Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Sosyal medyadan kendisini hedef alan İsrail Başbakanı Netanyahu’ya yanıt veren Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz" dedi.
Netanyahu'ya tepki gösteren siyasetçilere de özel olarak teşekkür eden Erdoğan, "Şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
Okul saldırısı açıklaması: "İlgili soruşturmalar başlatılmıştır"
Erdoğan, Urfa'nın Siverek ilçesinde dün bir listeye düzenlenen silahlı saldırıya dair konuştu, "Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır" dedi.
Erdoğan, "Şanlıurfa'da bir lisede yaşanan müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın ise tedavisi devam etmektedir" dedi.
"Enerjiye erişimde endişemiz yok"
Erdoğan, "Bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde hiçbir endişe taşımıyorsak bunun gerisinde 23 yıllık çaba vardır. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curat-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. 'Ya nasip' diyor, inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz" dedi.
ABD-İran müzakereleri: Fırsat penceresi değerlendirilmelidir
Bölgesel gelişmelere değinen Erdoğan, ABD-İran arasında sağlanan geçici ateşkesten memnun olduklarını ifade etti, buna karşın Pakistan'daki müzakerelerden istenen ve beklenen açıklamaların gelmediğini söyledi.
Erdoğan, "Masa devrilmese bile tarafların açıklamaları özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmeleri noktasında gerekli girişimlerde bunuyoruz. Daha önce söylediğimiz gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. Bölgemizde barış olacaksa bu siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vadedilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak" dedi.
Erdoğan, müzakerelere dair "Zorluklar olabilir, çözülmesi zaman alacak meseleler olabilir ama sorunları diyalog, diplomasi yoluyla çözmenin eninde sonunda galip geleceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.
"Hiçbir güç Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına işaret ederken ABD'ye söz söylemeyen Erdoğan, "Katile katil, hayduta haydut demeye devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelere kulak vereceğiz" diye konuştu.
Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz'ın sosyal medyadan yaptığı açıklamalara da şu yanıtı verdi:
"Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağ duyulu olmamızı, uysal koyun olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstüne haysiyetsizce yaşamaktansa gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Kahraman bir milletin evlatlarıyız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım'…"
Tepki gösterenlere teşekkür etti
Erdoğan, şahsına yönelik açıklamalar karşısında tepki gösteren siyasetçilere de özel olarak teşekkür etti: "Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum."
"En sağlam direniş hattımız sürecimiz"
Erdoğan, Netanyahu'nun "Kürtleri öldürüyor" sözleri üzerine de şunları ifade etti:
"Bu topraklarda bin yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır. Karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir. Türk'ün de Kürt'ün de Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız imanımız, bin yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz. Kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız, 18 ayına giren terörsüz Türkiye sürecimiz olmuştur. Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bu günlerde daha net anlaşılmaktadır. Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar. Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bin yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte hiçbirimiz kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksünü de sahip değiliz."
CHP'yi hedef aldı
Konuşmasını devamında ana muhalefet partisi CHP'yi hedef alan Erdoğan, "Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir 'fetret devri' yaşıyor" ifadelerini kullandı.





