Trabzon'u Kıskanmıyoruz, Başarısını Takdir Ediyoruz.

Evet, yanlış duymadınız...

Ankara başta olmak üzere bakanlıklarda, genel müdürlüklerde, valiliklerde, kaymakamlıklarda, başsavcılıklarda, kamu kurumlarında ve çeşitli üst düzey görevlerde yaklaşık 3 bin Trabzonlu bürokratın görev yaptığı ifade ediliyor. Buna siyasi partilerin genel merkezlerindeki yöneticileri, her dönem Bakanları milletvekillerini ve farklı kurumlardaki etkili isimleri de eklediğinizde ortaya oldukça dikkat çekici bir tablo çıkıyor.

Trabzon'u kıskanmıyoruz.

Aksine, bu başarıyı alkışlıyoruz.

Karadeniz'in bu güzel şehri, yıllardır sadece sporda değil, bürokraside, siyasette, medyada ve iş dünyasında da güçlü bir temsil ortaya koyuyor. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı gibi önemli görevlerde yer alan isimlerden bakanlıklara kadar uzanan geniş bir etki alanına sahipler.

Özellikle Trabzon'un yetiştirdiği Bakanları tebrik etmek gerekiyor. Çünkü memleketlerinin insanlarına sahip çıkmış, yetişmiş kadroların önünü açmış ve Ankara'da güçlü bir temsil ağı oluşturmuşlar. Bugün ortaya çıkan tablo, yılların emeğinin ve organizasyon kabiliyetinin sonucudur.

Trabzon basını da ayrıca takdiri hak ediyor. Yerel medya kuruluşları, gazetecileri ve kanaat önderleri yıllardır şehirlerinin ortak menfaatleri söz konusu olduğunda güçlü bir dayanışma sergiliyor. Siyasetiyle, bürokrasisiyle ve medyasıyla aynı hedefe odaklanan bir şehir görüntüsü veriyorlar.

Peki ya Şanlıurfa?

Nüfus olarak Trabzon'un yaklaşık üç katı büyüklüğünde olan Şanlıurfa, milletvekili sayısında da birçok ili geride bırakıyor. Ancak Ankara'daki üst düzey bürokraside, yargıda ve karar alma mekanizmalarında aynı ağırlığı ne yazık ki göremiyoruz.

Üstelik Trabzon'u da geçtik; nüfusu bazı ilçelerimiz kadar olan illerin bile bürokraside daha güçlü temsil edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız.

Şanlıurfa da geçmişte iki önemli bakan çıkardı. İkiside var olanları sildiler.

Ancak bugün dönüp baktığımızda, Ankara'da güçlü ve kalıcı bir Urfalı bürokrat kuşağı oluşturulup oluşturulmadığını sorgulamak gerekiyor.

Çünkü siyaset geçicidir.

Asıl kalıcı olan; valiler, başsavcılar, genel müdürler, daire başkanları, akademisyenler ve devlet yönetiminde söz sahibi olan kadrolardır.

Trabzon bunu başarmış görünüyor.

Bu nedenle Trabzon'u alkışlıyorum. Spor şehri kimliğinin yanında bürokrasideki başarısını, güçlü basınını, dayanışma kültürünü ve memleketine sahip çıkan siyasetçilerini tebrik ediyorum.

Temennimiz, Şanlıurfa'nın da kendi potansiyelini ortaya koyması, yetişmiş insanlarına sahip çıkması ve Ankara'da hak ettiği temsil gücüne ulaşmasıdır.

Çünkü mesele bir şehrin diğerinden üstün olması değil; her şehrin kendi evlatlarına sahip çıkarak ülke yönetiminde hak ettiği yeri alabilmesidir.