"80 milyonu cebine koyan başkan olsun"

"80 milyonu cebine koyan başkan olsun"
banner206

Köşe yazarı Cennet Cankılıç, Bursaspor'un akibitine köşesine taşıdı. 

Süper Lig’de 2010 yılında bu kente şampiyonluk sevinci yaşatan Bursaspor, tam 2 yıl önce bu dönemlerde düştüğü alt ligde tarihinin en kötü dönemlerini yaşıyor. Hem trilyonluk borç yükü, hem teknik ve sporcu kadrosunun yetersizliği, hem istikrarsız gel geç yönetimler yüzünden adeta can çekişiyor. Kentin dinamiklerinden de eski desteği alamayan Bursaspor, 22 Mayıs’taki olağan kongreye de maalesef böyle sıkıntılı ve bir o kadar da çalkantılı süreçle gidiyor.

Şimdilik 3 aday var.

Mevcut Başkan Erkan Kamat, Serdar Acarhoroz ve Emin Adanur’un desteklediği Hayrettin Gülgüler.

Merakla “Hangisi Bursaspor’un yeni başkanı olacak?” sorusu dillendirilirken bana göre, asıl sorunun “Bursaspor nasıl kurtulur?” olması gerekiyor.

 

İşte bu noktada gözler her zamanki gibi eski bakanlardan Faruk Çelik’e çevriliyor. Zira Bursaspor ne zaman maddi ve yönetimsel kriz içine girse, ne zaman toplumsal desteği kaybetse, ne zaman bürokrasiye takılsa “Bakanım bizi kurtar” diyerek kapısı aşındırılıyor.

Çünkü, taraftarından iş adamlarına, aday adaylarından gazetecisine kadar Bursaspor sevdalısı olsun olmasın ,bu kentte yaşayan herkes çok iyi biliyor ki, Faruk Çelik her daim Bursaspor’un arkasında.

“KİŞİLERİN DEĞİL, BURSASPOR’UN ARKASINDAYIM”

Bu yüzden her kongre öncesinde olduğu gibi bu süreçte de Faruk Çelik’in ismi çok geçiyor. Dün kendisini aradım ve “Bu kadar isminiz geçiyor, bir de durumu sizden öğrenmek istedim” dedim.

İlk olarak dedi ki:

“Ben bu kentte siyaset yaptığım ve Urfa’da olduğum dönemlerde de hep Bursaspor’un yanında oldum. Benim için o, bu değil Bursaspor vardır. Ben her zaman Bursaspor’a veren olmuşumdur, üzerinde de hiçbir hesabım yoktur. Yönetime talip olanlar gelir görüşürüm. Onlar benden yönetim için ne isim isterler, ne de ben onlara isim anlamında talepkar olurum. Bugün de öyle.”

Bakan Faruk Çelik, Bursaspor’un içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtuluş reçetesini de şöyle açıkladı:

 

“Öncelikle konuya duygusal değil, akılcılıkla bakmak lazım. Ben şöyle iyi yönetim yaptım, ben böyle iyi yönetim yaptım, şu kadar para koyacağız, bu kadar kaynak yaratacağız, önümüzdeki sene şampiyon yapacağız gibi sürekli taraftarın ve kamuoyunun artık ezberlediği sözler yerine doğrudan sorunları çözmeye yönelik akılcı doneler ortaya koymak gerekiyor. Şu anda Bursaspor’un en büyük problemi ne? Önünün kapalı olması değil mi?..”

“BURSASPOR’UN TRANSFER TAHTASINI KİM AÇTIRACAKSA O ADAY OLSUN’’

Bakan Faruk Çelik, Bursaspor’un kurtuluş reçetesini 3 maddede açıkladı:

“Bir, Bursaspor’un tahtası kapalı. Önce tahtasının açılması lazım ki, transfer yapabilsin. Hesap ortada. 80 milyon TL. ilk etapta önünü açar. Sıkı bir pazarlıkla bu 50-60 milyon TL’ye indirilebilir. Kalan 20 milyon TL de ilk etapta iyi bir imkan sağlar. 80 milyon lirayı cebine koyan gelsin aday olsun, kazansın.

İki, öyle ben 80 milyon lirayı getirdim, verdim demekle olmuyor. Bursaspor’un malum kaynaklar ve harcamalar noktasında bir güven erozyonu var. Bu vaatle iş başına gelen yönetim hemen bir icra kurulu, icra heyeti oluşturmalı. 80 milyon lirayı bu icra kuruluna verecek ki, güven tesis edilebilsin ve kurul ya da heyet, şeffaf bir şekilde süreci götürebilsin. Zira, kulübün üzerinde icralar ve hacizler var. Banka hesaplarına bu para yatırıldığında anında alacaklılara gider. Ya heyet ya da Valiliğin açacağı bir başka hesap üzerinden bu sürecin götürülmesi gerekiyor ki, öncelikli sorunlar halledilsin, sonra borç ödemelere girişilsin.

Üç, işte bu aşamadan sonra da bizlere görev düşüyor. Bu kentin valisiyle, belediye başkanlarıyla, tüm siyasileriyle, iş adamlarıyla, sanayicileriyle, esnafıyla, taraftarıyla bir olacağız ki, kaynak oluşturma anlamında yardım seferberliği başlatabilelim.”

“YA BU PARA BULUNMAZSA”

Bakan Faruk Çelik’e konuşmamızın sonunda, “Peki Bakanım adaylar dediğiniz gibi kongrede söz verdi, ‘işte para burada getirdim’ dedi, ama başkan olduktan sonra bu para söz verildiği halde gelmedi, kara tablo olacak ama ya sonrası?” diye sordum.

Cevabı şu oldu:

“Bursaspor’un başka kurtuluş yolu yok. İnanıyorum ki göreve talip olan arkadaşlar bu rakamı ortaya koyarlar, bizler de kentin dinamikleriyle bu yardım seferberliğini başlatırız ve Bursaspor’u güçlendiririz. Aksi taktirde Süper Lig’e çıkalım derken, buradan da 2. Lige iner ve telafisi mümkün olmayan daha büyük sorunlarla karşılaşırız.”

Elbette, bu kara tablonun oluşmasını hiç birimiz istemeyiz.

Açıkçası BTSO’nun çok beğendiğim “Bursa büyürse, Türkiye büyür, Bursa güçlenirse Türkiye güçlenir” sloganında olduğu gibi, “Bursaspor güçlenirse Bursa güçlenir, Bursaspor büyürse Bursa büyür“ noktasında bu kentin tüm değerleriyle, markalarıyla güçlenmesi gerektiğine inananlardanım.

O yüzden aklı selim çağrılara, tavsiyelere ve çözümlere kulak verilmesi gerekiyor…

Kaynak: bursasporluyuz.org

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner195

banner142