Şehr'ül-Emin, yani; seçilmiş Belediye Başkanı...

Şehri, içinde yaşayanları ve şehrin maddi ve manevi değerlerini emanet bilen...

Şehrin güvenilen idarecisi olan, İdare ederken Hz.Ömer gibi adil, Hz.Ebu Bekir gibi sadık, Hz.Ali gibi vefalı ve yiğit olan...

Halka hizmet ederken hakka, hakka hizmet ederken halka hizmet ettiği inancını taşıyan...

Haram ve helal nedir? Bilen ve son derece hassasiyet gösteren...

Şehrin parasından-pulundan, bütçesinden, imarından, turizminden, çöpünden, suyundan, çevresinden ve o yerleşim yerinde yaşayanların refahından sorumlu olan...

Şehrin bütçe ve imkanlarını halkın yararına kılı kırk yararak kullanan ve hizmet üreten, Beyt'ül-Mal'a sahip çıkan kişidir.

Belediye Başkanları hizmet ederken vatandaşın kolaylıkla ulaşılabildiği, şeffaf, dürüst, çalışkan ve cesur olmalıdırlar.

Ahlaklı ve dürüst olmaları günümüzde malesef en çok aranılan özelliklerdendir.

Belediye Başkanlarının vizyonları ve hizmet için hayalleri olmalıdır.

Kaynak üreten imkânsızlık bahanelerine sığınmadan hizmet yapmalı, veballi bir görevde olduklarını asla unutmamalıdırlar.

Belediye Başkanlarının zihniyet, davranış ve yaşam tarzları örnek olmalıdır.

Belediye Başkanları Beyt'ül-Mal dediğimiz devletin gelirini, taşınır veya taşınmazları ile vakıf ve işletmelerini kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullanamazlar.

Başkalarının etkisi altında kalarak kişisel menfaatlere göz yumamazlar.

Çünkü Şehr'ül-Emin, yaptığı işin hesabını, önce vicdanına, sonra Allah'a sonra şehre ve insanına verir.

Sarsılmaz bir şekilde vatanı ve milleti seven bu uğurda canını vermeyi göze alan bir kişilikte olmalıdır. Zira, işgaller ve Millî Mücadele döneminde bu özelliklere sahip olanların da, olmayanların da olduğunu biliyoruz. Mesela İzmir'de Yunan işgalcilerle işbirliği yapan sonunda da Atina'da ölen İzmir Belediye Başkanı Hacı Hasan Bey'e de, Bayburt'ta Ermeni mezalimine karşı durduğu için şehit düşen Bayburt Belediye Başkanı Hafız Süleyman Efendi'ye de tarihte rastlıyoruz.

Ancak, bugün geldiğimiz noktaya bakın.

Yolsuzluk ve rüşvetle para,

Bankamatik sevgililer,

hediye evler,

lüks araç ve evler,

yasak aşk fon ve hava-otel fantazileri, sahtekarlık, pavyonda çalışanları belediye kadrosunda göstererek maaş ve sigorta primlerini belediye bütçesinden MİLLETİN PARASIYLA ödettirenler, kurban için toplanan paraları bile çalanlar...

Kirli ilişki ağları...

Daha neler, neler...

Ayıkla pirincin taşını...

Öyle ki, maalesef, Beyt'ül-Mal'ı Şehr'ül-Emin diye seçtiğimiz kişilerden ve zihniyetten korumaya çalışıyoruz.

Milletin emanetini, kim olduğuna bakmadan kişisel çıkarlarına harcayan ve kullanan her anlayışın mutlaka hesabı sorulmalıdır.

Devletin malı deniz değildir. Nasıl ki her zorluğu birlik ve beraberliğimizle yendiysek, bu virüsü, etkilerini ve bu kirli zihniyeti milletçe yine yeneceğiz. Yenmek zorundayız. Biz bize yeteriz. ‬

Ne günlere kaldık ey gâzi hünkâr, katır mühürdâr oldu, eşek defterdâr.

Şanlı Urfa çok şanslı...

Sağlık, huzur ve güven içinde hoşçakalın.