Baro tarafından yapılan açıklamada, edinilen bilgilere göre Muhammed Renas Çelik'in çocuk havuzundayken kısa süre içinde yetişkin havuzuna geçtiği, olay sırasında görevli personel tarafından fark edilmediği, ilk müdahalenin zamanında ve yeterli şekilde yapılmadığı ile acil sağlık hizmetlerinde gecikmeler yaşandığı iddialarına dikkat çekildi. Küçük çocuğun günler süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybettiği belirtildi.
Açıklamada, bir çocuğun yaşamını yitirmesinin yalnızca ailesini değil tüm toplumu derinden yaralayan bir insan hakları ihlali olduğu ifade edilerek, çocukların güvenliğini sağlamakla yükümlü kişi ve kurumların sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesinin hem hukuki hem de vicdani bir zorunluluk olduğu kaydedildi.
Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, olayın bağımsız, etkin ve şeffaf bir şekilde soruşturulması, ihmali veya kusuru bulunan kamu görevlileri ile özel hukuk kişilerinin gerekli adli ve idari işlemlerden geçirilmesi, delillerin eksiksiz toplanması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Açıklamada ayrıca, çocukların yaşam hakkının Anayasa, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve taraf olunan uluslararası insan hakları metinleriyle güvence altında olduğu hatırlatılarak, benzer acıların tekrar yaşanmaması için hiçbir ihmalin cezasız kalmaması gerektiği vurgulandı.
Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, olaya ilişkin adli ve idari süreci yakından takip edeceklerini, etkin ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi için gerekli girişimlerde bulunacaklarını, çocukların yaşam hakkını ilgilendiren hiçbir ihmalin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini ve Muhammed Renas Çelik'in yaşam hakkının korunamamasına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.





