde stadı iyi bir yere getirdik. GAP Arena’yı Türkiye’nin sayılı ilk 10 stadı arasına soktuk. Bana göre bu önemli bir çalışmaydı, tabi ki bunu tek başıma yapmadım o dönem İl Müdürlüğü görevini yapan Sayın Hakan Altuğ’un da çok büyük destekleri oldu. Daha sonra Gençlik merkezinde 1 yıllık bir çalışmam oldu, şimdi de büyüklerimiz bize uygun gördü ve Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü olarak 2 aydır göreve başladım. Bana göre bu görev bir vebali de beraberinde getirdi. Çünkü ben futbolun içinden, sporun içinden bu memlekette yetişmiş bir insanım. Hem futbol oynamak münasebetiyle hem burada amatör kulüplerle olan ilişkilerim münasebetiyle hem de profesyonel anlamda hakemlik kariyerimin önemsenecek durumda olması münasebetiyle burada spor yapan insanlara, kulüplere, çocuklara çok önemli katkılar sağlamam gerektiğini kendime bir görev olarak sayıyorum. Geçmişte gerek hakemlikten, gerek futboldan, gerek stadyumun inşaatı ve düzenlenmesi döneminde kazanmış olduğum tecrübeleri eğer bu memleketin çocuklarına, sporuna veremeyecek olursak benim için çok büyük bir başarısızlıktır diye düşünüyorum. Şimdiki en büyük hedefim; Urfa’daki spor kültürünü oluşturabilmektir, buna gücümüz ne kadar yeter şimdilik bilemiyorum ama çok olumlu adımlarla, spora hizmet etmiş insanları da aramıza alarak onların da desteğiyle Şanlıurfa’ya katkı sağlamak amacındayız.

 

Şanlıurfa’da sporu nasıl görüyorsunuz, spor anlamında nasıl bir seviyedeyiz?

Şanlıurfa, Türkiye’de en fazla genç nüfusa sahip bir kenttir. Şanlıurfa’nın nüfus artışı ile Yunanistan’ın nüfus artışı eşit seviyede ilerliyor. Bu genç nüfus, ileride doğru değerlendirilemezse, doğru yere kanalize edilemezse maalesef olumsuz olaylarla karşılaşma çok yüksek olur. Özellikle bürokratların bu konu üzerine ciddi çalışmaları yapması gerektiğini düşünüyorum. Genç nüfusu kullanabilecek en etkili yol da spordur. Bizde, Urfa sporunun gelişmesi anlamında sporu çok önemli yerlere getirmemiz gerekiyor. Gençlerimizi spora çekebilirsek Urfa’nın bu konudaki geleceği daha parlaktır diye düşünüyorum, genç nüfus bizim için çok önemlidir.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Burada sadece spor anlamında değil, bu genç nüfus önünüzde çok büyük bir tehlike olarak da duruyor olabilir. Eğer bunu doğru kullanabilirsek Şanlıurfa’nın gelecekte çok önemli yerlere getirebilecek bir nüfus olarak da görünüyor olabilir, bunu çok iyi olarak kullanmak lazım. Çok önemli bir zamandayız, bu zamanı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü olarak, sporun gelişmesine katkı sağlayacak herkese her zaman kampım açıktır, elimden ne geliyorsa da destek vermeye her zaman hazırım.

 

Sayın Müdürüm, zamanınızı ayırdığınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Biz sizlere teşekkür ederiz.

 

Ekrem Gerginci kimdir?

1977 Yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelen Ekrem Gerginci, ilk okulu Cengiz Topel’de, orta okulu  Merkez Orta Okulunda, lise eğitimini ise Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi’nde gördü. 1995-1999 Yılları arasında da Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünü tamamlayan Gerginci, daha sonra özel sektörde yöneticilik görevlerinde bulundu. 2007 Yılında İstanbul Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğüne memur olarak atanan Gerginci, 2 yıl sonra Şanlıurfa Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğünde göreve başladı. 19 Yıl boyunca Süper Lig de dahil olmak üzere birçok maçta hakemlik görevinde bulunan Gerginci, GAP Arena Stadyumu Müdürlüğü görevini de yürüttü. Şuanda Haliliye Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü olarak görev yapan Gerginci, evli ve 2 çocuk babasıdır.

 

 

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Metin demir 1 yıl önce

Başarılar Ekrem Bey, çalışmalarınızdan dolayı teşekkür eder, başarılar dilerim.

Misafir Avatar
Fatma 1 yıl önce

Müdürün sizleri daha iyi yerlerde görmek istiyoruz

Misafir Avatar
Yunus Emre 1 yıl önce

Yakışır

banner195

banner142