Fazıl Burget, Afganistan Cumhurbaşkanlığı’nda danışmanlık yapmış ve Dışişlerinde çalışmış. Üniversiteyi ise Türkiye’de okumuş. O’nun öyküsünü, Taliban’ın gelişini ve bundan sonra yaşanabilecekleri Fazıl Burget ile konuştuk...

Afganistan yeni bir döneme girdi. Dünya gelişmeleri izliyor. Afganistan’dan kaçmaya çalışan binlerce kişi var. Havaalanındaki görüntüler, şehirdeki bombalamalar binlerce insan hikayesi de ortaya çıkarıyor. Bu insan hikayelerinden birini Ankara’da dinledim.

Fazıl Ahmet Burget Afganistan’dan Türkiye’ye gelen isimlerden biri. Ama o Taliban ülkeyi ele geçirmeden bir hafta önce Özbekistan’a Başkonsolos olarak atanmış. Özbekistan’a gideceği günlerde Kabil düşmüş. Kendi hikayesini ise Burget, “Başkonsolostum, vatansız kaldım. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum” diyerek anlatıyor. Afganistan’da üniversitede öğretim üyesi de olan Burget, Afganistan’da sorunların kısa vadede bitmeyeceğini ve bir iç savaş yaşanabileceğini kaydetti. Taliban’ın 15 günlük yaptıklarına bakınca söylemlerle eylemlerin farklı olduğunu kaydeden Burget, “Basına karşı farklı şeyleri söylüyor” diyor. Afganistan’dan Türkiye’ye gelen Fazıl Ahmet Burget, öyküsünü, Taliban’ın geleceğini ve Afganistan’daki dengeleri Milliyet’e şöyle anlattı:

ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ BİLMİYORUM

- Afganistan’daki son göreviniz?

Dışişleri bakanlığında çalışıyordum. Ondan önce de Cumhurbaşkanlığında danışman olarak çalıştım. Özbekistan’a Başkonsolos olarak atandım. Türkiye’ye geldim. Buradan da Özbekistan’a geçecektim. Cumartesi günü görüşmelerimi yaptım, pazar günü Kabil düştü. Vatansız kaldım. Başkonsolos oluyordum, vatansız kaldım.

TÜRKİYE’DE OKUDUM

- Türkiye’ye önceden ne zaman geldiniz?

1993 yılında Türkiye’ye öğrenci olarak gelmiştim. İzmir’de Ege Üniversitesi’ni bitirdim. Türkçeyi orada öğrendim. O dönemde Taliban hakimdi. 1998’de geri dönemedim. 1 yıl İstanbul’da yaşadım. Yüksek Lisans kazandım. Gazi Üniversitesi’nde tarih bölümüne girdim. 2003 yılında Afganistan’a kesin dönüş yaptım. Kabil Üniversitesi’nde Türkoloji bölümüne girdim. TİKA’da çalıştım. Bu dönemde Afganistan’da mahalli organlar başkanlığında danışman olarak çalıştım. Sonra tekrar 2011 yılında doktora için buraya döndüm. 2013 yılında ise tekrar Afganistan’a gittim. 2014 yılında Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı olan Dostum’un siyasi danışmanı oldum. 2021’de Özbekistan’a Başkonsolos olarak atandım. Oraya gitmeden bu olaylarla karşılaştık.

Başkonsolostum vatansız kaldım

İÇ SAVAŞ OLABİLİR

- Afganistan nereye gidiyor?

Halk arasında entegrasyon sağlanmıyorsa bir takım sürtüşmeler bir takım çatışmalar varsa fiilen bir savaş vardır demektir. Afganistan’da bu sorunlar 100 yıldır devam ediyor. Afganistan coğrafyası tamamen yapay bir coğrafyadır. Yapay bir ülkedir. Özellikle o dönemde Rusya ile İngiltere arasında tampon bir bölge olarak kurulmuş olan bir coğrafya. Bu coğrafya içerisinde tamamen birbirinden farklı etnik ve sosyal gruplar var. Afganistan’da hiçbir zaman ulus inşa süreci yaşanmamıştır diğer ülkeler gibi.

Güneyde Taliban’ın halk tabanı vardı. Güneyde bir çatışma yaşanmadı. Valiler değişti kendiliğinden Taliban’ın bayrağını astı. Kuzey 2011’den önce Taliban’a karşı direniş merkezleriydi. Kuzey ittifakı denen grup bu bölgelerde Taliban’a direnmeye çalışıyorlardı. 2001’e kadar o bölgelerde mutlak hakimiyet sağlayamadı. Şimdi Taliban ilk olarak bu bölgeleri kontrol etti.

SÖYLEMLERLE EYLEMLER FARKLI

- Taliban değişti mi, söylemleri nasıl?

Taliban’ın 15 günlük yaptıklarına bakınca söylemlerle eylemler farklı. Basına karşı farklı şeyleri söylüyor. Basında dikkat Kabil üzerinde. Kabil’de farklı şeyler yapmak istiyor. Af ilan etti. Kadınların okullara gitmeleri serbest gibi görünüyor. Üst düzey yöneticilerin kalmasına izin veriliyor gibi görünüyor. Kabil söylemleriyle diğer bölgelerde yaptıkları ters. Mesela Kuzey bölgelerinde kızların 8. sınıftan sonra devam etmesi yasak. Taliban’ı resmi bildirileri var. Sakal bırakmak mecburi. 2001’de Taliban Afganistan’da ne ise 10 yıldır yönettikleri bölgede aynı şeyi devam ettiriyor, zorla. 13 yaşından büyük kızların yalnız mahremsiz sokağa çıkması yasak. Kadınları kırbaçlıyorlar.

KISA VADEDE BİTMEZ

- Bundan sonra ne olacak?

Taliban meşruiyet peşinde. Kendi siyasal iktidarlarını meşrulaştırmak için bir uluslararası meşruiyet kazandırmak için insan hakları sözleşmesine uygun gibi görünüyor. Kadınlara belli haklar verilmesi gibi. Meşruiyet kazandıktan bir süre sonra kendi katı kurallarını uygulamaya koyar. O durumda da sözde insan hakları savunucusu ülkeler de göz yumarlar. Çünkü onların çıkarları öyle. Bir de Taliban karşıtı hareketler yine başlar. Çatışmalar devam eder. Belli bölgelerde ateşkes olur ama bu savaşın bitmesi anlamına gelmez. Sosyal ve etnik çatışmalar bir takım cephe oluşturmaya ve Taliban’a karşı dış destek aramaya devam eder. Afganistan sorunu öyle kısa vadede bitecek bir sorun değil.

TALİBAN’IN İÇİNDE BİRLİK YOK

- Taliban’ın iç uzlaşma görüşmeleri sonuç verir mi?

Afganistan sadece etnik gruplar arasında sorun değil aşiretler arasında da ciddi çatışmalar var. Mesela Peştun grubunun içinde iki grup var. Bunlar arasında tarih boyunca bir çatışma mevcut. Taliban’ın içinde de çok farklı grup var. Taliban’ın içinde de birlik yok ve homojen değil. Kabile ve aşiret tartışmalarının yanında bir takım çıkar çelişkileri var. Uyuşturucu baronları var. Taliban’ın hükümet ve düzen kurması çok zor gibi gözüküyor.

Bölgesel liderler çıkabilir

- Bölünme olur mu?

Senaryolardan biri de bölünme. İlk başta federal yapı kuralım daha sonra eğer o da olmazsa bölünmeye yönelik bir hareket edelim gibi durumlar var. Ama şu anda mutlak hakimiyet peştunların elinde. Bu nedenle bölünme yakın bir tarihte gündeme gelmeyebilir. Uzun vadede bölgesel liderlerin ortaya çıkmasından sonra belki böyle bir şey olabilir. İkinci kuşak liderler ortaya çıkabilir.