Ülkemizde her yıl, Ocak ayının ilk pazar günü ile başlayan haftada, toplumun tüberküloz (verem) hastalığı hakkında bilgilendirilmesi ve dikkatinin çekilmesi amacıyla “Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası 07-13 Ocak 2024” etkinlikleri düzenleniyor. Bu sayede vatandaşlar bilgilendiren sağlık çalışanları, bilgi akışı sağlıyor.

Tüberküloz, hava yolu ile bulaşan, Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu çoğunlukla akciğerler olmak üzere tüm doku ve organları (kemik, deri, göz gibi) tutabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Akciğer veya larinks tüberkülozu olan hastalar basili solunum, özellikle de öksürmek, hapşırmak veya konuşmak ile havaya saçarlar, ortamda bulunan kişiler solunum yolu ile basilleri alır ve bulaşma meydana gelir. Hasta ile yakın ve uzun süreli teması olan kişilere bulaşma riski fazladır. Bunlar; hastanın aile bireyleri, aynı evi paylaştığı arkadaşları, işyeri arkadaşları olabilir. En bulaştırıcı olan hastalar tedavi görmemiş, balgam incelemesinde basil saptanan, kaviteli akciğer veya larinks tüberkülozu olan hastalardır. Etkili tedavi ile bulaştırıcılık 2-3 haftada sona erer. Akciğer dışı tüberküloz genellikle bulaştırıcı değildir.

Toprak, 'çekirgeyle şuan mücadeleye gerek yok' Toprak, 'çekirgeyle şuan mücadeleye gerek yok'

Birecik Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. İlkin Yetişkin Ara, verem hastalığıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Ara, 'İnsanlık, tarihinin en eski ve en bulaşıcı hastalıklarından biridir. Tüberküloz bakterisi solunum yolundan nefes verme, hapşırma, öksürme gibi basit yollarla ortama yayılır. Bu ortamda bulunan sağlıklı kişiler bakteriyi solunum yoluyla alırlar ve hastalık bu şekilde yayılımını sürdürür. Tüberküloz bakterisi ile karşılaşan her insan hasta olmaz. Bakteri, kişinin akciğerinde ya da başka bir organı uykuda kalabilir. Kişinin vücut direnci düştüğünde bağışıklık baskılayıcı bir ilaç kullandığına ya da bağışıklığı baskılayıcı bir hastalığa yakalandığında tüberküloz mikropları aktif hale gelir ve verem hastalığı ortaya çıkar. Veremin belirtileri en sık karşılaştığımız belirti öksürüktür. On beş günden uzun süren öksürük, balgam çıkarma şikâyeti, yüksek ateş, gece terlemesi, şiddetli göğüs ağrısı, iştahsızlık, hızlı kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk ve ilerleyen dönemlerde kanlı balgam görülebilir. Verem belirtileri ortaya çıktığında tedavi edilemezse hastalık ilerleyebilir ve diğer organları da etkileyebilir. Özellikle öksürük şikayetinin sigara, soğuk algınlığı gibi farklı nedenlere bağlanması kişinin doktor kontrolüne geciktirebilir ve hastalığın büyük oranda ilerlemesine neden olur. Hastalığın şikayetler ile birlikte tüberkülozu işaret eden akciğer grafisi verem hastalığın akla getirir. Fakat kesin tanı için mutlaka balgam kültürü alınmalı ve tüberküloz bakterisi balgamda gösterilmelidir. Tüberküloz kesinlikle iyileşebilen bir hastalıktır. Kişiler ilaçlarını önerilen şekilde aksatmadan yeterli süre içinde kullanırlarsa son derece başarılı bir şekilde tedavi olabilirler. Tanı, tedavi ve takip süreci ülkemizde verem savaş dispanserlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır ve ilaçlar düzenli kullanıldığı takdirde iki üç hafta içinde bulaştırıcılık büyük oranda ortadan kaybolmaktadır. Eğer siz de belirti gösteriyor ya da sıklıkla kalabalık ortamlarda bulunuyorsanız mutlaka belirti takibi yapmanız ve ivedilikle Göğüs hastalıkları uzmanına başvurmanızı öneriyorum” ifadelerini kullandı.

Ara ayrıca, 'Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde de tedavi ve kontrollerini düzenli olarak yaptıran, ekonomik ve sosyal güçlükler yaşayan tüberküloz hastalarına aylık şartlı nakdi sosyal yardım yapılmaktadır.
Geldiğimiz süreçte, politik bir kararlılıkla yürütülen programımızın nihai hedefi VEREMSİZ BİR TÜRKİYE olup bu hedefe ulaşabilmesi için;
Bebeklere BCG aşısının zamanında yaptırılması, Bireysel ve toplumsal hijyen kurallarına uyulması, uzun süreli öksürük ya da tüberküloz hastası ile temas edilmesi durumunda, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi, Tüberküloz hastası ve temaslılarının, ilaçlarını, sağlık personelinin gözetiminde ve düzenli bir şekilde kullanmaları oldukça önemlidir.' Dedi.