Âlim Ölse de Yaşar…
Bazı insanlar vardır; ömürleri boyunca sadece yaşarlar. Bazıları ise yaşadıkları döneme anlam katar, gönüllere dokunur ve arkalarında silinmeyecek izler bırakırlar.
Tıpkı Sabri Yazar,
Abdülkadir Badıllı,
Aziz Kutluay Hoca gibi..
Şeyh Hikmet Aydın da bu toprakların yetiştirdiği önemli değerlerden biriydi. Uzun bir süredir yaşlılığa bağlı rahatsızlıklarla mücadele ediyordu. Bu sabah, Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Onu tanıyanlar bilir; hayatını birlik ve beraberliğe, barışa, kardeşliğe ve toplumun huzuruna adamış bir dava insanıydı. İnsanları ayrıştıran değil, bir araya getiren bir anlayışın temsilcisiydi. Sözüne itibar edilen, kapısı çalınan ve duası istenen isimlerdendi.
Hayatta herkes bir şeyler bırakır. Kimisi yalnızca eser bırakır, kimisi ise gönüllerde iz ve isim bırakır. Şeyh Hikmet Aydın, ardında güzel bir isim ve hayırla anılacak bir ömür bıraktı.
Belki de en büyük mirası buydu. Çünkü o, isminin kendisinden daha uzun yaşayacağını biliyordu. İnsan, yaptığı iyilikler, yetiştirdiği insanlar ve bıraktığı hatıralarla yaşamaya devam eder.
"Âlim ölse de yaşar" sözü bugün bir kez daha anlam buldu. Bedenler toprağa emanet edilir; ancak ilim, hikmet ve güzel hatıralar nesilden nesile aktarılır.
Bugün vefat haberini büyük bir üzüntüyle aldık. Rabbim kendisine rahmetiyle muamele eylesin. Başta kıymetli ailesi olmak üzere, yakınlarına, dostlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Ve biliyoruz ki; bazı insanlar aramızdan ayrılsa da, bıraktıkları izler onları yaşamaya devam ettirir.