Urfalıların unutamadığı komutan herşeyi anlattı

Urfalıların unutamadığı komutan herşeyi anlattı
banner206

Urfalıların unutamadığı eski İl Jandarma Alay Komutanı, 30 Ağustos Zafer Bayramıyla ilgili yazdığı makalesinde Zaferin nasıl kazanıldığını yazdı...

99 yıl önce Zafer nasıl kazanıldı, hangi şartlarda nerelerde tarih yazıldı?

Tüm detaylarıyla bu makalede...

"BÜYÜK TAARRUZ 

Türk Kurtuluş Savaşında, Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel taarruzun adıdır Büyük Taarruz...

Bir tarafta Sevr Antlaşması'nı Türklere kabul ettirmek isteyen İngilizler, diğer yanda İngilizlerce iştahı Anadolu için kabartılan şımarık çocuk Yunan...

Anadolu sıkıntıda ancak umutlu ve azimli...

Sakarya zaferinden sonra savunma durumuna geçmek zorunda bırakılan Yunan ordusu, Eskişehir-Afyonkarahisar hattına geri çekilmişti. Türk Genel Kurmayı ise Yunanlılar toparlanmadan taarruza geçmeyi istiyordu.

20 Temmuz 1922'de kendisine 4. kez başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal, işgalcilere karşı hazırlıklarını, yeterli cephane, malzeme ve asker sayısına ulaşmak için, gizlilik içinde yürüttü.

Savaşa katılan Türk askeri 207 bin civarında iken, Yunan askeri sayısı yaklaşık 225 bindi. 

Yunan ordusunun silah ve cephane konusunda Türk ordusuna karşı sayıca üstünlüğü de bulunuyordu. Hava desteğinde ise Türk ordusunun gücü oldukça zayıftı.

1921'de Polatlı'ya kadar gelen Yunan ordusunu geri püskürtmek, Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından mümkün olabilmişti.

Sakarya’da durdurulan düşman ordusunu tamamıyla yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren bir hazırlık dönemi yaşandı.

Nihayet, Bakanlar Kurulu taarruz kararını almış ve 14 Ağustos 1922 tarihinde kolordular taarruz için gizlice yürüyüşe geçmişti.

Tarih 26 Ağustos 1922...

Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile Afyonkarahisar’daki Kocatepe'de yerini aldı.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, baskın şeklinde yoğun bombardımanla Yunan mevzileri darmadağın edildi. Taarruzun ilk günü Yunan Cephesi yarıldı, kısa sürede Tınaztepe, Belentepe ve Kalecik bölgeleri alındı.

Bu sırada cephe gerisine sızan süvari birlikleri de, Yunan ordusunun İzmir-Afyon iletişim bağlantısını kesmeyi başardı.

Geri çekilmeye başlayan Yunan ordusu ile Türk askerleri arasında şiddetli çatışmalar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve insan üstü çabalarla sürdü.

Türk ordusu 27 Ağustosta Afyon’a girdi. 

Afyon’un kurtuluşu, düşman kuvvetlerinin sıkışmasına yol açtı. Yunanlar demiryolu hakimiyetini de kaybetti. 

28 ve 29 Ağustos günleri başarılı geçen taarruz harekatıyla düşmanın çevrilmesi sağlandı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos sabahında Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

O'nun bizzat yönettiği Aslıhanlar’daki Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan ana birliklerini, Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti. 

30 Ağustos 1922 günü taarruz harekatı Türk Ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.

Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Türk ordusunun bu kahramanca ilerleyişi karşısında Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, göğsünü gere gere dimdik duruyor, eliyle savaş alanını göstererek, Yunan Küçük Asya Başkomutanı Hacıanesti’ye bağırıyordu:

“Hacıanesti, mağrur kumandan! Neredesin? Gel de ordularını kurtar!”

5 gün süren Büyük Taarruzun son (günü) safhası tarihimize Başkomutan Meydan Muharebesi olarak geçti.

Bu muharebe, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlandığının müjdeleyicisi oldu. 

Türk ordusu yaklaşık 2 bin 500 şehit, Yunan ordusu ise 8 bini aşkın kayıp verdi.

İki gün sonra Yunan generali Nikolaos Trikupis, Uşak’taki karargahında binlerce asker ile birlikte esir alındı.

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül'de Dumlupınar'da, Türk Ordusuna o muhteşem emrini verdi:

“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!”

Bu emir doğrultusunda üç koldan ilerleyen Türk Ordusu; 

1 Eylül'de Gediz ve Uşak'ı, 2 Eylül'de Eskişehir'i, 3 Eylül’de Emet ve Tavşanlı’yı, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de Manisa'yı geri aldı. 

Ordu 400 km.yi muharebe ede ede katederek, 9 Eylül'de İzmir'e ulaştı ve Yunan Ordusunu denize döktü.

18 Eylül tarihine gelindiğinde Batı Anadolu'da Yunan askeri kalmadı. Böylece Kurtuluş Savaşı'nın askerî aşaması sona ermiş oldu...

Geriye Batı medeniyetinin vahşi temsilcisi ve kuklası Yunan’ın geçtiği yerlerdeki katliamları ve yakıp yıkıp yağmaladığı, harap yerleşim yerleri ve köyler kalmıştı.

Ne var ki asıl düşman İzmir’e çıkan ve İzmir’den kovulan değildi. TÜRKİYE’nin adını tarihten silmeye kararlı yedi düvel düşman, bugün olduğu gibi, görünenin arkasındaki bu görünmeye başlayan görünmeyen düşmandı...

Atatürk, Büyük Zafer'i şöyle anlatır:

“...Efendiler, Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son safhası olan bu 30 Ağustos Savaşı, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasını oluşturur. Millî tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Fakat Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir yön vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum...”

Bu savaştan sonra İtilaf Devletleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'ne ateşkes önerisinde bulunacak, 11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalanacaktı.

İngiliz başbakan Lloyd George istifa etmek zorunda kalırken tarihe şöyle bir not düşüyordu;

"...Yüzyıllar nadiren dâhi yetiştirirler. Şu talihsizliğimize bakınız ki 20. Yüzyılda bu dâhi Türkiye’den çıktı. MUSTAFA KEMAL'i yenemedik...”

Güncelleme Tarihi: 30 Ağustos 2021, 02:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142