Yaklaşık 2 bin 800 kilometre boyunca Türkiye, Suriye ve Irak’tan geçerek Basra Körfezi’ne ulaşan Fırat Nehri, tarih boyunca “medeniyetin beşiği” olarak anılan verimli hilal bölgesinin en önemli yaşam kaynaklarından biri oldu. Ancak son yıllarda nehirdeki su miktarının ciddi şekilde azalması, bölgede hem çevresel hem de insani kriz riskini büyütüyor.

"İNCİL’DE YAZIYORDU" YORUMLARI YAPILDI

Özellikle sosyal medyada ve bazı Batılı yayın organlarında, İncil’in Vahiy bölümünde geçen bir ayet yeniden gündeme taşındı.

Vahiy 16:12’de şu ifadeler yer alıyor:

“Altıncı melek tasını büyük Fırat Nehri üzerine döktü ve suları kurudu; böylece doğudan gelen kralların yolu hazırlandı.” Bazı dini yorumcular, bu ayetin Fırat Nehri’nin kurumasına işaret ettiğini ve bunun “Armageddon” olarak bilinen kıyamet savaşının habercisi olabileceğini savunuyor.

İncil’in Eski Ahit bölümünde yer alan Yeremya 50:38 ayetindeki:

“Onun suları kuruyacak” ifadesi de yeniden tartışılmaya başlandı.

BİLİM İNSANLARI: NEDENİ İKLİM KRİZİ

Uzmanlar ise yaşanan durumun doğaüstü değil, tamamen çevresel nedenlere dayandığını vurguluyor. 2013 yılında yayımlanan NASA raporuna göre Dicle ve Fırat havzaları, 2003-2009 yılları arasında yaklaşık 144 kilometreküpe yakın tatlı su kaybetti. Bu miktarın, Ölü Deniz’in hacmine yakın olduğu belirtiliyor.

Süreci yönetecek mekanizmanın adı belli oldu!
Süreci yönetecek mekanizmanın adı belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Araştırmacılar, su kaybının temel nedenleri arasında: kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı,

uzun süreli kuraklık, artan sıcaklıklar ve iklim değişikliğini gösteriyor.

“2040’A KADAR KURUYABİLİR” UYARISI

Irak Su Kaynakları Bakanlığı yetkilileri ise gerekli önlemler alınmazsa Fırat Nehri’nin 2040 yılına kadar ciddi ölçüde kuruyabileceği uyarısında bulunuyor. Nehirdeki su azalmasının şimdiden bölgede yaşayan milyonlarca insanı etkilediği belirtiliyor. Tarım alanlarında verim kaybı, mahsul kıtlığı, su kirliliği ve içme suyu sorunu giderek büyüyor.