banner227

Şehitler Köprüsünde konuşan Erdoğan'dan flaş açıklamalar

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Tam bir yıl önce bugün, bu saatlerde ülkemizin pekçok yeriyle birlikte burada, bir ihanet girişimi başlamıştı.

Tanklarıyla, zırhlı araçlarıyla buraya gelen darbecilerin köprüyü kapatmasıyla, bir süredir anlam verilemeyen hareketlenmenin sebebi ve hedefi artık anlaşıldı.

Köprüyü kapatan darbeciler kendilerince "artık kontrol bizim elimizde" mesajı vermek istiyorlardı.

O esnada ben, Enerji Bakanımız, eşim, kızım, torunlarım Dalaman'dan bu tarafa doğru hareket etmiştik.

Milletimiz kullanılan yönteme ve üsluba bakarak, anında bu darbe girişiminin arkasında FETÖ ihanet çetesinin olduğunu tespit etmiş ve hemen harekete geçmiştir.

Televizyon ekranlarından yaptığımız çağrıyla milyonlarca vatandaşımız meydanları, havalimanlarını doldurmuştur.

İstanbul'da en çok kanın döküldüğü yer işte burasıdır. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'dür. Tankların önünde, burada tam 36 vatandaşımız şehit oldu. Saraçhane'de 20'ye yakın şehidimiz var. Çengelköy'de, AHL'de, Esenler'de, Türk Telekom'da onlarca şehit verdik.

En öldürücü silahlar vatandaşlarımıza karşı acımasızca kullanıldı. En küçük bir tereddüt göstermediler. Peki, onların karşısına dikilen vatandaşlarımızın elinde ne vardı? Ellerinde silah mı vardı? Bugün olduğu gibi bayrağı vardı. Belki çok daha etkili bir silah vardı. O silah da imanıydı, imanı!

Tekbirle tankın üzerine giden bir milleti kim esir edebilir?

Hemen 3-4 metre ilerisine düşen kurşunlara aldırış etmeden yürüyen ve "geri dön öleceksin" diyenlere, şu cevaba bakın, "bugün ölmeyeceğiz de ne zaman öleceğiz" diyen bir millete kim zincir vurabilir.

Ah, şu köprünün dili olsa da, o geceki kahramanlıkları bir anlatsa...

Ödediğimiz bedel ağır. Anaların, babaların, eşlerin, kardeşlerin, evlatların göz yaşlarına, yürek yangınlarına değer biçmek asla mümkün değildir ama bu fedakarlıkların karşılığında elde ettiğimiz istiklalimize ve istikbalimize de değer biçemeyiz.

O gece yaralansa da eğilmeyen tüm başlara şükranlarımı sunuyorum. Milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Özgürlüğüne, ecdadına, bayrağına, geleceğine, vatanına sahip çıkan milletimin tüm fertlerine teşekkür ediyorum.

"BİZ MİLLETİZ, ONLAR İLLET! FARKIMIZ BU!"

Tarih boyunca hep ateşle imtihan olmuş, düşman saldırılarının ve ihanetlerin kıskacında pişerek yol yürümüş bir milletiz. Biz, sıradan bir göçebe kavim değiliz, biz milletiz millet, onlar ise illet illet. Farkımız bu.

Rastgele bir araya gelmiş insan topluluklarıyla milletler arasındaki fark, işte budur. Topluluklar sadece anlık çıkarları için bir arada bulunurlar, milletlerin ise ortak geçmişleri, ortak değerleri, ortak hayalleri vardır. Bunlar uğrunda gerektiğinde canlarını vermeyi göze alırlar. Türk milleti, 15 Temmuz'da binlerce yıllık tarihinde defalarca yaptığı gibi kutsallarını korumak uğruna canını vermekten çekinmeyeceğini göstermiştir.

"BUNU İYİ GÖRÜN, ALLAH'IN İZNİYLE O GÜN ASLA GELMEYECEK"

Biz dirileri şerefli, ölüleri şanlı Türk milleti olarak coğrafyamızın, bölgemizin, dünyanın geleceğine talibiz. Bizi ne terör örgütlerinin alçakça saldırıları, ne onları kullanan güçlerin sinsi oyunları çökertebilir. Biz işte bu ruhu, bu inancı, bu iddiayı kaybettiğimiz gün biteriz. Bunu iyi görün. Allah'ın izniyle o gün asla gelmeyecek. Gerekirse bir ölecek ama bin dirileceğiz. Ölümü ölümle korkutarak yolumuza devam edeceğiz. Kalbimizden inancı, yüreğimizden cesareti, bileğimizden gücü, sırtımızdan teri hiç eksik etmeden durmaksızın çalışacağız.

FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığını, PKK'nın sadece PKK olmadığını, DEAŞ'ın sadece DEAŞ olmadığını, bu terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadıklarını çok iyi biliyoruz. Onların arkasındakileri çok iyi biliyoruz.

"PİYONLARI EZİP GEÇMEDEN, ŞAHI MAT EDEMEYİZ"

15 Temmuz darbe girişimi, milletimize yönelik ilk saldırı değildir, son saldırı da olmayacaktır. Terör örgütlerini piyon olarak kullananların asırlık, yıllık kuyruk acılarının çok iyi farkındayız. FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ'ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını, çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden, kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Önce o hainlerin kafasını koparacağız.

"ŞUNU BİLSİNLER: TÜRKİYE GÖRÜNDÜĞÜNDEN İBARET DEĞİLDİR"

Karşımızdaki örgütler gördüğümüz yapılarından ibaret olmayabilir. Ancak şunu da bilsinler; Türkiye de göründüğünden ibaret değildir. Bizim arkamızda da binlerce yıllık devlet geleneğimiz var. Bunu da böyle bilmeleri lazım. Cumhurbaşkanlığı forsumuzdaki her bir yıldız, işte bu geleneğin sembolüdür. Bizim arkamızda bin 400 yıllık bir medeniyet birikimi var.

"ÇIKMIŞ 'KONTROLLÜ DARBE' DİYOR, BU TERBİYESİZLİKTİR"

Bazıları ne diyor ısrarla; kontrollü darbe. Milletimizin bu şanlı direnişine kara çalmaya çalışıyorlar. Bu terbiyesizliktir, bu ahlaksızlıktır.

"BU KILIÇDAROĞLU DENİLEN ZAT O GECE TANKLARIN KORUMASI ALTINDA HAVALİMANINDAN ÇIKTI"

Doğru, doğru o gece 23.15, havalimanına iniyor, Atatürk Havalimanı ve benim İstanbul havalimanında on binlerce kardeşim orada. Tanklar VIP'nin önünde ve geliyor. Bu tanklar orada duruyor ya, dışarı çıkamıyor bu beyefendi. Önce korkuyor ve gidiyorlar görüşüyorlar. Görüşmeyi yaptıktan sonra tankların koruması altında bu Kılıçdaroğlu denilen zat oradan çıkıyor Bakırköy Belediyesi'ne gidiyor.

"BİLSEYDİK YENİKAPI'YA DAVET ETMEZDİK"

Biz Yenikapı buluşmasına bu beyefendiyi de davet ettik. Bilseydim etmezdim. Bunları sonradan öğreniyoruz. Önce davetime olumsuz cevap verdi. Son anda cumartesi Yenikapı, cuma günü gelebileceğini bildirdiler. Fakat Yenikapı ruhundan da hiçbir şey alamamış ki ne dedi; 'kontrollü darbedir.' İnsan utanır utanır. Bu 250 şehidimize saygısızlıktır, hakarettir, 2 bin 193 gazimize saygısızlıktır, hakarettir, bu millete saygısızlıktır, hakarettir. Bunu nasıl söylüyorsun.

"BU MÜCADELE ÖDLEKLERİN MÜCADELESİ DEĞİLDİR"

Bu millet senin gibi ürkek, korkak değil, bu milletin yüreği var yüreği. O yürek sende yok. Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir, vandalların mücadelesi değildir.

"KUSURA BAKMASINLAR, BİZ BUNLARA KAMUDAN PARA VEREMEYİZ"

Ülkemize bu ihaneti yapan örgütün mensuplarının üzerine, şiddetle gittik. Öncelikle bu örgütün kamuda çalışan ve tespit edilen tüm mensuplarını, süratle uzaklaştırdık. Şu ana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı, yargı ve üniversiteler başta olmak üzere, kamu kurumlarıyla ilişiği kesilen FETÖ mensuplarının sayısı 111 bini buldu. Açığa alınmış olan 38 bin kişiyle ilgili araştırmalar da devam ediyor. Zira biz bu teröristlere hala para mı vereceğiz? Bu milletin alın terinden kesilen bu parayı, biz bunlara mı vereceğiz? Kusura bakmasınlar, kamudan bunlara biz para veremeyiz. Gitsin nerede çalışacaksa çalışsın, oradan imkanını bulsun.

"YÜZLERİNDE EN KÜÇÜK BİR PİŞMANLIK EMARESİ YOK, DEMEK Kİ GAFLET HALİYLE DEĞİL, KASTEN YAPTILAR"

Dikkat ederseniz 15 Temmuz darbesine katılanların hiçbirinin yüzünde şu ana kadar en küçük bir pişmanlık emaresi göremezsiniz. FETÖ yapılanması içinde yer alan diğer kişilerin durumları da büyük ölçüde aynıdır. Demek ki bunlar gaflet haliyle değil, taammüden, kasten ülkemizi sırtından hançerlemek istediler. Türk milleti aman dileyene ne kadar merhametliyse ihanetinde ısrar edene de o kadar şedittir. O hainler kapatıldıkları cezaevlerinin duvarları arkasında çürüyüp giderken bunları düşünecek çok zamanları olacak.

banner191
banner217
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142