Bazı insanlar vardır; yaşadıkları süre boyunca sadece kendi ailesine değil, bir topluma, hatta bir coğrafyaya yön verirler. İşte Fevzi Ağa da o isimlerden biriydi.
Aşiretinin en saygın ailesinin temsilcisi olmasının ötesinde, o; mütevazılığıyla, babacan tavırlarıyla, güler yüzüyle ve hoşgörüsüyle gönüllerde yer edinmiş gerçek bir kanaat önderiydi. Samimiyetiyle insanları kucaklayan, sofrasını paylaşmayı bilen, menfaat gözetmeden akrabasına ve çevresine sahip çıkan nadir insanlardandı.
Onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri de “aşiretler üstü” bir kimliğe sahip olmasıydı. Ayrıştıran değil birleştiren, kırgınlıkları büyüten değil barışı tesis eden bir gönül insanıydı. Bu yönüyle sadece kendi aşiretinin değil, bölgenin de saygı duyduğu bir barış elçisi olarak anıldı.
Fevzi Ağa’nın vefatı, yalnızca ailesini değil; onu tanıyan, onun sofrasında oturan, duasını alan herkesi derin bir yasa boğdu. Çünkü o, ismi gibi gönlü de zengin, gerçekten “Ağa” olmayı hak eden bir insandı.
Vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Böyle insanların yokluğu kolay dolmuyor. Geride bıraktığı iz, anlattığı hikâyeler ve kurduğu gönül köprüleri uzun yıllar hafızalarda yaşayacaktır.
Yüce Allah’tan Fevzi Ağa’ya rahmet, mekânının cennet olmasını diliyorum. Başta Mersavi Aşiretine, Karataş ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Bir Barış elçisiydi. Şükrü Ağa'nın ardından Fevzi Ağa!
REŞAT UZUN
Yorumlar