Şahin Cilo BAE’ye nasıl gitti?

Şahin Cilo BAE’ye nasıl gitti?
banner206

23 Ekim Çarşamba günü Rusya Savunma Bakanı, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) sözde askeri lideri Mazlum Abdi ile görüştüğünü aşağıdaki fotoğraf ile ilan etti. Konu kuzey Suriye’de yaşanan gelişmeler ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu bölgede PKK’ya karşı yürüttüğü askeri operasyondu.
Suriye’deki mahlası Mazlum Abdi Kobani. Rusya, ABD ve daha nice Batı ülkeleri kendisini Suriye’de sözde Kürt muhalefet hareketinin askeri kanadının başı olarak görüyor. Oysa ki bu şahıs, Türkiye Cumhuriyeti kayıtlarındaki haliyle ülkemizde onlarca sivilin can kaybına neden olan terör örgütü PKK’nın kanlı eylemlerinin faili ve planlayıcısı Şahin Cilo’dan başkası değildi.
Rus komutanların Kobani ile yaptıkları video konferans esnasında bağlantı kalitesi  nedeniyle görüntü gidip geliyordu.

Aradan henüz bir ay geçmişti. 18 Kasım’da Celal Talabani’nin kurmuş olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi’nin (KYB) Terörle Mücadele Güçleri şefi Lahur Talabani soluğu Haseke’de almıştı. Lahur, Celal Talabani’nin yeğeniydi. Üç günlük ziyareti sırasında Haseke ve Kamışlı’yı ziyaret eden Lahur Talabani, Şahin Cilo ile Barış Pınarı operasyonuna ve bölgedeki duruma dair değerlendirmelerde bulundu.

“Sen artık uluslararası basına çıkıyorsun, liderlerle konuşuyorsun. Elinde güzel bir bilgisayar olsun” diyerek Apple marka bir dizüstü bilgisayar dahi hediye etmişti Cilo’ya.

Üç gün süren ziyaretin sonunda yakında görüşmek üzere vedalaşıldı. Lahur Talabani KYB’nin istihbarat birimi olan Zenyari’nin başkanıydı ne de olsa. Kendi zırhlı aracıyla gelmişti ta Süleymaniye’den Haseke’ye kadar. Aynı karayolunu geri döndü.

Ortadoğu’da zaman hızlı akar, mekansa ayağının altından çabucak kayar.

Takvimler 28 Kasım’ı gösterdiğinde Lahur’un adamları aynı araçla Cilo’yu Suriye-IKBY sınırından aldılar. İlk istikamet Kerkük üzerinden Süleymaniye oldu. Normalde Sincar üzerinden gitmek daha kolay olsa da TSK’nın İHA’larına yakalanılabilirdi. Bunu ne Lahur, ne de kendisi isterdi.

Şahin Cilo, KYB’nin başkenti olarak bilinen Süleymaniye’de bir gece konakladı, uzun zamandır yüz yüze görüşmediği PKK yetkilileriyle hasret giderdi.

Ertesi gün ise Bağdat’a vardı. 29 Kasım Cuma günü bir mucize oldu. Hayatı boyunca ne Suriye’den ne de başka bir ülkeden kimliği, vatandaşlığı olmuştu Şahin Cilo’nun. Ama Bağdat Havalimanı’ndan Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti olan Abu Dhabi’ye uçabildi. Ne bir pasaportu, ne nüfus kağıdı vardı. 

Ayağının tozuyla hem BAE hem de Suudi yetkilileri ile görüşen Cilo burada dört gün misafir edildi. İyi ağırlanmıştı. Hatta bir gün boyunca özel bir hastanede tepeden tırnağa sağlık kontrolünden geçirildi. Ne de olsa BAE ve Suudi Arabistan’a, ABD’ye, Rusya’ya lazımdı.

Dördüncü günün sonunda cebinde yüklü miktar nakit parayla Bağdat’a geri uçtu. Lahur’un zırhlı aracıyla Süleymaniye, sonra Kerkük üzerinden Suriye sınırına geldi. Haseke’deki evinde başını yastığına koydu. Muhtemelen yaşadıklarına kendi dahi inanamadı. Gerçek bir ‘Amerikan Rüyasıydı.’

Cilo’nun bu konforlu seyahati Aralık ayı başında medyaya yansımıştı…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142