Modern Kölelik: Kırsalın Kanayan Yarası "Başlık Parası

​Türkiye genelinde tarihin tozlu raflarına kalkmaya başlayan "başlık parası" geleneği, ne yazık ki Şanlıurfa’nın bazı kırsal bölgelerinde hâlâ bir "ticaret" mantığıyla sürdürülüyor. Özellikle Akçakale, Viranşehir ve Siverek kırsalında karşımıza çıkan bu tablo, sadece ekonomik bir yük değil; aynı zamanda bir insan hakları ihlali, bir vicdan tutulmasıdır.

​Pazarlık Masasında Satılan Hayatlar

​Siverek kırsalında bir kız babasının, evladını evlendirmek isteyen taliplilere çıkardığı zorluklar, meseleyi "hayırlı bir işten" çıkarıp adeta bir "mal pazarlığına" dönüştürüyor. Kızını bir canlı hayvan satar gibi pazarlık konusu eden zihniyet, aslında o gencecik kızın geleceğini ateşe atıyor.

​Peki, bu katı tutum neye yol açıyor? Gençler çaresiz kalınca "kız kaçırma" olayları yaşanıyor. Ardından asayiş olayları, silahlı kavgalar ve husumetler baş gösteriyor. İşin daha acı tarafı ise sözde barışı sağlamak için toplanan "cemaatlerin" verdiği kararlar... Kız kaçıran tarafa, başlık parasının üç-beş katı cezalar kesiliyor. Baba memnun, cemaat "adalet sağladım" sanıyor; ancak olan yine o gencecik kıza oluyor.

​Dışlanan Kadın, Yıkılan Yuvalar

​Yüksek bedellerle, adeta "satın alınarak" eve getirilen gelin, gittiği yerde bir eş değil, bir "köle" muamelesi görüyor.

​Kaynana tarafı: "Sana dünya kadar para verdik" diyerek eziyet ediyor.

​Kendi ailesi: "Bizi rezil ettin, kaçtın" diyerek sırt çeviriyor.

​Aşiret ve akrabalar: Kızı toplumsal bir öteki olarak yaftalıyor.

​Sonuç? Vicdanların kör olduğu bu sistemde gencecik kadınlar ağır psikolojik travmalarla, hatta intihar vakalarıyla bu dünyadan göçüp gidiyor.

​Yol Var, Elektrik Var; Ya Vicdan?

​Bu köylere yol gitti, elektrik gitti, su gitti, okul yapıldı... Ama ne yazık ki modernleşme, zihinlerdeki o karanlık prangaları kırmaya yetmedi. Medeniyet sadece betonla değil, değer yargıları ve vicdanla inşa edilir. Allah korkusundan ve ahlaktan bahsedenlerin, evlilik gibi kutsal bir müesseseyi böylesine kirli bir ticarete alet etmesi kabul edilemez.

​Yetkililere Açık Çağrı

​Bu kanayan yaraya neşter vurma vakti gelmiştir. Şanlıurfa Valimiz Sayın Hasan Şıldak, İl Müftümüz Sayın Ramazan Tolan ve Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Asım Sultanoğlu başta olmak üzere, bölgenin kanaat önderlerine büyük bir sorumluluk düşmektedir.

​Bu iş sadece kolluk kuvvetiyle çözülmez. Köy köy, hane hane gezilmelidir:

​Müftülük: Cuma hutbelerinde ve köy sohbetlerinde bu geleneğin İslam'ın özüyle bağdaşmadığını, bunun bir "kul hakkı" ve "zulüm" olduğunu anlatmalıdır.

​Milli Eğitim: Genç kızların ve ailelerin bilinçlenmesi için eğitim seferberliği başlatmalıdır.

​Mülki Amirler: Toplumun sevilen isimlerini ve aşiret liderlerini bu çağ dışı adetin durdurulması için bir araya getirmelidir.

​Evlilik kolaylaştırılmalı, zorlaştırılmamalıdır. Gençlerimizin hayatı, üç-beş kuruşluk pazarlıkların kurbanı edilmemelidir. Bu bir toplumsal çığlıktır; duymayan kalmamalıdır.