BİR KÖTÜLÜK, BİN İYİLİĞİN ÖNÜNÜ KESER

MERHAMET HIRSIZLIĞI

Minareyi çalan kılıfına uydurur misali, suçluları körü körüne savunmak için öyle gerekçeler ileri sürülüyor ki...

"Minareyi yapmasalardı."

"Minareyi böyle büyük yapmasalardı."

"Minareyi kilitle emniyete alsalardı."

"Minareyi gizleselerdi."

"Kılıfı üretmeselerdi."

"Filanca da çaldı."

"Karşıdaki caminin de minaresi çalındı ne var ki bunda.."

Tilkiyi kümese bekçi yapmışlar, ne ücret istersin? demişler. Tilki "ücret istemem, ben dava adamıyım, 'İzmir'in dağlarında çiçekler açaaaar.'..."

Kurtla koyun çalan, afiyetle yiyen, sonra da ağıt yakarak, çobanla birlikte koyun arayanların misali...

Çölde devesiyle yolculuk yapan bir bedevi, çölde güçlükle hareket eden, susuzluktan ölmek üzere olan bir adama rastlar. Adam, Allah rızası için diyerek su ister. Bedevi hemen devesinden iner ve suyunu verir.

Suyu içen adam birden bedeviyi iter, deveye atladığı gibi uzaklaşmaya başlar. Bedevi arkasından seslenir:

“Tamam, deveyi çalıyorsun; buna bir şey demiyorum. Ama senden bir ricam var: Sakın bu olayı kimseye anlatma.”

Bu söz karşısında hırsız şaşırır. “Neden?” diye sorar.

Bedevi şu cevabı verir:

“Eğer bunu anlatırsan, bu söz dilden dile yayılır. İnsanlar çölde yardıma muhtaç birini gördüklerinde artık durup yardım etmeye cesaret edemezler.”

Demek ki, bir kötülük nice iyiliğin önünü kesebilir, insanların kalbindeki merhameti söndürürmüş.

Haluk Levent kendi kumarbazlığı ve dolandırıcı karakteri uğruna milletin merhamet duygusunu adeta bombalamıştır.

Bir kısım sanat sepet tayfası ve medyanın (BabalaTv. vb.) gazı ve "Kızılay çadır sattı..." diyerek acımasızca ve gaddarca planlanmış bir algı operasyonuyla yardımlar Ahbap derneğine yönlendirilmiştir.

Böylesine sinsi ve acımasız plan ancak şeytanın ve azılı dolandırıcıların tezgahı olabilirdi.

Bir kısım vatandaşın muhalefet etme adına AHBAP'a yardım etmesi sadece yardım değil, iktidara olan aleyhtarlık da devlet aleyhtarlığına dönüşüyordu.

İktidarı itibarsızlaştırmak, zayıflatmak, iktidar karşıtlarının güç kazanmasını sağlamak amacıyla halk devlet düşmanı haline getirilerek devletin altının oyulması normalleştirilmiş hatta teşvik edilmiştir.

Dün böyleydiler, bugün de!

Halkın bir bölümü, meydana çıkartılan tüm olumsuzluk, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarını saçma sapan gerekçelerle savunur hale getirilmiştir.

Devlete rağmen, devlet kurumlarına paralel bir yapı hatta rakip olmanın verdiği zarar, tam da Haluk Levent ve FETÖ'nün verdiği zararın ta kendisidir.

Ahbap, deprem yardımı, FETÖ ise

kuyu açmak, himmet, kurban bahanesiyle insanların merhamet duygularını istismar ederek büyük bir ihanetin öncüleri olmuşlardır.

Devlet ebet müddettir, babadır. Zayıflığı veya yokluğu insanca yaşamayla doğru orantılıdır. Çeşitli bahanelerle devlete rağmen paralel yapıları devlete rakip olsun diye AHBAP-ÇAVUŞ ilişkileri bilerek veya bilmeyerek, destekleyip insanların kalbindeki merhametin söndürülmesine müsade etmeyelim, fırsat vermeyelim...