Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına tepki gösteren Şanlıurfalı gazeteci Celal Çiftçi hakkında başlatılan ceza soruşturmasının ardından Çiftçi’den yeni bir açıklama geldi. Azerbaycan Başsavcılığının, Çiftçi’yi iktidarın zorla ele geçirilmesine yönelik çağrılar yapmak ve dinî düşmanlığı körükleyen içerikler yaymakla suçladığı, hakkında uluslararası arama kararı çıkardığı ve Türkiye’deki yetkili makamlara adli yardımlaşma talepleri gönderildiğini açıkladığı belirtilmişti.
Yaşanan gelişmeler üzerine yazılı bir açıklama yapan Çiftçi, kullandığı ifadelerin maksadını aşmasından dolayı pişmanlık duyduğunu belirterek Azerbaycan devleti ve halkından açıkça özür diledi.
“AMACIM DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİMİ DİLE GETİRMEKTİ”
Başörtüsü konusundaki hassasiyetini ve din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düşüncelerini dile getirmek istediğini ifade eden Çiftçi, açıklamalarında kullandığı dilin doğurabileceği sonuçları daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Çiftçi, Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmek, halkı devlete karşı kışkırtmak, ülkede karışıklık çıkarmak veya iktidarın zorla ele geçirilmesini istemek gibi bir amacının hiçbir zaman olmadığını vurguladı. Dinî nefret, düşmanlık ya da ayrımcılık oluşturma niyetinin de bulunmadığını belirten Çiftçi, kendisine yöneltilen bu yöndeki suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
“ŞİDDETİ, DARBELERİ VE ZOR KULLANMAYI REDDEDİYORUM”
Sözlerinin bir çağrı olarak anlaşılması durumunda gerçek düşüncesinin bu olmadığını açıkça dile getiren Çiftçi, şiddeti, darbeyi, tehdidi ve zor kullanmayı reddettiğini belirtti. Hiç kimseyi hukuka aykırı bir eyleme davet etmediğini kaydeden Çiftçi, açıklamalarının da bu tür eylemlere gerekçe yapılmasını istemediğini bildirdi.
Azerbaycan’ın bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve anayasal düzenine saygı duyduğunu vurgulayan Çiftçi, ülkenin geleceğine ilişkin kararların Azerbaycan halkına ve anayasal kurumlarına ait olduğunu ifade etti.
“BAŞÖRTÜLÜNÜN DE ÖRTÜNMEYENİN DE HAKLARINA SAYGILIYIM”
Başörtüsü konusundaki hassasiyetinin temelinde insanların inançları ve kıyafet tercihleri nedeniyle dışlanmaması düşüncesinin bulunduğunu belirten Çiftçi, başını örtenlerin de örtmeyenlerin de onuruna, haklarına ve özgür iradesine saygı duyduğunu kaydetti.
Düşüncelerini hukuk, karşılıklı saygı ve barışçıl diyalog çerçevesinde ifade etmek istediğini belirten Çiftçi, ifade ve basın özgürlüğünün yanı sıra toplumsal barışın ve kullanılan dilin sorumluluğunun da gözetilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu anlayış doğrultusunda uygun bulmadığı içerikleri kaldırdığını ve bundan sonraki açıklamalarında daha dikkatli olacağını bildirdi.
“ÖZRÜM, SUÇLAMALARI KABUL ETTİĞİM ANLAMINA GELMİYOR”
Açıklamasında hakaret, tehdit ve linç kampanyalarına da tepki gösteren Çiftçi, görüş ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. İlgili mercilerden açıklamalarının bütünüyle, bağlamıyla ve ifade ettiği niyet çerçevesinde adil biçimde değerlendirilmesini talep etti.
Çiftçi, Azerbaycan devleti ve halkından dilediği özrün, yaşanan kırgınlıktan duyduğu pişmanlığın ve Azerbaycan’a duyduğu saygının bir ifadesi olduğunu belirterek, bunun kendisine yöneltilen suçlamaları kabul ettiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Şanlıurfalı gazeteci Celal Çiftçi, açıklamasının sonunda Azerbaycan devleti ve halkından bir kez daha içtenlikle özür dileyerek, “Kardeşliğimize zarar vermek istemedim. Sözlerimle kırgınlığa neden olduğum için üzgünüm ve pişmanım” ifadelerini kullandı. Çiftçi, mesajını Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla birlikte “İki devlet, tek millet” sözleriyle tamamladı.




