Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin hemen karşısında yer alan, Atatürk Barajı sulama sistemine ait büyük su kanalının geçtiği bölgedeki DSİ taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alınması kentte tepkilere neden oldu.
Tartışmalar sürerken CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’dan konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. Tanal, özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlara ilişkin 20 ayrı tapu senedini Kamu Denetçiliği Kurumu’na sunduklarını açıkladı.
“Tapuların tamamında aynı hüküm bulunuyor”
Tanal, söz konusu 20 tapunun tamamının beyanlar hanesinde aynı kullanım kısıtlamasının yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Fidanlık, ağaçlandırma ve rekreasyon dışında kullanılamaz. DSİ’nin izni alınmadan başka amaçla kullanılamaz.”
Bu hükmün taşınmazların kullanımını hukuken sınırlandırdığını savunan Tanal, alanların kullanım amacının tapu kayıtlarında açıkça belirtildiğini ifade etti.
“Neden özelleştirme kapsamına alındı?”
Tanal açıklamasında, tapu kayıtlarında yer alan hükümlere rağmen taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasını eleştirdi.
Tanal, “Tapusunda açıkça ‘başka amaçla kullanılamaz’ yazan 20 taşınmaz neden özelleştirme kapsamına alındı? Bu tapu kayıtları neden görmezden gelindi?” sorularını yöneltti.
Söz konusu alanın Şehir Hastanesi’nin karşısında ve büyük sulama kanalının geçtiği stratejik bir bölgede bulunduğuna dikkat çeken Tanal; ulaşım, otopark, afet güvenliği, yeşil alan ve kamusal kullanım ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.
“Şanlıurfa’nın geleceğini rant hesabına teslim etmeyeceğiz”
Tanal, açıklamasının sonunda söz konusu taşınmazların özelleştirme kapsamından çıkarılması çağrısında bulundu.
Tanal, “Şanlıurfa’nın geleceğini rant hesabına teslim etmeyeceğiz. Bu taşınmazlar özelleştirme kapsamından derhal çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Tanal ayrıca, aynı nitelikteki DSİ taşınmazlarıyla ilgili Danıştay kararlarının bulunduğunu belirterek, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında kamu hizmetine ayrılmış bu nitelikteki alanların satışa veya farklı amaçlarla kullanıma konu edilmesinin hukuki açıdan ciddi sorunlar doğurabileceğini ileri sürdü.




