banner227

Sarı: “Urfa aşığıyım”
banner206

Şanlıurfa’nın tanınmış iş adamlarından olan ve ismini bir marka haline getiren Bozan Sarı, “Ben Urfa aşığıyım, Urfa’ya hizmet etmekten dolayı mutluluk duyuyorum” dedi.

 

RÖPORTAJ:ALİ UZUN

Gazetemizin bu haftaki röportaj konuğu Şanlıurfalı İş Adamı ve aynı zamanda Kanaat Önderi olan Bozan Sarı oldu. Sarı, ismini yaklaşık 20 yıl önce kurduğu ve halen işletmesini yaptığı akaryakıt istasyonuna vererek, bugünlerde bir marka haline geldi.

 

Bozova’dan ve Urfaspor’dan kopmadı

Bozan Sarı Tesisleri denince akıllara ilk gelen kişi olan kanaat önderi İş adamı Bozan Sarı, ayrıca, yıllar önce ayrıldığı doğup büyüdü Bozova ilçesinde de hiçbir şekilde kopmadı. İşletmesini yaptığı petrol istasyonunda bile halen hemşerilerini istihdam eden Bozan Sarı, bunun yanı sıra Şanlıurfaspor’da da geçmiş yıllarda uzun süre aktif bir şekilde görev yaptı. Sarı Yeşilli ekiple birlikte verilen mücadelede, ne içeride ne dışarıda hiçbir şekilde takımı yalnız bırakmayan Bozan Sarı, kulüple yollarının ayrıldığı dönemde ise borçsuz bir şekilde bıraktıklarını ve her zaman Urfaspor’un yanında olduğunu belirtti.

Küçük yaşta muavinlik yapan, şoförlüğe merak salan ve genç yaşlarında taksicilik yaparak zorlu hayatın çilesini çeken Bozan Sarı, şimdilerde vermiş olduğu emeklerin karşılığını alıyor. Birçok ihtiyaç sahibi kişi yada ailelere ekmek kapısı olan Bozan Sarı işletmeleri, hayırlı dualar almayı sürdürüyor.

 

İşte İş Adamı Bozan Sarı ile gerçekleştirdiğimiz o röportaj…

-Haftalık Urfastar Gazetesi röportajına bizlere zaman ayırdınız, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Bozan Sarı kimdir? Bize kendiniz tanıtır mısınız?

Sarı; “Bozova’da doğdum, ilkokulu köyde bitirdim, ortaokulu Urfa’da okudum. Tabi okulu bitirirken bir ayağımız sürekli köydeydi. 1968 yılında köyden Urfa’ya geldik. Akrabalardan ve köye gidip gelmelerden dolayı, şehirde kalmaya kadar verdik. Rahmetli babamın, ben okula giderken sürekli bana ‘sen okuyacaksın’ demesiyle birlikte meraklı olduğum bir hususta vardı. Gözüm sürekli şoförlükteydi. Babama okula gidiyorum deyip,  okul sonrası kaçamaklık yapıp gider şehir içi minibüslerde muavinlik yapardım. Tabi durum böyle olunca şoförlükte bir heves oldu bende. Muavinlikle başlayan gençlik yıllarımda şoförlük yaptım, su sattım, dondurma sattım, simit sattım, nohut ekmek sattım. Okula giderken aklım sürekli ticarete ve şoförlüğe de çalıştı. Bizim köyümüz 1984 yılında Fırat suyunun altında kaldı. Şoförlüğe olan merakımla birlikte 5-6 yıl taksicilik yaptım. Arabamı sattım, babamdan biraz sermaye para aldım ve ticarete atıldım, otomobil alım satım işiyle uğraşmaya başladım. 1978 yılında başladığım alım satım işini 1996 yılında bıraktım. Bunun yanı sıra 11 yıl kadar alım satımlar sitesinde başkanlık yaptım.”

 

Alım satımlar sitesinde isminiz güvenilir biri olarak duyulmaya başlandı ve siyasete atılmanız Doğru Yol Partisi (DYP) ile başladı. Siyasetteki döneminiz nasıl gerçekleşti? Necmettin Cevheri ile çalışmalarınız nasıldı?

Siyasete 1985 yılında Necmettin Cevheri Ağabeyimle birlikte başladım. O dönemlerde Doğru Yol Partisi yeni kurulmuş bir partiydi ve darbe yiyen bir partiydi. Anavatan Partisi gümbür gümbür gelirken biz partimize kendi cebimizden destek verdik. Biz Necmettin Cevheri Ağabeyimizle birlikte girdiğimiz bu yolda 1991 yılında iktidar olduk. Necmettin Cevher Ağabeyimizle birlikte 10-15 rey için gittiğimiz köylerde saatlerce vatandaşlarla oturup çaylarını içer desteklerini isterdik. Bugün ki şartlarla eskiden siyaset yapmak kolay değildi. Vatandaşları ikna edebilmek için onların sayısız çaylarını içerdik ki, oradan eli boş dönmemek için. Tabi bu köy gezileri öncesi sabah erken uyanır, bir simit yer daha sonra koşturma telaşıyla gecenin 12’sine kadar aç kaldığımızı belirdik. Toz toprak içerisinde şehre dönerdik. Şimdiki gibi yollar yoktu, sağ olsun şimdiki hükümet her tarafa asfalt yol yapıyor. Bugün ki şartlarla eski şartlar arasında çok fark var.

 

Doğru Yol Partisinde uzun yıllar siyaset yaptınız? Eskiye göre şimdi ki şartlar arasında neler var ve Bozan Sarı ismi Şanlıurfa’da bir marka haline geldi. Siyaset yaparken akaryakıt işine girip iş adamı oldunuz, inşaat sektörüne girdiniz. Bunlarla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Doğru Yol Partisinde il ikinci başkanıydım, Necmettin Cevheri Ağabeyimiz sağ olsun bizlere çok değer verirdi. Şanlıurfa’da, elimizden geldiği kadarıyla yatırımlar yaptık, Necmettin Cevheri Ağabeyimizin Urfa’ya emekleri çoktur. Balıklıgöl, Stadyum, hipodrom gibi yatırımlarda kendisinin emekleri çoktur ve inkar edilemez. Bazı insanlar şimdi diyor ki Necmettin Cevheri bu memlekete ne yapmış? Keşke bir Necmettin Cevheri daha çıksa da onun yaptıklarının yarısını yapabilse. Tabi bugün ki şartlar Sayın Tarım Bakanımız Faruk Çelik’te elinden gelen her şeyi yapıyor. Gözle görülür somut projelerde kendisinin imzası çoktur. O gün ki parti ile bugün ki parti arasında çok fark var. Bizim geçmiş dönemimizde biz iktidar olamıyorduk, yarı iktidar yarı muhalefet derken koalisyonla götürüyorduk. Şimdi tek iktidar olunca, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iktidar olduğu dönemde Avrupa ülkelerinden borç  1 milyar dolar bekliyorduk ki serum görevi gören, çünkü o gelecek olan parayla Türkiye’nin kalkınmasını istiyorduk. Bugün ki hükümetiniz ekonomisi çok sağlam, Türkiye’nin etrafında yaşanan olaylarla birlikte ayakta durabilmemiz güçlü bir ülke olduğumuzu gösteriyor. Yüce Yaradan bizlerin yanında, Sayın Cumhurbaşkanımıza Allah uzun ömürler versin, bu adam Türkiye’yi belli bir noktaya getirdi, Avrupa’da isim yaptı.

 

Bozan Sarı Urfa’da bir marka, bu fikriniz nereden geldi, alım satım işlerinden sonra ismini unvan yaptınız. Nasıl gelişti, bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

“Alım Satımlar sitesinde başkan iken, esnafın sorunlarıyla birebir ilgilenirdim. Her hangi bir olay olunca, hadi bakalım başkan gel bu sorunumuzu çöz derlerdi. Esnafımızın tüm sıkıntılarıyla dertlenirdim, yine günlerden bir gün esnafın biri gelip bana kamyonetini satmak istedi. Bende nedenini sorunca, ‘bir tanesi bana faizle para verdi ve bende borcumu ödeyemeyince arabamı satmaya kadar verdim. Alım satım işiyle uğraşan ve aralarında bazıları harama el uzatarak faizcilik yaptığı görüldü. Ben bu çirkin söylemler ve görüntüler karşısında daha fazla dayanamayıp başkanlıktan istifa etti. Faizcilikle uğraşan o adamlar şimdi dilenci kılığında yaşam sürüyorlar ve bu sektörden ayrılım akaryakıt işine girdim.

 

“Akaryakıt işine girdiniz, kaç yıldır bu işle meşgulsünüz?

“20 yıldır bu sektördeyim, bununla birlikte inşaat sektörüne de atıldım. Çocuklarımızla birlikte bu işi yapıyoruz. Bizim için önemli olan önceliğimiz vaatlerimiz ve sözümüdür, para sürekli ikinci planda kalır.”

-Bozova’dan yıllar önce ayrıldınız ama oradan kopmadınız, Oranın bir kanaat önderisiniz? Bozova size neyi ifade ediyor?

“Bozova güzel bir ilçemizdir, insanları kendi hallerinde olan, olayların yaşanmadığı güzel ve sakin bir ilçemizdir. Bozovalı olan insanlarımız ne kendilerine ne de başkalarına kolay kolay zarar vermez. Bozova bozulmamış bir memlekettir. Bozova ilçemizle diyalogumuz sürekli var devam ediyor, oradan doğup orada büyüdük.”

 

Siyasetiniz dönemi öncesi 1980 darbesini gördünüz? O günlerde neler yaşadınız bizlerle paylaşır mısınız?

O günlerde, darbenin olduğu geve hiçbir Allah’ın kulu dışarıya adımını atamadı, niye darbe oldu diye kimse bir şey diyemedi. Darbe günü sonrası günde 5-10 tane gencimiz ölüyordu. 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimini ele alırsak, halk neden sokağa indi. Memnuniyet vardı, darbeyi gerektiren bir durum yoktu ve bu darbeyi bize yapanlar Amerikalılar ve Avrupa ülkeleridir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ülkeyi ekonomisiyle, yatırımlarıyla bu duruma getirmesi Amerika’yı ve Avrupa’yı bizleri çekememezlik bir hale getirmesine neden oldu. Biz Avrupa’ya kafa tutan bir ülke olduk, ekonomimiz düzeldi, bunlar bizi çökermek için kalktılar ajanlarıyla bize darbe yapmak istediler. FETÖ hainleriyle yapılmak istenen darbede Allah’ın hesabını düşünemediler. 1 saat içerisinde gecenin bir yarısı milyonlar sokağa döküldü ve darbe girişimi püskürtüldü. Şanlıurfa’da ise hemşerilerimiz yine saatler içerisinde sokağa döküldü. Abide kavşağından AK Parti İl binasına kadar 350-400 bin insan sokağa indi. Parayla toplasan bu kadar insan bulamazsınız fakat söz konusu memleket olunca millet tanka topa siper oldu. Vatanına bayrağına sadık insanlarla birlikte orada sabahladık. 80 darbesinde ise bir kişi sokağa çıkmadı. Fetöcüler, Türkiye’yi Suriye gibi yapmak istediler lakin başaramadılar. Milletimiz, her zaman devletinin yanındadır. Allah, devletimize ve milletimize zeval vermesin.”

 

Ekonomi anlamında yaşanan sıkıntılar var, bu sıkıntılar sizi nasıl etkiledi?

Ekonomi kriz var, ama ben her zaman bunu savunurum. Geçmişte kazandıklarımız var, bu ülke için sorunlara sıkıntılara katlanacağız çünkü bu memleket kolay gelmedi bu günlere.  Suriyelilerin hali ortada, zamanı geldiğinde aç kalmasını bileceğiz, zamanı geldiğinde para harcamamayı bileceğiz. Yeter ki ailemize vatanımıza milletimize zarar gelmesin. Suriye’de akan kan son bulsun, ateşkes daim olarak sağlansın, o vakit her şey daha iyi olacak.

 

Şanlıurfaspor sevdalısı bir insansınız, Şanlıurfaspor dönemlerinizde geçirdiğiniz, bu renkler size neyi ifade ediyor?

Şanlıurfaspor’da, ben hemen hemen 18 yıl boyunca yöneticilik yaptım. 5-6 başkanla birlikte görev yaptım, ben Urfaspor hayranıyım. Urfaspor için Trabzon’a, Hakkari’ye Şırnak’a kadar gittim. Ben Urfaspor’u bir oğlum kadar çok seviyorum. Urfaspor’un bayrağının dalgalanması adına hep mücadele ettim, kentin tanıtımı açısında Urfaspor çok önemli.  Şehir dışına çıktığım zamanlar hemen Urfa’ya dönme isteğim artıyor. Ben bir Urfa sevdalısıyım. Buradaki bağ, aile topluluk hiçbir yerde yok. Şuan da, Urfaspor’un lehine yapılması gereken ne varsa yapmaya hazırız. Bu sezon kötüye gidiyor gibiydi ama çok şükür korkulan olmadı ve son haftalarda toparlandık. Kalbimizden geçen şu ki, inşallah süper lige çıkarız da Urfa’nın adını daha güzel yerlere taşırız. Şimdi ki yönetimi de tebrik ediyorum, ellerinden geleni yapıyorlar, Sayın Bakanımız Faruk Çelik’in de katkıları büyük, kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Urfa’da,  gençlerimizin anne babalarına karşı olan bir sorunu var. Biran önce zengin olalım düşüncesindeler. Bu yanlış bir düşüncedir, ekmeği çiğnemeden yutulmaz. Yanlış yöne sapmalar aileyi yıkar. Çocuklarımıza gençliğimize sahip çıkmalıyız. Ticaret yaparken büyüklerin sözlerini dinlemek lazım. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Devlet ve milletle bir olacaksın.”

 

Bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ben size teşekkür ederim.

banner191
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142