15 TEMMUZ İHANETİ

Bir gecede bin yıllık destan...

Bir darbe girişimi ki, alçakça, haince, acımasız ve fitnenin en büyüğüyle...

15 Temmuz 2016

Onca kutsal değer ve inançları istismar, iftira ve kumpasların ardından, hain darbe kalkışmasıyla birlikte FETÖ'nün bütün foyasının açıkça ortaya çıktığı tarih.

Aradan 10 yıl geçmiş olmasına rağmen o gecenin karanlığı, dehşeti, acımasızlığı, kalleşliği, yaşanan acılar ve milletimizin kahramanlık ve fedakarlığıyla verilen mücadele hala ilk günkü gibi taze...

Tarihimizin en ağır ve büyük fitne ve ihanetine karşı emsali görülmemiş bir mücadele...

Devletin kılcal damarlarına kadar sızan FETÖ, millete, inancına, iradesine, birlik ve beraberliğine hedef gözetmeksizin silah doğrulttu.

Darbe girişimi tüm yurtta 17 Temmuz 2016 günü saat:16.00'da, 22 saatte kontrol altına alındı. İçimizdeki yılanlara hak ettikleri cevap verilmiş oldu.

81 ilde salalar okunurken halk sokaklara çıkarak, tepki göstermeye başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan saat 00.26'da darbe girişimine tepki göstererek, halkı meydanlara davet etti. Ülkesini seven milyonlarca insan hiç düşünmeden sokaklara aktı. O gece insanlar tek bir ortak noktada buluştu, "ülkeye sahip çıkmak."

Sala veren müezzini döven,

bankamatik kuyrukları oluşturan,

ordu nihayet görevini yapıyor diyen, evlerinizden çıkmayın çağrısı yapan,

bu bir tiyatro diye martaval okuyan,

elde kahve, ayakta terlikle darbe girişimini TV'den seyredenler, kimi bilindik kitleden ordu başa gelsin diye evinden çıkmayanlar,

FETÖ’nün borazanlığını yapanlar....

Sahiden kimdi bunlar? Bugün yine devlet aleyhtarı bir faaliyet olsa eminim ki aynı zihniyet başrol oynamaya hazır olacaktır.

Bunların yanında, baba oğul birlikte şehit olanlar, Tankları engellemek için önüne yatanlar, havuz sularında abdestsiz ölmeyelim diye abdest alanlar, kurşunların üzerine cesaretle gidenler, “İnsan bir kere ölür adam gibi ölür” diyerek ölüme meydan okuyanlar, meydanları dolduran nice yiğit kadın erkek, genç yaşlı vardı. Hepsi de bu emsalsiz destanın kahramanı oldular. Darbenin önemli bir dönüm noktası da; Asb.Ömer Halisdemir'in darbeci general Semih Terzi'yi vurması ve ardından şehit olmasıydı.

Darbe girişimi sırasında tanklar, savaş uçakları ve helikopterlerle

"Ezin, yakın, bombalayın, vurun, imha edin, taviz yok vb." diyerek acımasızca, kanlı ve kudurarak, vahşetle insanımıza ve önemli tesislere saldırdılar. 251 vatan evladı şehit oldu, 2700'den fazlası yaralandı...

TBMM, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Gölbaşı Özel Harekat Merkezi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresi savaş uçaklarıyla vuruldu. Tanklar sokaklara indi.

Hainler, durumun kontrolden çıkması halinde, kalabalıklar, Emniyet, İtfaiye ve medya araçlarının şiddetle ve acilen bombalanarak etkisiz hale getirilmesini istediler.

Kendi milletine ateş eden, milletin emaneti savaş aracı helikopterle Yunanistan'a sığınanlar Türk askeri olamaz, ancak asker kılığına girmiş teroristler olabilirdi.

Darbeciler, darbe ve sonrasını ayrıntılı planlamış, başarılı olsalardı, görevlendirecekleri hakim ve savcılarla milli iradenin yanında olanları acımasızca cezalandıracaklardı.

Ancak darbecilerin hesap edemediği milletin inanç ve iradesine sahip çıkma kararlılığı vardı.

Bu darbe girişiminin bastırılmasıyla, ihanet şebekesinin maskesi düşmüş, Yüce Türk milletinin kendine olan güveni, inancı pekişmiş, daha büyük işleri de başarabilme duygusu yükselmiştir.Türk milleti kendinde daha büyük işler yapma gücünü ve kudretini bulacaktır.

Darbe girişiminde bulunan örgütün süratle bertaraf edilmesi için OHAL ilan edildi. Mücadele günümüzde de devam ediyor.

Pişman olmuş FETÖ’cü yoktur. Yaptıklarını unutmadık, unutmayacağız.

Zira unuttuğumuz yerden sokabilecek alçak sinsi bir yılan türü ve sahipleriyle karşı karşıyayız.

Örgüt eski yöntemlerle hareket etmiyor. daha sessiz, daha dikkatli ve farklı yöntemler kullanıyor.

Bugün ilçe ve şehirlerimizde yaşanan büyük yolsuzluk ve rüşvet olayları da FETÖ'nün güce ulaşmada kullandığı değişen yöntemleri olarak değerlendirilebilir.

Geçen 10 yılda FETÖ ile mücadelede önemli mesafeler alındı, özellikle kamu kurumlarındaki yapılanmalarına ve finans kaynaklarına darbeler vuruldu. onbinlerce kişi hakkında adli ve idari işlemler yapıldı.

FETÖ tehdidinin tamamen bittiğini söylemek hayal olur.

FETÖ, amacına ulaşmak için kural tanımayan, ahlakî, vicdanî, hukukî, dinî ve insanî kavramları çıkarlarına uygun şekilde kullanabilen, siyaset yelpazesindeki her görüşün aktörlerinin kılığına rahatlıkla girebilen bir şebekedir. FETÖ ve terör örgütleriyle mücadeleyi sekteye uğratmak isteyen işbirlikçi devlet düşmanları ve hainlerle rahatlıkla işbirliği ve koordinasyona geçebilmektedirler.

Bugün yürütülen soruşturmalarda örgütün farklı yöntemlerle varlığını sürdürmeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. Kripto yapılanmalar, yurt dışı bağlantıları ve gizli organizasyonlar ın varlığı inkar edilemez bir gerçektir.

FETÖ’nün olduğu yerde para, menfaat, güç unsurları ve fitne mevcuttur.

15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.

Allah bu millete bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun.