27 Mayıs 1960 askeri darbesinin üzerinden 44 yıl geçti. Türk demokrasisine vurulan ilk darbe sonucunda Türkiye'nin ilk seçilmiş Başbakanı Adnan Menderes ve birçok isim önce cezaevine konulmuş ardından ise dar ağacına getirilerek asılmıştı.

Ülke adına kara günlerin yaşandığı dönemler olarak hatırlanan askeri darbe bugün bir kez daha kınandı. 

AK Parti Genel merkezi 81 il teşkilatına konuyla ilgili yazı gönderdi.

Altılı masa da destek versin... Altılı masa da destek versin...

Şanlıurfa'da da gönderilen yazı basın aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığında basın açıklaması yapıldı.

AK Parti İl İnsan Hakları Başkanı: Gürkan Ayaydın, gönderilen metni okudu. AK Parti Kadın Kolları İnsan Hakları Başkanı Banu Rastgeldi Rızvanoğlu ve AK Parti Gençlik Kolları İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Uğur Etik basın açıklamasına katılan isimler oldu.

AK Parti Genel merkezi tarafından gönderilen metinde şu ifadelere yer verildi;

"Türk demokrasisine ilk hançerin saplandığı toplum mühendisliğinin temelleri,

Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi ile

atılmıştır. 27 Mayıs Darbesi, milli iradeden kopan bir zihniyetin ürünü olarak vicdanlara,

hukuka, tarihe ve insanlığa silinmez bir leke bırakmıştır.

Dönemin tek partili CHP yönetimiyle girdikleri seçim yarışında rekor oyla iktidara

gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, kısa süre içinde gerçekleştirdikleri projelerle

Türkiye’ye çağ atlatmışlardır. Milletimizin milli ve manevi değerlerini Anadolu’dan silmeye

çalışan CHP iktidarının anti-demokratik uygulamalarını izale etmiş, tek parti rejiminin en

büyük ayıplarından “Türkçe Ezan” uygulamasını kaldırarak Anadolu’nun Ezan-ı

Muhammedi’ye olan özlemini gidermişlerdir. Devlet ve vatandaşın kuvvetli bağından rahatsız

olanlar çeşitli yalan ve iftiralarla 1960 yılında, askerin namlusunun Çankaya Köşkü’ne

çevrilmesini sağlamışlardır.

Doğrudan millete savaş açan cuntacı zihniyet, demokratik yönetime anti-demokratik

yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış, tiyatrovari “Yassıada Yargılamaları”

ile masum insanları hukuk dışı şekilde idam etmiştir. İdam edilenler Milletin Vekilleri değil

bilakis demokrasi ve milli iradeye olan inançlarıyla Türk Milleti olmuştur.

Üzerinden yarım asırdan fazla geçmesine rağmen benzer bir senaryo da 15 Temmuz’da

sahnelenmeye çalışılmıştır. Ancak Milletimiz vakur duruşuyla, millet iradesi üzerinde

tahakküm kurmak isteyenlerin oyunlarını 15 Temmuz’da son kez bozmuş; Cumhurbaşkanımız,

Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN liderliğinde, 15 Temmuz’da demokrasi

düşmanlarına en büyük dersi vermiştir.

Bu vesile ile Türkiye’de darbe dönemlerinin kapandığını ve darbelere karşı

mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyor; demokrasi ve özgürlüklerin daim olması adına

canlarını feda eden Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm

demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Demokrasimize ve irademize düşman olan şer odaklarını hiçbir zaman unutmayacağız.