TÜRKİYE’DE SOL PARTİNİN DOĞUŞU

Gerek demokrasinin gerekse cumhuriyetin sistematik olarak hayata geçirilebilmesi adına partilerin kurulması elzem bir harekettir, her demokrasiyi ve cumhuriyeti savunan devlet adına ise bu kuşkusuz var olması gereken bir ilkedir. Cumhuriyetin ilanından sonra ise bu ilke doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bir çok parti kurma teşebbüsünde bulunmuştur. Türkiye’nin siyasi tarihinde ise ilk olarak sol parti ‘‘18 Ekim 1920’de kurulmuştur.’’[1] Mustafa Kemal Paşa’nın emri ve onayı doğrultusunda kurulan bu komünist parti Türkiye’nin siyasi tarihinde bir çok sol partinin kurulmasına da aynı zamanda sebep olacak bir eylemdir. Lakin dönemin koşulları ve şartlarına bakacak olursak Mustafa Kemal Paşa’nın komünist bir yapının oluşmasına izin vermesindeki ana gayeyi anlamış oluruz. Komünist partinin kurulmasındaki ana gaye tam olarak da Rusya’nın siyasi ve askeri gücünü arkalarına almaktır. Dünya savaşından yeni çıkmış bir devletin yalnız kalması bir çok sebepten ötürü hiçte iyi koşullar sağlamamaktaydı.

1920’de kurulan Türkiye Cumhuriyetinin ilk komünist partisi bünyesinde Celal Bayar, Tevfik Rüştü Aras, Mahmut Esat Bozkurt, Refik Koraltan gibi isimlerde üye olarak bulunmaktaydı. Partinin Yayın organı olarak da Yeni Gün gazetesi çıkartılmış idi. Sistematik olarak parti faaliyete geçmiş olsa da açıldığından yaklaşık üç ay sonra kapatılmak zorunda kalmış idi. Sol eğilimli yapıları bir arada tutmakta bu şekilde faaliyette geçirilmeden son bulmuştu. Partinin kurulması ve son bulması uzun sürmese de Türkiye’nin siyasi hayatında büyük yapıların ve eylemlerin doğuşuna referans olma niteliğinde önemli bir palazlanmaydı.

1946’da Sol Partinin Cereyan Edişi

Cumhuriyet tarihi’nin ilk sol parti girişimden sonra siyasi partiler tarihinde 1946 yılı Türkiye cumhuriyetinin partiler dönemi olarak kabul görmektedir. Milli şef döneminde Milli şefin ‘‘Vatandaşlardan sınıf menfaati üzerine cemiyet ve parti kurmak isteyenlere kanun yoluyla mani olmayacağız.’’[2] Beyanatı Türkiye Cumhuriyetinde sol partilerin zuhur edişine bir kapı niteliğindeydi. Milli şefin bu sözleri dönemsel geçişin getirisi olduğu kadarda aynı zamanda parti kurmaları gerektiği hususunda bir dayatma niteliğindedir.

Çok partili hayata geçiş için her görüş ve düşünceye imkan ve fırsat verilmesi Cumhuriyetin ana ilkeleri doğrultusunda gereklidir. Bunun yanı sıra ülke içerisinde sol eğilimli partilerin karşılık bulmasının ise bunun dayanağı olarak görülmesi ve var olan yapıların farkına varılması ‘‘Milli Şefi’’ bu beyanata zorlamıştır. Bu beyanattan sonra ülke içerisinde siyasi yapıda ve iklimde art arda değişiklik görünmeye başlanmıştır. Görünen bu değişmeler böylelikle radikal sol partilerin önündeki engelin kalkmasına ve birlikte peş peşe partilerin kurulmasına dayanak olmuştur.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, çok partili siyasi dönemin ilk girişimlerinden birisidir. 24 Mayıs 1946 tarihinde Sabit Şevki Şeren, Hüseyin Türkgeldi, Hasan Yaşatürk, Fehmi Ünal, Orhan Taner ve Orhan Arıburnu tarafından İstanbul’da kurulmuştur.[3] TSİP aynı zaman 20 Haziran 1946’da Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi'nin (TSEKP) kuruluşuna kaynak olmuştur. Vatan Partisi ise 1920 senesinde kurulup 1952 senesinde dağılışa uğrayan Türkiye Komünist Partisi'nin üyeleri tarafından Hikmet Kıvılcımlı önderliğinde 22 Ekim 1954 tarihinde kurulmuş, Türkiye Komünist Partisi'nin teorik misyonunu sahiplenmiş komünist bir partidir. Kurulmuş olunan bu partilerin ana çıkış kökeni Türkiye Komünist Partisi olduğu ise tüzükleriyle birlikte aşikardır. Bu sol eğilimli partilerin sadece fikirsel değil eylemsel olarak da varlıkları ülke genelinde his edilmiştir. Vatan Partisinin kurucusu ve aynı zamanda genel başkanı Ahmet Cansızoğlu bir ay kadar görev yaptıktan sonra 11 Kasım 1954'te yapılan ilk genel kurulda genel başkanlığa oybirliği ile Hikmet Kıvılcımlı seçilmiştir. Partinin kapatıldığı 30 Aralık 1957 tarihine kadar bu görevi sürdürmüştür.

1960’ların sonunda ise Türkiye İşçi Partisi kurulma aşamasına girmiştir. Sol partilerin birbirleri ile kuruş olmadıkları birliktelik yüzünden farklı dönemlerde farklı yapılarla bir çatı altında toplanma girişimi hiçte uzun soluklu olmadığı siyasi tarih alanında aşikar görünmektedir. Üstelik kendi aralarında uzun soluklu birliktelik kurmayan ‘Sol Eğilimli Partiler’ ancak kargaşa ve politik eylemlerinde ötesine gidememiştir. Ama içlerinde en önemlisi ve en etkilisi olan ‘TİP’ dir. Türkiye siyasi tarihi adına önem arz etmektedir. Türkiye İşçi Partisi 1961 yılında Türkiye'de kurulan siyasi bir partidir. TBMM'ye radikal sol milletvekili seçtirebilen ilk sosyalist parti niteliği taşımaktadır. Ama radikal oluşu onunda sonunu getirmiştir. Üniversitelerde ve sosyal tabakalarda kargaşaya ve eylemlere sebep olması Türkiye siyasi tarihine damgasını vurmuştur. Demokrasiyi ilke edinen bir yönetim mekanizmasına karşı demokratik yollar haricinde her türlü yolu deneyen bir güruh çok değil kısa bir sürede darbenin dogmasına öncülük etmiştir. TİP bu sebeplerden ötürü darbe ile birlikte 1971 ve 1980 sonrasında kapatılmıştır. Daha sonra 1988 yılında TKP ile birleşmiştir. Meclise girebilen ve kürsü sahibi olan ilk partidir. Partinin 27 yıllık serüveni bakılacak olunursa, ülkenin siyasi arenasında etki oluşturan ama hiçbir durum ve koşulda muktedir olamayan bir görüşün destekleyici olması hasebiyle ülke çapında bir yer edinmediğini görmemiz mümkündür.

Dipnot: Yazılarımda beyan etmiş olduğum ifadeler sadece yapmış olduğum araştırmalar neticesinde ele almış olduğum konu hakkındaki düşüncelerimdir. Siyasi bir görüş veyahut bir tarafgirlik içermemektedir.


[1] "TBMM Siyasi partiler". 1 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Temmuz 2015.

[2] "İsmet İnönü'nün Konuşması, 10 Mayıs 1946 CHP Olağanüstü Kurultayı (Cumhuriyet Gazetesi, 11.05.1946)".

[3] Siyasi Partiler (1859 – 2007), Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı, TBMM

YORUM EKLE

banner195

banner142