MHK yönetimi soruşturmalar, hakem skandalları ve kulüplerin baskısıyla aniden çöktüğünde TFF yönetimi sıfırdan bir isim yetiştirmek veya dışarıdan radikal birini getirmek yerine masayı hemen devralabilecek kişilere yönelir. Serdar Tatlı ismi de MHK'nin işleyişini, atama mekanizmalarını ve TFF koridorlarını zaten yakından bildiği için "zaman kaybetmeden koltuğu dolduracak tecrübeli aday" olarak bir anda masaya geldi.
Hakem camiası içerisinde Tatlı; "İstanbul ya da İzmir lobisi" veya "eski hakem klikleri" ile mesafeli olan, camia içi güç odaklarına borcu olmayan bir isim.
Tatlı’nın sert, laf dinlemez imajı TFF için kulüplere karşı bir "kalkan" görevi görebilir; arka planda ise TFF yönetimiyle çatışmaya girmeyen profili ile Hacıosmanoğlu'nun işini kolaylaştırabilir.
Dört büyük kulübün birbirini sürekli "ötekinin adamı" olmakla suçladığı ortamda, belirgin bir kulüp angajmanı bulunmayan eski bir hakem bulmak oldukça zor. Tatlı, kulüpler nezdinde ne kadar tartışılırsa tartışılsın, doğrudan bir kulübün simgesi haline gelmediği için TFF tarafsızlık iddiasını bu isim üzerinden sürdürmeye çalışıyor.
Hacıosmanoğlu'nun TFF yönetimi, Serdar Tatlı'yı "yeni bir vizyon sunacak lider" olduğu için değil; kriz anlarında sistemi bir süre ayakta tutacak, geçiş sürecini yönetecek ve yıpranmayı göze alabilecek "düşük riskli tanıdık aktör" olduğu için tekrar gündeme taşıdı.



