İnsanın doğasından mıdır, yoksa yaradılışındanmıdır nedir, hiç kimse ama hiç kimse kendi söyleminin üzerine başka bir doğruyu kabul etmek gibi bir nezaketi göstermez-gösteremez. Hep ben doğruyum, ben iyi bilirim, ben iyi yaparım, en en en…….

Bu nedenle de gerek ülkemizde gerekse islam dünyası içerisinde dünyaya gelen bütün çocukların çocuklukları incelendiğinde,hep bastırılmış,ötelenmiş, dışlanmış,uşaklaştırılmış bir haleti ruhiye görülür.

Çünkü, toplumun genetik yapısı yada inancının kendisine verdiği (..! ) sözüm ona saygının sağlanması için hep duygular,dürtüler,düşünceler bastırılmış,ötelenmiş ve nihayetinde çocuk ( ileriki zamanlarda da büyük olacak  çocuk ) hep kendini küçük, iş yapamaz,beceremez,muhakkak birilerinin yardımı ve desteğine ihtiyaç duyan ve evet efendim,tamam efendim,baş üstüne efendimlerle yaşamı öğrenmiş / öğretilmiş olarak çocuk kalır.( Büyüse bile ) 

Türkiye halklarının Türkü-Türkmeni-Arabı-Kürdü-Zazası vs. yada tüm  farklı inançlardaki vatandaşlarımızın hemen hepsi al birini vur ötekine birbirinin aynısının tıpkısı gibidir.

Çünkü ; iç içe kaynaşmış, birbirinin huyundan suyundan almış, dilleri., inançları farklı bile olsa hep “ sus be çocuk “ eğitimi ile eğitilir, saygının korkutmaktan geçtiğini, dayağın cennet den çıktığını, hocanın attığı dayağın yerinde güller bittiğini söyler dururuz, ninni gibi. 

Türkiyenin halen daha çocuk yaşta büyüklerinin olması, büyüklerinin halen daha büyüyememesi,yada bir başkalarının biatına boyun eğmesi,( yanlışını,doğrusunu sorgulamadan, büyük ne demiş ise doğrudur, bir bildiği vardır.) anlayışının etkin olması nedeni ile yeni nesillerdeki değişikliklerin, eğitim,sosyal yapılanma,kültürel,değişim başkalaşım,ve eski ile yeni farkı ve bu farklar arasındaki açılan uçurumlar, dolayısı ile uyumsuzluk, acaba hata kimde, yeni nesildemi,eski bizlerde mi…? 

Halen daha saygının konuşmamaktan, fikir ve irade beyan etmemekten geçtiğini,küçüge dinlemek düştüğünü söylemekten vaz geçmeyen,ezerek,korkutarak yada korkuttuğumuzu sanarak “ Sus be Çocuk “ diyerek ( Biz büyüklerin ) yetiştirdiğimiz nesillerimizin, eğitimleri nedeni ile  bulundukları, arkadaş çevreleri, sosyal yapılanmaları, ülkenin değişen çehresi, dünyanın globalleşen yapısı bir Vathsap kadar, bir telefon kadar,bir mesaj kadar bir facebooks kadar uzak-yakın ilişkilerin kültür değişim ve dönüşümlerinin ( istesek de istemezsek de ) mutlaka bir gün ayrı dünyalar ,ayrı insanlar, düşünen varlıklar olarak karşımıza çıkacaklarını görerek, “ sus be çocuk “ saygısı yerine, paylaşarak; konuşarak, bizler dinleyerek onların dünyasına girerek, onlarla beraber olup, yanlış haraketleri ve davranışlarında onlara oto kontrol görevi yaparak  ama  (sus be çocuk ) yerine,” bunu şu şekilde yapsak mı,bu şekilde daha akılcı olmaz mı."  anlayışı ile kendimizi yenilesek olmaz mı.? 

O zaman ; Susan çocuk, Biat eden büyük yerine, Sorğulayan, Yargılayan, eleştiren, doğruyu bulma noktasında akılcı çözümleri ortak üreten eskiler-yeniler bir arada olamazmıyız ve Ülkemizi de Halk için yönetmeye talip olan, yöneticileri,İdarecileri, Milletvekillerini seçerken, görevlendirirken.sıralamaya koyarken,  eskinin etkisi ile asi ruhlu,yada tamamen tamam efendimci bir köle toplumundan dolayısı ile ( ellerini kaldır, ellerini indir, tamam kabul..) karar kabul edilmiştir. 

Halkın gerçeklerine,barışına, huzuruna, özgürlüığüne,birliğine uygun, gelecek temellerini atmak için yeni nesillerin ( Halk için halka rağmen yapan) hükümran, baskıcı,aile,şirket ve dirsek teması olğusunu kırarak herkesimin, her insanın, her inancın temsilleri olan yeni nesillerin kendi hür iradelerini,hür düşüncelerini konuşarak,sorğulayarak, saygı kuralları içerisinde ( Hoş görü ile ) tartışarak ortak akıl da birleşmelerine zemin hazırlamış olamazmıyız.:? 

 Yeni nesli dolayısı ile Türkiyemizi , “Biat zihniyetinden tamam efendimci,Baş üstüne efendimci zihniyetinden” kurtararak Avrupa insanından, Avrupa demokrasisinden farkımızın olmadığını, hatta daha ileri muassır medeniyetler seviyesinde olabileceğimizi,yolumuzun,hurafe yolu olmadığı,ilim,bilim,teknoloji,kültür ve Demokrasi yolu olduğu ve Avrupaya Demokrasiyi, insan haklarını ,inançların ve etnik ayrılıların varlıkları ile birlikte bir arada yaşama mücadelesinin sonuçlarını göstermiş olamazmıyız,

 Kendimizi “ sus be çocuk olgusundan “ çıkartmaya, kendimize ve yeni nesillerimiz ile birlikte bir çığır açmaya, Ne dersiniz

Biatçı,sorgusuz sualsiz kabul edici, emme basma tulumba gibi el kaldır,indir,tamam karar verilmiştir yerine sorgulayan,irdeleyen,toplumlara, dünyaya önder olabilen, ışık olabilen,yol gösterici olan Nesillerimizin olması dileği ile 
 

                           Eskiler ve Yenilere    Sevgilerimle, Aşk ile....