Gündem

Canbek’ten Çarpıcı Çıkış: “Urfa Bugün Faruk Çelik’i Arıyor”

GAP Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Canbek, Yeni Urfa Gazetesi’ndeki köşe yazısında TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ile eski Bakan Faruk Çelik’i kıyasladı. Canbek, Şanlıurfa’nın ciddi bir siyasi ve bürokratik krizle karşı karşıya olduğunu savunarak, kentte “abi” rolünü üstlenecek güçlü bir siyasi iradenin eksikliğine dikkat çekti.

Canbek, kentte son günlerde iki bakanın ziyaretine rağmen Büyükşehir Belediyesi ile bazı ilçe belediyelerinin davet edilmediğini belirterek, geçmişte benzer siyasi krizlerin Şanlıurfa’ya ağır bedeller ödettiğini ifade etti. İktidar partisinin Şanlıurfa’da bir “abi” figüründen yoksun olduğunu vurgulayan Canbek, bakan ziyaretlerinde milletvekillerinin dahi yer almamasını eleştirdi.

“Faruk Çelik Döneminde Uyum Vardı”

Yazısında eski Bakan Faruk Çelik’in Şanlıurfa’da görev yaptığı döneme geniş yer ayıran Canbek, Çelik’in ayda en az üç gününü kentte geçirdiğini, hükümet üyeleri ve üst düzey bürokratları Şanlıurfa’ya getirdiğini hatırlattı. O dönemde siyasi ve bürokratik uyumun sağlandığını belirten Canbek, çok sayıda büyük yatırımın hayata geçirildiğini ve yaklaşık 34 milyar TL’lik ek kaynağın kente aktarıldığını ifade etti.

İşte Mehmet Canbeyli’nin ‘Çelik ve Bozdağ'ı Kıyaslarsak.’ yazısı…

Kentimiz dün ve bugün iki Bakanı ağırladı. Fotoğraf karelerin baktım Büyükşehir Belediye, DEM'li Belediyeler ve Karaköprü Belediye başkanları yok, araştırdım bu Belediyelere davet gitmemiş, aranmamış.

Şanlıurfa bu tür siyasi krizlerin çok ağır faturalarını ödedi. İktidar partisinin Şanlıurfa için abisi yok. Bakanlar gelmiş Vekiller yok.

Urfa Bugün Faruk Çelik’i Arıyor

Şanlıurfa’ya bir dönem “abi” olarak gönderilen, bugün ise Artvin Milletvekili olan eski Bakan Faruk Çelik, Şanlıurfa’da artık mumla aranıyor. Hatırlarsınız

2009 yerel seçimlerinin ardından şehir, ciddi bir siyasi ve bürokratik krizle karşı karşıya kalmıştı. O dönem Şanlıurfa’daki tüm sivil toplum kuruluşları Ankara’ya çıkarma yapmış, AK Parti Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşerek kente güçlü bir siyasi irade, bir “bakan” talep etmişti.

Bu talep karşılık buldu.

2011 genel seçimlerinde dönemin Devlet Bakanı Faruk Çelik, Bursa yerine Şanlıurfa’dan 1. sıra milletvekili adayı yapıldı. Sonuçta;

AK Parti 10 milletvekili çıkardı, DEM Parti ise 2 milletvekiliyle Meclis’e girdi. Yarın seçim olsun DEM fark atacak gibi görünüyor. Chp yükselişte...

Ama asıl mesele seçim sonucu değil, sonrasında yaşananlardı.

Faruk Çelik, Şanlıurfa’da “abi” görevini layıkıyla yaptı. Her ay en az üç gününü şehirde geçirdi. Hükümeti, Bakanları, üst düzey bürokratları Şanlıurfa halkının ayağına getirdi. Öyle ki, Valilik bir süre sonra art arda gelen ziyaretlerden dolayı adeta nefes alamaz hale geldi.

Merkezden kırsala yatırımlar peş peşe geldi.

Türkiye’nin en büyük müzesi, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Eyyübiye Devlet Hastanesi, Diş Hastanesi, Şanlıurfaspor Stadyumu, kapalı spor salonları…

Bozova–Halfeti yolu, Suruç Tünelleri, Suruç Ovası’na su, Bozova Ovası’na su, Viranşehir–Ceylanpınar– Mardin sulama kanalları…

Büyük ilçelere Devlet hastaneleri, SGK binaları, Akçakale–Ceylanpınar ve Akçakale–Suruç yolları…

Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan okul sayısı kadar derslik, Birecik sahil parkı, 2. OSB, Abide kavşağı, çevik kuvvet kavşağı.Sırrın kavşağı, çevre yolları, esnaf sanayi siteleri, Besi OSB, Gıda OSB,

OSB köprülü kavşağı…

Saymakla bitmez.

O dönemin parasıyla tam 34 milyar TL, Şanlıurfa’ya ekstra kaynak olarak aktarıldı.

En önemlisi neydi biliyor musunuz?

Siyasi ve bürokratik uyum vardı.

Milletvekilleri uyumluydu. Bürokrasi siyaseti beklemiyordu, siyaset bürokrasiyi kilitlemiyordu.

Faruk Çelik, siyasi rakibi olan ve AK Parti’ye seçim kaybettiren dönemin Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba’yı bile Şanlıurfa’nın menfaati için masaya davet etti. Şehir için birlikte çalıştı. Fakıbaba’yı yeniden AK Parti’ye kazandırdı.

Eski stadyum yıkıldı, eski valilik binası yıkıldı. Yeni valilik yapıldı, yanına meydan kazandırıldı. Belediye ile iş birliği içinde birçok projeye imza atıldı. Şanlıurfaspor yıllar sonra şampiyon oldu, 1. Lig’e yükseldi.

Sonra ne oldu?

Bir kısım menfaatperest çevrelerin, bazı STK’ların ve yerel “memleket milliyetçiliği” reflekslerinin etkisiyle Faruk Çelik devre dışı bırakıldı. Yerine Şanlıurfa abisi olarak Nurettin Nebati gönderildi.

%63 oy alan Faruk Çelik’in oyu kısa sürede yarı yarıya düştü.

Bugün gelinen noktada ise Şanlıurfa, yeni bir siyasi ve bürokratik krizle karşı karşıya...

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ve yol arkadaşları var.

Peki soruyorum:

Sayın Bozdağ en son ne zaman Şanlıurfa’da tüm STK’ları, bürokratları ve siyasileri bir araya getirdi?

Son iki yılda Şanlıurfa’da hangi büyük yatırımın temeli atıldı?

Adliye binasının temeli bile daha önce atılmıştı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar göreve geldi. Ancak AK Parti cephesinden bırakın destek vermeyi, “hayırlı olsun” ziyaretine dahi gelinmedi. Bakanlar geliyor, davet edilmiyor Bugün gelinen noktada en büyük projeleri, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nı yıpratmak, durdurmak ve projelerine engel olmak.

Bu kin, bu nefret nereye kadar?

Bu tavırla cezalandırılan siyasetçiler değil, Şanlıurfa halkıdır.

Unutmayın:

Kasım Gülpınar’ın oy potansiyeli, bugün Şanlıurfa’daki birçok milletvekili ve belediye başkanının toplamından fazladır. Buna Adıyaman’ı da ekleyin.

Yarın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası bir siyasi krizi neden hesaplamıyorsunuz? Sokağa çıkıp oy isteyecek olanlar bürokratlar değil, siyasi aktörlerdir. Peki içinizde gerçekten kaç siyasi aktör var?

İptal edilen Hilvan seçimini hatırlatmak isterim.

Faruk Çelik bugün Urfa milletvekili olsa, bu siyasi kriz biter.

Şanlıurfa’da yaşanan kriz; yatırımı, eğitimi, sağlığı ve en önemlisi huzuru doğrudan etkiliyor. İnsanlar muhatap bulamıyor.

Siyasi kin ve nefretinizi bürokrasiye yansıtmayın. Bürokrat yarın halkın karşısına çıkıp oy isteyemez.

Şanlıurfa’nın refleksleri farklıdır.

Sayın Bekir Bozdağ’a açık bir çağrım var:

Yol yakınken bu yanlış yoldan dönün. Etrafınızdaki dalkavukların sözlerine değil, sokağın sesine kulak verin.

Bakınız, “Terörsüz Türkiye” süreci devam ediyor. DEM Partililer bile Şanlıurfa’da bu sürece sahip çıkıyor. Bugün Şanlıurfa için öncelik yatırım değil; siyasi birlikteliktir.

Bir ziyaret, bir sohbet, bir fotoğraf karesi bile buzları eritir.

Biz Şanlıurfa’nın başka siyasi yönlere kayma ihtimalini görüyor ve bunu dile getiriyoruz.