Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı "Türkiye'de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler" başlıklı rapor, Türkiye genelinde hızla düşen doğurganlık oranlarını gözler önüne sererken, Şanlıurfa dikkat çeken verileriyle öne çıktı. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızının kadın başına 1,42’ye kadar gerilediği ve 76 ilin nüfus yenilenme eşiğinin altında kaldığı süreçte; Şanlıurfa 3,15’lik doğurganlık hızıyla listenin zirvesinde yer alarak nüfusunu yenileyebilen ender illerden biri oldu.
Türkiye Ortalaması Çökerken Şanlıurfa Zirvedeki Yerini Korudu
Rapordaki verilere göre, ülke genelinde 2014 yılında 2,19 olan doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 seviyesine kadar geriledi. Nüfusun kendini yenileme eşiği kabul edilen 2,1’in üzerinde kalmayı başaran il sayısı yalnızca 5’e düşerken, Şanlıurfa 3,15 doğurganlık hızı ile ilk sırada yer aldı.
Şanlıurfa’yı sırasıyla Şırnak (2,53), Mardin (2,23), Diyarbakır (2,14) ve Siirt (2,11) takip etti. Büyükşehirlerden Ankara (1,11), İstanbul (1,14) ve İzmir (1,10) ise ulusal ortalamanın çok altında kalarak ciddi bir demografik kriz sinyali verdi.
Asıl Kırılma İkinci Çocukta Yaşanıyor
Türkiye genelinde ailelerin çocuk istemekten vazgeçmediği; ancak bakım, barınma, eğitim maliyetleri ve iş kaybı kaygıları nedeniyle özellikle ikinci çocuk kararını alamadıkları vurgulandı.
-
2013-2025 dönemindeki doğurganlık kaybı incelendiğinde, erteleme etkisi çıkarıldığında ikinci çocuğa geçişteki zayıflamanın payı %42,4’e kadar tırmandı.
-
Özellikle 2021-2025 yılları arasındaki toplam kaybın %75,9’unun birinci çocuktan ikinci çocuğa geçişteki geri adımlardan kaynaklandığı tespit edildi.
Bütçeyi Konut, Gıda ve Eğitim Yükü Zorluyor
Rapor, ailelerin yaşadığı ekonomik baskıları da çarpıcı verilerle ortaya koydu:
-
Dar Gelirlinin Yükü Ağır: En düşük gelirli %20’lik kesim bütçesinin %67,9’unu yalnızca konut, kira ve gıdaya ayırmak zorunda kalıyor.
-
Eğitim Enflasyonu Büküyor: Eğitim hizmetlerindeki yıllık fiyat artışı %53,44 ile genel enflasyonun (yüzde 31,51) oldukça üzerinde seyrediyor.
-
Bakım Yetersiz: Türkiye’de 0-2 yaş grubunda kurumsal bakımdan yararlanma oranı %1’in altında kalarak OECD ortalamasının (%22) çok gerisinde kalıyor. Çalışanların %83’ü ise hiçbir profesyonel bakım hizmeti alamıyor.
Sosyal Güvenlik Alarm Veriyor
Demografik küçülmenin sosyal güvenlik sistemine yansıdığına dikkat çekilen raporda, SGK’da aktif/pasif sigortalı oranının 1,63 seviyelerine gerilediği belirtildi. Kız çocuk doğumlarının 2014-2025 arasında %33,7 azalması, gelecekteki potansiyel anne adaylarının sayısını düşürerek sosyal güvenlik ve yaşlı bakımı üzerindeki yükü daha da artıracak.
Çözüm İçin "Güvenli Başlangıç Programı"
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, 2028-2030 yıllarını kritik eşik ilan ederek doğurganlık hızını kademeli olarak 1,70 - 1,80 bandına çekmeyi hedefleyen "Güvenli Başlangıç Programı" çözüm önerilerini sıraladı:
-
İkinci Çocuğa Özel Destek: Doğum yardımlarında ağırlığın ikinci çocuğa verilmesi ve ödemelerin enflasyona karşı korunması.
-
Sosyal Konut ve Bakım: Young çiftler ile tek çocuklu ailelere sosyal kiralık konut imkânı sağlanması, 0-3 yaş bakım kapasitesinin artırılması.
-
Vergi İndirimi: İkinci çocuktan itibaren çalışan ailelere kademeli gelir vergisi indirimi.
-
Bakım Kredisi: Çocuk nedeniyle işten ayrılan kadınların emeklilik primlerinin kamu tarafından "bakım kredisi" modeliyle karşılanması.




