banner196
banner186

Gök: “20 Yılı 4 yıla sığdırdık“
banner206

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç. Dr. Abdulkerim Gök, Bakan Faruk Çelik’in takım kaptanlığında, Milletvekili arkadaşlarıyla birlikte  Şanlıurfa’ya 20 yılda yapılması gereken hizmetleri 4 yıla sığdırdıklarını söyledi. 

RÖPORTAJ: UĞUR BUDAK
Bu haftaki röportajımızın konuğu 2011 genel seçimlerinde AK Parti’den Şanlıurfa Milletvekili olarak TBMM’ye giden Doç. Dr. Abdulkerim Gök oldu. Gazetemizde gerçekleşen röportajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışkan isimlerinden Milletvekili Gök ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Akademisyenlikten milletvekilliğine giden Gök’ün siyaseti neden tercih ettiği sorusu ile başladığımız sohbette, çözüm sürecini, paralel yapıyı, Kobani olaylarını ve seçim sürecini konuştuk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile AK Parti Şanlıurfa Milletvekillerinin çalışma uyumuna da temas eden Gök, Bakan Çelik’in az konuşup çok üreten büyük bir siyasi deneyiminin olduğunu belirterek, ondan öğrenecekleri birçok şeyin olduğunu söylüyor. 

 İşte merakla beklenen o röportaj: 

Bir akademisyen olarak neden siyaseti tercih ettiniz?

Mutlaka siyaset olsun diye bir düşünce ile yola çıkmadık. Akademisyen olarak da ülkemize, milletimize, insanımıza yönelik bir çok çalışmalarımız oldu. Yani "İlla ben siyasetçi olacağım" demekle siyasetçi olunmaz. Bunlar alın yazısıdır, kader çizgisidir. Biz buna inanıyoruz. Bu alın yazısı ve kader çizgisi içerisinde Rabbim bize üniversitede milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller yetiştirmeyi nasip etti şimdi de TBMM çatısı altında ülkenin genel menfaatlerinin oluşması adına yasalar çıkarıyor, insanımıza, Şanlıurfamıza hizmet etme adına çalışıyoruz. Dolayısıyla hem akademisyenlikten haz alan, mesleğini seven bir öğretim üyesiyim hem de ülkemiz ve milletimiz adına hizmet etmekten, ümmetin derdini kendisine dert edinmiş bir kadroda, bir ekipte yer almaktan oldukça mutluyum.

 Milletvekilliği döneminde ne gibi çalışmalar yaptınız?

Milletvekili olarak; her noktada üzerime düşeni, bu makamların bizlere milletimiz tarafından emanet edildiğini bilerek Cenab-ı Allahın rızasının dışına çıkmadan gece gündüz çalıştım ve vicdanen çok rahatım. Hemen hemen her hafta sonu seçim bölgemde olmakla beraber, meclisteki çalışmalarda bulunmam, komisyonlarda yer almam, yurtdışı seyahatlerinde ülkemizi temsil etmem gurur verici. Köken itibariyle Suruçlu oluşum ve doğma büyüme Şanlıurfa'nın en uzak ilçesi Ceylanpınarlı oluşum ve buralara en az 10 günde bir gidişim, halkımızdan hiç kopmamış olmam mutluluk veriyor.  Hizmetler noktasında da gücümüz neye yettiyse milletimiz için yaptık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin en ağır komisyonu olan ,Anayasal komisyon olan,Plan Bütçe Komisyon Üyesiyim aynı zamanda Türkiye-Malezya Parlamentoları arası Dostluk Grubu Başkanıyım aynı zamanda AK Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkanlığını yürüttüm ve aynı zamanda ülkemizi yakından ilgilendiren Çözüm Komisyonu Başkan Vekilliğini yaptım. Dolayısıyla bölgemde ortalama 10 günde bir bulunmam, meclisteki yasama faaliyetlerinde yer almam, meclisteki komisyonlarda bulunmam ve TBMM çatısı altında Şanlıurfa’ya ait sorunları dile getirmemle üzerime düşeni gücümün yettiği ölçüde yaptığıma inanıyor ve Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun diyorum.

 

Çözüm Süreci ne aşamada?

Çözüm sürecinin mimarı gerekirse baldıran zehiri içeriz diyen canını bu sürece adamış Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzatihi kendisidir. Doğu ve Güneydoğu insanı başta olmak üzere, ülkemizin bütün insanları Sayın Cumhurbaşkanımıza şimdiden vicdanlarda yer alan en büyük ödül olan Nobel barış ödülünü, vicdanların barış ödülünü vermiştir. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin Mimarı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızdır, Sayın Ahmet Davutoğlu’dur ve dava arkadaşlarıdır. Çözüm sürecinde tünelden ışık göründü demiyorum, tünelin içerisinde artık ışık var diyorum. Çözüm süreci bu aşamadadır. Çözüm sürecinin detaylarını benim de koordinatörlüğünü yürüteceğim üç günlük bir çalıştayla Diyarbakır’da anlatacağız. Bu çalıştayı Türkiye Gençlik Konfederasyonu düzenleyecek. Burada çözüm sürecinde gençliğin rolünün ne olduğu, üniversitelerde çözüm sürecinin ne olacağını tartışacağız, konuşacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız “Çözüm süreci benim kanımdır, canımdır. Cumhurbaşkanlığına çıktım, bunu burada da devam ettireceğim taa ki kan ve gözyaşının üzerinden siyaset yapılmayana kadar. Kan ve gözyaşından beslenenler artık bu alanı kullanmasın, anaların gözyaşları dinsin, şehit haberleri son bulsun” dedi.  Hamdolsun son provokasyon olayları hariç geldiğimiz nokta çok iyi. Rabbim biliyor niyetimiz iyi olduğu için bu başarıları elde ettik.

 

Paralel yapı biter mi?

Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı olurken de ikinci olarak altını çizdiği “Ben Devlet içerisindeki odaklanmış Paralel Yapı ve benzeri ne olursa olsun tamamıyla mücadele edeceğim” diye ifade etti. Kararlılık, azim ve duruş sergileme noktasında bunun takipçisi olacağını, sonlandıracağını, devlet içinde devlet olmaması gerektiğini ifade etti. Dolayısıyla 17 ve 25 Aralık’ta yapılan Türkiye’nin siyasal istikrarına yapılmak istenen darbenin ta kendisidir. Darbeler illa askeri anlamda olmaz. Sivil darbe girişimi olarak ta değerlendirebilirsiniz. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve AK Parti iktidarları bu süreç içerisindeki kararlılıklarının nerede olduğunu tüm kamuoyu görüyor. Bu bir süreçtir. Önümüzdeki zaman içerisinde de her gün bu ve buna benzer bütün mücadeleler devam edecektir. Bunun takipçisi başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu,bizler ve AK kadrolardır bunu da ifade etmek isterim.

 

Sizin ve diğer Milletvekillerinin,  Bakan Faruk Çelik ile çalışma uyumu nasıl?

Açıkçası ben bir milletvekili olarak Sayın Faruk Çelik’in takım kaptanı oluşundan dolayı birçok şeyi öğrenme adına alıcılarımı açtım. Çünkü, yıllarını siyasete vermiş bir şahsiyettir.   Sayın Bakanımız, az konuşup çok üreten, o meşhur deyim var ya ‘Kısa zamanda çok yol alma’ noktasında büyük bir siyasi deneyime sahiptir. Kendisinden aldığımız, öğreneceğimiz birçok şeyler olduğunun farkındayız ama elbette ki kabinemizin diğer bakanları da birbirinden değerli olmakla beraber başta Sayın Başbakanımıza, Bakanımız Sayın Çelik’e ve kabinenin her bir bakanına, milletvekili arkadaşlarıma  Şanlıurfa’ya yapmış olduğu bütün hizmetlerden dolayı yürekten teşekkür ettiğimi özellikle ifade etmek istiyorum. Özellikle 2011 seçimleriyle beraber Şanlıurfa’da siyasetin adı “ben” değil “biz” olmuştur. Şanlıurfa’da siyaset biz olunca bereket doğmuştur, şeytan aradan çıkmıştır. Şanlıurfa’da siyaseti ben olmaktan çıkardık çünkü ben dediğinizde, tekilleşirsiniz, tek kalırsınız, bireyselleşirseniz aradan şeytan gireceği için işin bereketi kaçar. Şanlıurfa’da 4 yıllık görevimizi tamamlamaya yakınız, bu süreçte adeta 20 yılı 4 yıla sığdırdık.  4 yılda 400 proje adını verdiğimiz o kitapçıktaki projelerin çok üstünde projeye hayat verdiğimizi basın önünde ifade edeceğiz. Şanlıurfa’da hizmet noktasında hiçbir ilçe ayırt etmeksizin gelen her sorunla ilgilendiğimi ifade etmek isterim. Aidiyetimin olduğu Ceylanpınar ve Suruç bölgelerinde 4 yılda 400 Proje Kitapçığında yer alanların tamamını gerçekleştirdiğimiz gibi kitapçıkta yer almayan bir çok projeyi de hamdolsun gerçekleştirdik.  Önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı ile 4 yılda 400 proje kapsamında tüm Şanlıurfa kamuoyunu, halkımızı, milletimizi bilgilendireceğiz.

Şanlıurfa’ya yapacağımız daha bir çok hizmetler vardır. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bunları gerçekleştirme ortamını hep beraber yakalarız.

 

Suruç İlçesinin karşısında bulunan Suriye’ye bağlı Kobani kentinde aylardır YPG ile IŞİD terör örgütü arasındaki çatışmalar sürüyor. Kobani olayları neden bu kadar uzadı. Ayrıca IŞİD’i kimin kurduğuna inanıyorsunuz?

Terör nereden ve kimden gelirse adı ne olursa olsun, hangi kimlik ve coğrafyadan gelirse gelsin terör terördür. Terörün; dini, imanı, kimliği rengi, coğrafyası ayrıt edilmez. Senin terörün, benim terörüm, öbürünün terörü, bunun terörü diye bir şey olmaz. Biz buna terör terördür anlayışıyla bakıyoruz. Çünkü biz ülke olarak terörden çok çektik. Biz değerler siyaseti yapıyoruz, biz çıkarlar siyaseti yapmıyoruz. Dolayısıyla gerek Kobani’de,  Şengal’de,  Rasulayn’da gerekse Talebyad’ta biz dünya mazlumları nerede ve ne şekilde bizim ülkemize gelmek istediyse kucağımızı açtık. Bugün itibariyle 2 milyona yakın ülkemize gelmiş olan kardeşlerimize 5 Milyar Doların üzerinde bir miktarı  harcamışız. Uluslararası gelen para ise 266 Milyon Dolardır. Artık ümmetin derdini dert edinmiş başta bu davanın bizzat simge ismi olan Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, yol arkadaşları bizler, AK kadrolar bunları kendilerine dert edindiler. Onun için biz diyoruz ki; Ümmetin derdi bizim derdimizdir. Nereden gelirse gelsin, biz onları aldık almaya da devam edeceğiz. İnsanlık yeniden bir tarih yazıyor. Kobani’de kim nerede ne şekilde davrandı, bunu tarih yazacak. Türkiye’nin de Kobani’den gelen, Şengal’den gelen, Telabyad’tan gelen, Rasulayn’dan gelen, Hatay’dan gelen, Kilis’ten gelen nereden gelirse gelsin bunlara ait vermiş olduğu bu başarılı sınavdan dolayı nerede olduğunu elbette ki tarih yazacaktır. Bu gelen kardeşlerimize ensar ve muhacir anlayışıyla hareket edip kucakladığımız için tüm Şanlıurfa’ya, tüm sınır illerimizin halkına, milletine yürekten teşekkür ediyorum. Çünkü biz ayrıt etmiyoruz, biz diyoruz ki; İnsanlar kardeştir. İşte anlayışımız budur.

 

AK Parti, Haziran ayında yapılacak genel seçimlere ilk defa Recep Tayyip Erdoğan’sız katılacak, bu durum partiyi nasıl etkiler?

Sayın Cumhurbaşkanımız, bu davanın simge ismidir. AK Parti kurumsal bir yapıdır. Kısa bir zamanda kadrolarımızı yeniledik, hiçbir olumsuzluk çıkmadı. Yapılan son anketlerde yüzde 50’nin üzerindeyiz. Dolayısıyla halkımızın, milletimizin bu dava bütünlüğü içerisinde Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’na olan muhabbeti ve sevgisi de ortadadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu davanın simgesi ve bizzat kendisinin olduğunun bilincinde, onun içindir ki,  bu dava emin adımlarla, kararlılıkla en iyi şekilde ileriye doğru gidecektir. Bu ülkede herkes siyasal istikrarın artılarının farkına vardı. Artık geriye dönüş yok. Yeni Türkiye paradigmalarında siyasal istikrar her anlamda istikrarı getiriyor. Bu siyasal istikrarın ana ekseni de AK Parti ile beraber kurulmuştur.

 

Önümüzdeki seçimlerde de aday olmayı düşünüyor musunuz?

Cenab-ı Hak nasip ederse devam edeceğiz.  Nerede olursa olsun, hangi eksende olursa olsun, ümmetin davası ve aynı zamanda siyasetin bir ibadet aşkıyla yapılması doğrultusu ve inancıyla olduğumuz için siyaset olursa devam, milletvekili olursa aynı şekilde, aynı kararlılıkla, aynı hizmet aşkıyla devam edeceğiz,   olmazsa da aynı şekilde hizmete devam. Nerede olursa olsun bu dava kutsal  bir davadır.  Biz AK Partide siyaseti değerler üzerine yapıyoruz. Bu değerler bütünlüğü içerisinde inandığımız için olsak da olmasak da üzülmeyiz, ümmetin davası, ümmetin derdi bizim derdimizdir. Bulunduğumuz pozisyonlar çok da önemli değildir.

 

Büyükşehir ile ilçe belediyelerinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Bununla ilgili bir değerlendirme dönemi olacak. Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız bütün bunların değerlendirmesini yapacak. Büyükşehir olduk; Büyükşehir Belediye Başkanımız alanda, ilçe belediye başkanlarımız alanda, hızlı ve olumlu bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Halkımız, milletimiz sabredecek ama bilsinler ki; Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibi, ilçe belediye başkanları ve ekibi, AK kadroların hizmet anlayışıyla, bu dava için yola çıktıklarından dolayı önümüzdeki günlerde en güzel hizmetlere, büyük projelere imza atacaklarına inancım tamdır.

 

Son olarak Şanlıurfalılara neler söylemek istersiniz?

Ben öncelikle tüm hemşerilerime sevgilerimi, saygılarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Şanlıurfalıyım, Şanlıurfa’yı seviyorum ve Şanlıurfalıyı seviyorum. Şanlıurfalı olmak ayrıcalıktır, Şanlıurfa kadim şehirdir, Peygamberler Şehri’dir. İçinde bulunduğumuz şehrin kıymetini mutlaka ama mutlaka bilelim. Şanlıurfa’ya nerede olursanız olun hizmet etmek ayrıcalıktır. Şanlıurfalı dendiği zaman göğsümüzü gere gere Şanlıurfalıyız dediğimiz zaman bunun haklı nedenleri var.  Bir hassasiyetimi de sizler aracılığıyla paylaşmak isterim. 2015 Genel seçimleri için herkes kampanyasını sürdürüyor. Herkese şunu söylemek istiyorum; Son derece ahlaki ve düzgün bir kampanya yapalım ki, birbirimizin özeline ve kutsalına dokunmadan kampanyamızı yapalım, eleştirilerimizi yapalım, eleştirilere açık olalım, Şanlıurfa nasıl ki 2011 seçimlerinde tarih yazdıysa, 10 AK Partili milletvekilini Meclis’e gönderdiyse 2015 genel seçimlerinde de 10’un üzerinde  milletvekilini Meclis’e gönderme kararlılığını bir kez daha gösterecektir. Bunu niçin söylüyorum; çünkü, Şanlıurfalı hizmetten yanadır, Şanlıurfalı kardeşlikten, sevgiden, huzurdan yanadır. Şanlıurfalı kim kendisine hizmet ediyor onu biliyor, Şanlıurfalı Sayın Cumhurbaşkanımızı, Sayın Başbakanımızı seviyor, Şanlıurfalı evlatlarını seviyor, kendisine hizmet edeni biliyor. Dolayısıyla bizde Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıyı seviyoruz. Allah, ülkemize, devletimize ve milletimize zeval vermesin.

Bize bu röportaj için ayırmış olduğunuz zamandan dolayı şahsınızda tüm Urfa Star Gazetesi çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

 

banner191
banner217
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner142