Soylu Peker kavgasında Erdoğan ayrıntısı...

Soylu Peker kavgasında Erdoğan ayrıntısı...
banner206

Bugünkü köşe yazısında son dönemdeki gelişmeleri değerlendiren Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, "Yeni sürecin sonucunu Erdoğan ve Bahçeli’nin tavrı belirleyecek. Bir de milletin feraseti." dedi.

Abdülkadir Selvi'nin bugünkü köşe yazısı şöyle;

Türkiye’ye yönelik operasyonun adını MHP Lideri Devlet Bahçeli koydu.

“Herkesi uyarıyorum, hedef Türkiye’mizdir” dedi.

Geçmişte FETÖ’nün kaset operasyonlarına maruz kalmış bir partinin lideri olarak Bahçeli, operasyonların hedefinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.

“Milletin hür iradesiyle ve tertemiz oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi deforme etmek için faal halde olanlara alimallah, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir” diye konuştu.

ZEHİRLİ YILAN

Bugün de AK Parti grubunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, video operasyonlarının hedefi konusunda bir perspektif vermesi bekleniyor. Erdoğan daha önce, “Terör örgütleri gibi suç çeteleri de zehirli bir yılan gibidir. Onlarla aynı çuvala girerseniz daha sonra başınıza geleceklere rıza göstermiş olursunuz” uyarısında bulunmuştu.

İKİ LİDER

Yeni süreçte herkes eteklerindeki taşı döktü. Ama henüz Erdoğan konuşmadı. Kimse merak etmesin. Erdoğan bitti demeden bu iş bitmez. Yeni sürecin sonucunu Erdoğan ve Bahçeli’nin tavrı belirleyecek. Bir de milletin feraseti.

HEDEF KİM?

Bahçeli ve Erdoğan’ın açıklamaları, sis bulutu dağıldıkça meselenin Soylu meselesi değil Türkiye meselesi olduğunu, hedefin Soylu değil, Erdoğan olduğunu daha iyi bir şekilde açıklıyor.

AK PARTİ YOKTU

Amaç Türkiye’yi 90’lı yıllara çevirmek.

O nedenle de örnekleri 90’lı yılların aktörleri içinden veriyorlar.

Mehmet Ağar’dan, Korkut Eken’den.

Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastından.

Tamam da o dönemlerde AK Parti yoktu.

FOTOMONTAJLA OPERASYON

O gün çeteler düzeninin aktörleri, kirli siyasetin uzantıları, bugün fotomontaj yöntemiyle AK Parti’yi de o fotoğrafın içine yerleştirmeye çalışıyorlar.

ECEVİT DE DUVARA İŞARET ETMİŞTİ

Hani deniliyor ya, “Çekin o tuğlayı, duvar yıkılsın” diye.

Yürekten katılıyorum, çekin tuğlayı yıkılsın o duvar.

“Duvar” sözünü Güldal Mumcu’ya, Uğur Mumcu suikastının aydınlatılması için görüştüğü İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın söylediği iddia edilmişti.

GÜLDAL MUMCU’NUN KİTABINDAN

Mehmet Ağar sonradan yalanladı ama Güldal Mumcu, Ağar’la aralarında geçen diyaloğu kitabında aktarmıştı.

Güldal Mumcu: “Karşımıza sürekli engeller çıkarılıyor. Bir duvar örülüyor sanki.”

Mehmet Ağar: “Evet Güldal, bir duvar örülüyor.”

Güldal Mumcu: “O zaman bir tuğla çekin duvar yıkılsın.”

Mehmet Ağar: “Çekemem.”

ECEVİT’İN KARŞISINA ÇIKAN DUVAR

Bir duvar yazısı da ben yazmıştım.

Ecevit’le aramızda geçen bir duvar diyaloğunu, ‘İçimizdeki Gladio İle Yüzleşmek’ kitabımda aktarmıştım.

Ecevit’le Oran Sitesi’ndeki evinde röportaj yapıyordum. Ecevit’e, “Taksim olaylarından ve İzmir suikastından sonra iki kez başbakan oldunuz. Size yönelik suikastları neden aydınlatamadınız?” diye sormuştum.

DUVARI AŞAMADIK

Ecevit, “Sayın Selvi aydınlatmak için çaba göstermez miyim. Tabii ki uğraştım. Gittik, gittik. Bir yere kadar geldik, ama oradan sonra ilerleyemedik” demişti. “Neden?” diye sorduğumda ise, “Önümüze bir duvar çıktı. Duvarı aşamadık” karşılığını vermişti.

ÇİĞLİ SUİKASTI

Ecevit, 29 Mayıs 1977’de İzmir Çiğli Havalimanı’nda bir suikast girişimine maruz kalmıştı. Ecevit’e sıkılan kurşun Mehmet İsvan’a isabet etmişti. İlginç olanı kurşun çekirdeğinde o zamana kadar varlığı bilinmeyen zehirli ve kimyasal maddeler tespit edilmişti.

ADINI ECEVİT KOYMUŞTU

Ecevit bir türlü o duvarı aşamamıştı ama başbakan olarak, duvarın adını koymuştu. “Biz bunu 1977’de açıklamıştık. Tabii Gladio adıyla değil, kontrgerilla adıyla değil, resmi adıyla açıklamıştık” dediği yapılanmayı kast ediyorum.

ECEVİT’İN TÜYLERİNİ DİKEN DİKEN EDEN OLAY

Ecevit’in yıllar sonra, “Hasan Esat Işık’la brifingi dinlerken tüylerimiz diken diken olmuştu” dediği yapılanmanın bugün yaşadıklarımıza ışık tutacağını hiç düşünmemiştim.

Genelkurmay Başkanı Semih Sancar ile birlikte Başbakan Bülent Ecevit ve Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık’a brifing veren kişi Kemal Yamak’tı. Kemal Yamak konuştukça Ecevit’in ağzı bir karış açık kalıyordu.

ÖZEL HARP DAİRESİ

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak Özel Harp Dairesi’nin ABD’nin özel yardım fonundan her yıl aldığı 1 milyon dolardan ilk kez haberi oluyordu. Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık da hayretler içindeydi. Amerikalılar, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra Türkiye’ye ambargo koymuş, böylece Özel Harp Dairesi’ne her yıl verdikleri 1 milyon doları kesmişlerdi. Amerikan yardımı kesilmese böyle bir yapının varlığından ve faaliyetlerinden Türkiye Cumhuriyeti başbakanının haberi olmayacaktı.

SABRİ YİRMİBEŞOĞLU

O brifingde Kemal Yamak’ın yardımcısı ise daha sonra Özel Harp Dairesi başkanı olacak olan Sabri Yirmibeşoğlu’ydu. Sabri Yirmibeşoğlu’nu nereden hatırlıyoruz? Sabri Yirmibeşoğlu, “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı” demişti. Peki amaç neydi? 6-7 Eylül olayları 27 Mayıs’a giden sürecin en önemli provokasyonlarından biriydi.

SOYLU NEDEN HATIRLATTI?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk’teki yayında neden Özel Harp Dairesi’ni, Özel Harp Dairesi’nin parasını kimin verdiğini, Ecevit’in Özel Harp Dairesi’ne ilişkin açıklamalarını hatırlatıp, Sabri Yirmibeşoğlu örneğini verdi acaba?

BİR BAĞ VAR MI?

İki gündür düşünüyorum. Soylu o örneği niye verdi? Çünkü Özel Harp Dairesi bir gayrinizami harp örgütlenmesiydi. 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’e giden süreçte etkin bir rol oynamıştı. Bugün yaşananlarla gayrinizami harp unsurları arasında neden bağlantı kurdu?

Sorular var, soru içinde.

Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2021, 10:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142